Aylar: Ocak 2017

Dost dediğiniz nedir bilir misiniz?

Bazı insanlara baktığınızda beş dakika da anlarsınız ne mal olduğunu. Bazılarını da ömür boyu tanısanız da anlamazsınız. Anladığınızı sanırsınız ya da anladığınızı düşünerek kendinizi kandırırsınız. Herkes biraz anlaşılmaz mı? Yoksa ben mi geri zekalıyım söylemlerini de aklınızdan geçirmeden edemezsiniz. Sonunda ise kendinizi şu sözü söylerken bulursunuz : İnsanoğlu işte çeşit çeşit. İnsanları anlaşılmaz olarak nitelendirmek,

Gece yarısı sayıklamaları : Affet Beni Dostoyevski

Şu anda uzamış sakallarımı kesmek için lavaboda olmam gerekiyor. Ucuz jiletlerin bıraktığı bir kaç küçük kesik ile ardından sürülen limon kolonyasının cildimi yakması belki de hoşuma gitmiyor. Belki de sadece tembelliğimden dolayı, şu anda tıraş olmak yerine oturmuş bir şeyler yazıyorum. Az evvel elime aldığım Çavdar Tarlasında Çocuklar adlı kitabın, yarım bıraktığım kısmından devam etmek

İnternet Üzerinden Radyo Yayını Deneyimlerim

Alo, alo, deneme, deneme.. Deneme, bir, iki, üç.. Deneme, deneme.. Bu kulaklık çalışıyor mu bilmiyorum. Beni duyan birileri var mı, onu da bilmiyorum. Bu 2038 sefer sayılı uçağın, pilot kabininden yapmış olduğum bir yardım çağrısı değildir. Sadece mixler sitesinden yapmış olduğum bu dandik yayının, ilk test yayınını gerçekleştiriyorum. Aslında gerçekleştiremiyorum çünkü adı üstünde test olduğu

Askerlik bir erkeği nasıl olgunlaştırır?

Uzun dönem ve kısa dönem mevzusu Günümüzde bir çok öğrencinin sırf uzun dönem askerlik yapmaktan kaçmak için üniversite okuduğunu göz önünde bulundurursak, pek de olgunlaşmamış olduğunu söylemek yanlış olmaz.. Bu tür öğrenci tiplerine hayli çok rastladığım için, açık açık söylemekte de hiçbir sakınca görmüyorum. Zira bir tokat gibi, askerlikten kaçtıklarını yüzlerine vurmak aksine hoşuma gidiyor.

Zaman en güzel hediye

Beklemek, ömür boyu beklemek. Beklemek, yalnız seni beklemek. Duraklarda, istasyonlarda ve tüm caddelerde. Hep bir şeyleri beklemek Bugün iş çıkışında 20 dakika kadar otobüs beklememin ardından garip düşüncelere daldım. Çünkü aynı şekilde 20 dakika da, sabahları gelmek için bekliyorum. Böylece her günümü ortalama 40 dakika otobüs bekleyerek geçiriyorum. Bu süre ayda 1040 dakika yapıyor. Saate

Kimseye söyleme emi

Merhaba Gece. Sana anlatacaklarımı kimseye söyleme emi. Aramızda olan gizli birliktelikten hayli memnun olduğumu söylememe gerek yoktur diye düşünüyorum. Fakat seninde en az benim sana güvendiğim kadar, bana güvenmeni istiyorum. Çünkü ben de bu birlikteliğe sadık kalarak kimselere söz etmedim. Bazıları dedikodu çıkarmış. Neymiş efendim hava kararır kararmaz, her gece buluşuyor muyuz? Haftada bir buluşurken,

Dilaver’e Veda

Dilaver’e Veda : İçinizi ısıtacak türden ”mizah” alanında yazılmış tatlı bir öykü. Keyfiniz yerinde değilse iyi gelebilir. 🙂 Kendimi hayli yorgun hissediyorum. Aslında güne pek böyle miskin olarak başlamam. Neyse bari, madem uyandım artık, yataktan kalkayım iyisi mi. Yataktan istediğin saatte kalkmak kadar güzel bir şey yoktur sanırım hayatta. Eğer varsa da, o da kalkar

Monotonluk sınırlarını zorlayan insan

Monoton bir hayat nasıl olurmuş? Bakın görün iyice anlayın, sonrada halinize şükredin. Saat 07:00 Her zaman olduğu gibi çalmakta olan alarm sesi ile karanlık bir güne uyandım. Karanlık diyorum çünkü, güneş almayan bir odam olduğu için, uyandığımda hala geceymiş hissine kapılıyorum. Aslında dün gece geç yattığım için, sabah da kalmakta zorlandım bugün. Denk gelenler var