Aylar: Mayıs 2016

Okuduklarımızın ne kadarını anlıyoruz?

Her gün İnternet dünyasında yüzlerce satırı okuyup geçiyoruz. Yazılan bazen bir öykü bazen kısacık bir satır bazen de çok uzun yazılar olabiliyor. Nihayetinde bir tek kişinin kaleminden çıkmış ve yine o kişinin duygu ve düşüncelerine dayalı karmaşık ya da yüzeysel ruh halini yansıtmaktadır. Peki okuduklarımızın ne kadarını anlıyoruz? Elinize bir kitap alırsınız ve yazarın üslubu

Aşk ve üzerimizdeki etkisi

  Aşk bir duygu işidir onu ölçüp tartamaz, üzerinde denklemler kuramazsınız. Belki de en güzel duygudur. Ama aşık olmayı isteme ya da istememe gibi bir özgürlüğümüz hiçbir zaman var olmamıştır. Sadece bir bakarsınız ve aşık olmuşsunuzdur. Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Yavuz Aşkın insanlar üzerindeki psikolojik ve hormonlarda yarattığı etkilerden şu şekilde bahsetmiş: Aşkın beyinde

Gitmek mi zordur kalmak mı bilinmez?

Hepimiz birilerini geride bırakmış ya da bizi geride bırakmışlar ardından baka kalmışızdır. Hayatın cilvesi midir nedir bilmem ama bu durumu sanırım her insanoğlu yaşamıştır. Evlenen kız ailesini geride bırakır düğününde yüksek yüksek tepelere falan çalarken ağlar. Anlar ki bundan sonra ayrı bir evde yaşayacağım. Askere giden çocuk ağlar belki geri dönemem diye. Onu gönderenler de

Öykü : Cehennemde ilk gün

Bir kaç dakika önce alıp verdiğim son nefeslerimi tükettim. Ani bir kalp sektesinin beni öldüreceğini düşünemedim. Gözlerimi son kez kapatmadan önce etrafımda toplanan insanları hatırlıyorum. Artık nefes almıyorum görmüyorum ve duymuyorum. Doğmuş olduğum ve sonsuza dek süreceğini düşündüğüm ebedi düşümden bu gece uyanıyorum. Bu gece her şeyin başladığı gecedir. Araf dedikleri bu olsa gerek. Ne

Bir öykünün doğum evresi

Belki de ilk defa bir öyküyü taslak olarak yazmak istedim. Tamamlanmış olsa daha güzel olmaz mıydı? Elbette olurdu. Belki sonra da hikayeyi yazarım. Ama ben hep içimden geleni yazmak istedim. Şimdi de öyle yapıyorum. Son hikayem olan Azrail ve Eskicinin nasıl oluştuğunu anlatacağım bu yazımda. Böylece hikayelerimin doğum evrelerini de öğrenmiş olacaksınız. Bilmiyorum belki benim

Ünlü yazar ve düşünürlerden ortaya karışık

Eser, yaracısından değerli olamaz! Ne zaman bir satır yazı okusam, yazılandan çok yazarını düşünmüşümdür. Yani eserin kendisinden çok eser sahibini merak ederim aslında. Herkes her şey hakkında yazamaz elbette, bu yüzden de kategorilere ayrılırlar. Bu durum okuduğum bloglarda da geçerli bir durum. Yani yazılanın ardındaki insanı görmeye çalışıyorum ben. Eser de değerlidir ama yaratıcısından fazla

İzledim yorumladım : Kurt Totemi

Bugün ki filmim olarak kendime sevgili profesörün önermiş olduğu Kurt Totemi filmini seçtim. Aslında daha önceleri başka bir arkadaşım da önerdiği için Profesöre güvenerek bu filmi izledim. İyi ki de izlemişim dediğim filmlerden oldu. Tabi yorumlarda film önerilerinde bulunan arkadaşların listelerini de yabana atmıyorum. Onların aralarında da izlemediklerim var. Onları da artık haftanın belirli günlerine

Film izleme teşebbüsü

Ayda bir kez film izleme fırsatı buluyorum desem inanır mısınız? Hani bir de şöyle bir durum oluyor. Film izleme teşebbüsü diye bişey duydunuz mu? Elbette duymadınız. Ama aslında öyle bişey var. Film izleme teşebbüsü şudur : Film izleyeceksin ya gidersin marketten cips kola ıvır zıvır alırsın, diğer bir alternatif olarak çay çekirdek bu da iyidir

9 Numaralı Yolcu

Az önce İskenderun otogarından yola çıktım. Bloguma ilk defa bir otobüs içinden bir şeyler yazıyorum. Her seferinde muavinden hiç bir şey istemeyen tek yolcu ben olmuşumdur. Su dışında hiçbişey. Geçen hafta bugün de aynı otobüsteydim ve aynı muavin vardı. Otogara gelmek için de aradığım duraktan aynı taksici gelmişti. Belki inanmayacaksınız ama geçen hafta anlattığı sıkıcı

Öykü : Keçi

Babam bir toprak insanıydı. Toprağı çok sever, yetiştirdiği her ekini daha baş gösterdikleri zaman evladı gibi okşardı. Onlarla konuşurdu su verirken. Kuşluk vakti de yani güneş doğmadan kalkar keçi ve koyunlarımızı otlatmak için dağa bayıra çıkarırdı. Sabah beni uyandırması için ne zaman ısrar etsem, uyandırmaya kıyamadığını söyler ve geçiştirirdi. Kendim de hiç uyanamazdım. Sevdiğim bir