Aylar: Ekim 2017

Blog yazarlığında yeni bir dönem başlıyor!

Çoğumuz blog yazarlığına yeni fikirler getirerek, bu fikirlerimizi yine kendi içimizde paylaşıyoruz. Bunların bir kısmı hayata geçerek uzun yıllar devam etmiş, hatta bir blog alışkanlığı haline gelmişken, bir kısmı ise sadece fikir olarak kalıp hayata geçemiyor. Ancak şunu özellikle belirtmek isterim ki, bu fikrimi ortaya atmadan önce iyi sonuçlar vereceğine öncelikle kendim inandım. Bu yüzden

Kafamda deli sorular! Cevap verebilecek varsa buyursun

  1+1  Bu iki kişi birbirinden nefret ediyor. 1+1 Bu iki kişi de onlardan nefret ediyor. Bu durumda 1+1 kişileri kendi aralarında nefret etmeyi bırakıp grup olarak, 1+1 kişilerinden nefret etmeye başlıyor. Çünkü bu durum 1+1 kişilerini takım halinde mücadele etmeye zorluyor. Ardından 1+1+1+1 dört kişilik farklı bir grup geliyor ve 1+1, 1+1 kişilerinden nefret ediyor. Hatta onların

Çirkin

Dünya’ya çirkin olarak geldiğim için annemi ya da babamı suçlayamam. Belki Tanrı’yı suçlardım ama çığlıklarımı duyduğundan emin değilim. Hiç kendi yüzünü bile görmek istemeyen birine rastladınız mı hayatınızda? Sırf bu yüzden evinde tek bir ayna dahi bulundurmayan? Bazen herkes gibi keşke benim de sıradan bir hayatım olabilseydi diye düşünüyorum. Ya da hepimizin Dünya’ya bir geliş

Uzmanlara göre kişisel blog yazarı nasıl olunur?

Kişisel blog yazarı olmak öyle sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Blog sayfanızı açmadan önce bazı önemli hususları bilmenizde fayda var. Öncelikle bir blog yazarı olmak için belirli bir yaşta olmanız gerekiyor. Bu yaş ortalaması şu anda aktif olan blog sayısı istatistiklerine göre; 15-35 arasında değişmektedir. Yani eğer 13 yaşında bir çocuksanız ya da 40

Kedi

Bugün içimde bir burukluk hissettim. Nedeni ise bir kaç aydır hiç uğramayan ve birdenbire ortadan kaybolup sırra kadem basan kedimin yokluğuydu. Evimiz bahçeli olduğundan, ev içinde beslemiyorduk. Hem annem de izin vermiyordu zaten. Bu yüzden çoğunlukla bahçede bakıyordum. Ama kedi işte, kafasına esiyor sokaklarda geziyor, daha sonra yine bahçeye geliyordu. Haftanın 3-4 günü kesinlikle bizde

Biz işin hep gırgırındayız

Millet olarak bazı olaylar karşısında ciddi bir tavır sergilememiz gerekirken, çoğu zaman bu olaylar karşısında gülüp geçmeye hatta dalga geçmeye başladık. Bu durum belki de ciddi bir duruş sergilemeyi bilmememizden kaynaklıdır. Ne zaman ki, artık bıçak kemiğe dayandı desek, birileri hep gülüp geçmeye devam ediyor. Sanki yaşama sevincini yitirmiş umutsuz bir hayat sahibi gibi, kendimizi