Aylar: Ekim 2016

Öykü : Köle

Bir köle olarak doğmadım.. Fakat ayak bileklerime bağlı olan şu prangalara baktıkça alışmak için sekiz yılımın geçeceğini tahmin edemezdim. Zaman zaman annemin hüzünlü son bakışları geliyor aklıma. Küçük sakin bir kasabanın, kendi halinde yaşayan küçücük dünyalı insanlarıydık hepimiz. Giriş tabelasında papatyalarla süslenmiş kocaman bir ”HOŞGELDİNİZ”yazısı karşılardı yabancıları. Yüz metre ilerisinde inceden bir taş köprümüz vardı.

Öykü : Hayallerin ötesinde

Doğa bilimine nasıl başladığınızı açıkçası merak ettim Profösör. Oysa babanız psikolojiyle uğraşıyormuş.. Ben babam değilim, babam da ben. Aramızdaki tek ve en büyük fark bu.  Haklısınız. Sadece merakımdan sormuştum.  Peki sen neden asistanım olmayı kabul ettin karga?  Profösör şu karga lafını bir kenara bıraksak diyorum. Tamam evinde karga besleyen nadir insanlardanım ama adımla hitap etseniz

Blog yazdığım için ödediğim bedel

Blog yazmak bir yana, bir şeyler yazabildiğim için kendimi mutlu hissediyorum. Bir yerden sonra yazmanın benim için tıpkı yemek-içmek gibi zorunlu hale geldiğini hissettiğimde artık yazmadan duramayacağımı da anladım. Böceklerle beslenen bitkileri bilir misiniz? Bitki etrafına öylesine güzel kokular yayar ki; böcek bu kokuya dayanamaz ve bitkinin pençesine düşer. Böylece bitkiye yem olur. İşte blog

Muhafazakar şehir ve o şehrin insanı

Bir yeri neden severiz, ya da o yerden neden nefret ederiz? Bu soruyu zaman zaman kendime soruyorum. Gördüğüm kıyı boyu denizler mi, birbirinden güzel ağaçlar mı veyahut o şehrin gelişmiş olması mı? Sahi neden seviyoruz? Hepsi değersiz şeyler aslında. Çünkü bir yer güzelse oradaki insanların güzelliğindendir bu. Yine tam tersini düşünürsek, orada yaşayan insanların çirkinliğindendir

Öykü : Elveda Sevgili Natalya

Hayatta bir insanın öleceğini bilip ve ölümü beklemesinden daha trajik bir durum olamaz.. Hasta yatağıma uzanmış baş ucumda keman çalıyordu ölüm meleği. Öyle güzel çalıyordu ki sanki son arzumu yerine getirmek için adeta bocalıyordu. Artık huzur içinde ölebilirdim. Saat tam 23:06 idi. Dakikalar sonra hiç göremeyecek olduğum yeni bir güne bugünden elveda diyordum. Acaba yarın

Çocuk Gözüyle Dünya

Çocukluk anılarımdan aklımda kalan bir şey Bugün biraz eskilere gittim nedense. Yaşlanıyor muyum ne? Bu aralar eskilere gidip geliyorum öyle. Dünya’ya kocaman olarak ışınlanmadığıma göre, benim de bir çocukluğum var neticede. Henüz ilkokul çağlarındayken bir sınavda öğretmenimiz şöyle bir soru sormuştu: Daha doğrusu yapmış olduğu sınav kağıdında olan bir soruydu bu. Aşağıdakilerden hangisinde anlam bozukluğu

Öğrendiklerinizi sorgular mısınız?

Az önce akşam yemeğimi yedim, zihnimde uçuşan kelimeleri, onları kaybetmeden somutlaştırmak için bilgisayarımı açtım ve aç kurtlar gibi saldırgan bir şekilde kafamdakileri boşaltmak için buraya geldim. Bugün blog sözlükte rastladığım bir bilgi oldukça dikkatimi çekti. Erotomania nedir? Verilen cevap ise; kişinin çevresindeki herkes tarafından sevildiğini ve arzulandığını sanması durumu. Peki siz bunu biliyor muydunuz? Belki

Bütün duygulardaki aynı notalar

Bugün biraz daha büyüdüm ben. Bugün aslında dıştan baktığınızda farklı gibi görünen olayların, nasıl da iç içe geçmiş duygular olduğunun farkına vardım. Bütün duygulardaki aynı notaları gördüm ve altını bir bir çizdim bugün.  Bir yaprağın yere düşüşünü nasıl yazabilirim sizlere? Ya da üşüdüğümü ne kadar anlatabilirim? Ellerimin soğukluğundan bahsetsem ya da tenimin titrediğinden, benim kadar

Ölüler Sokağından İntihar Notları

Aklımdan geçenleri yazmadan önce blog adımı sadece kişisel blog yerine pek de kişisel olmayan blog olarak değiştirmemin doğru bir karar olduğunu bugün yazmak istediklerimle daha iyi anladım. Biraz kişisel olan bir blog için başka ne denirdi bilmiyorum çünkü. Bugün sizlere benim için mühim olan bir sırrımı ifşa edeceğim. Geçenlerde blog yazarlığı ile ilgili yazdıklarımı hatırlıyor

Paylaşmak neden önemlidir ve neden paylaşmalıyız?

Paylaşmak denince akla ilk gelen şey; bizde olanı başkasına vermek onu bölüşmektir. Bu yüzden paylaşmanın sadece yardımlaşmak olmadığını, aksine yardımlaşmanın da paylaşmanın bir parçası olduğunu iyi anlamamız gerekir. Cümlelerin altını çizdiğiniz bir kitabı arkadaşınızla paylaşmak istemezsiniz bazen.  Çünkü yaptığınız şey kitaptan çok, duygu ve düşüncelerinizi paylaşmaktır. Bu nedenle paylaşmanın, insan ilişkileri arasında önemli bir yeri