Kategori: Bloggess

Bir kahraman yaratma evresi (kahramanın yolculuğu)

Cama sürekli vurup durmakta olan aşırı ısrarcı bir sineği az önce özgürlüğüne kavuşturduktan sonra huzur içinde yazıma başlayabilirim sanıyorum. Şimdiye dek izlediğimiz bütün süper kahraman filmlerinin ortak noktaları nedir diye soracak olursanız, aynı ortak noktayı sürükleyici macera kitaplarında da görebilirsiniz. Bir kahraman yaratmak aslında sanıldığı kadar zor değildir. Zor olan kahramanın başına gelecek olan olaylar

Gelmiş geçmiş en iyi Türk dizisi adayı : Masum

Pek fazla dizi izleyen biri olmadığım için özellikle Türk dizilerine karşı inanılmaz bir ön yargım vardı. Bu ön yargı elbette durup dururken oluşmadı. Yeterince saçma salak dizi çektiğimize şahit olduktan sonra, senaryoların adeta birbirinin kopyası olması, oyunculukların yerlerde sürünmesi, vıcık vıcık duygusal sahneler derken bardağı iyice taşırdılar. Yabancı olarak (breaking bad, big bang theory, doctor

İzledim yorumladım İstanbul kırmızısı

Daha önce bir Ferzan Özpetek filmi izlemediğim için, filme ilk olarak fragman ve oyuncu kadrosundan etkilenerek gittim. İstanbul Kırmızı adı ise kesinlikle film için mükemmel bir isim olmuş. Hatta cuk oturmuş diyebilirim. Çekimler ve diyaloglar iyiydi fakat yer yer kafada soru işareti bırakan yanları da yok değildi bu filmin. Bazı duygular güzel bir şekilde işlenmiş

Nesli tükenmiş bloglar

Nesli tükenmiş bloglar! Sanırım tek ve en büyük sorunumun topluma ayak uyduramamak olduğunu artık anladım. Çevremdeki insanların hali tavırları bile öylesine garip geliyor ki, çoğuna anlam veremiyorum. Belki de bir şeyleri akışına bırakmak doğru bir seçimdir bilmiyorum. Fakat düşüncelerim buna izin vermiyor. Çünkü blog yazıp okuyan insanların bile, samimiyetine inanamıyorum artık. Eskiden böyle değildi halbuki.

Blogger kullanıcıları neden DISQUS tercih etmiyor?

Blogger kullanıcıları neden disqus tercih etmiyor işte başlıca nedenleri : Uzun süredir (since 2012) google veritabanında barındırılan blogger sistemi ile blog yazıyorum. Halimden hayli memnun olduğum ve açıkçası birazda host işlerine bulaşmak istemediğim için blogger kullanmak işime geliyor. Arada wordpress sistemine geçsem mi diye düşünsem de, sonrasında kendimi otur oturduğun yerde derken buluyorum. Herkesin kendine göre

İnternet Üzerinden Radyo Yayını Deneyimlerim

Alo, alo, deneme, deneme.. Deneme, bir, iki, üç.. Deneme, deneme.. Bu kulaklık çalışıyor mu bilmiyorum. Beni duyan birileri var mı, onu da bilmiyorum. Bu 2038 sefer sayılı uçağın, pilot kabininden yapmış olduğum bir yardım çağrısı değildir. Sadece mixler sitesinden yapmış olduğum bu dandik yayının, ilk test yayınını gerçekleştiriyorum. Aslında gerçekleştiremiyorum çünkü adı üstünde test olduğu

2. Blog Yazarları Çalıştayı İçin Uzaktan Katılım

29 Aralık 2016 Perşembe günü ‘İnterneti bloglar kurtaracak’ temasıyla; İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde gerçekleştirilen 2. blog yazarları çalıştayı için davet edildiğim halde gidememiş olmam açıkçası içimde biraz burukluk yarattı. Fakat her zaman olduğu gibi bu kez de çözümü yazmakta bulup, neden uzaktan katılmayayım ki dedim kendime. Bu yüzden Blog Çalıştayı’nın belirlemiş olduğu konu başlıkları dahilinde düşüncelerimi

Yazamama sendromuna iyi gelen filmler

Uzun zamandır film izlemiyordum. Film izleme fırsatını bulunca da arka arkaya izliyorum. Ne zaman bir yazamama sendromuna girsem açıkçası film arayı içinde oluyorum. Bu filmlerde genel yazar konulu filmler oluyor. Fakat film izleme konusunda bazı takıntılarım olduğundan ”nasıl bir film izlesem diye” uzun uzun araştırıyorum. Çıtayı biraz yüksek tutanlardanım anlayacağınız. Neticesinde giden bir kaç saatimin

İnsan neden yazar ki?

Bu bilinmeyen alemde gözlerimizi ilk açtığımızda her birimiz çırılçıplaktık. Bilinmeyen dedim çünkü o ana dek bildiğimiz tek yer anne karnındaki yerimizdi. Kim bilir belki de aldığımız ilk oksijenle ciğerlerimizin yanmasından değil de, bu bilinmezlikten korkup da ağladık. Oyun bahçesi gibi gördüğümüz, biricik mekanımız olan Dünya’dan da yine çırılçıplak gideceğiz. Öyleyse kelimelerin üzerini örtmenin ne anlamı

Blog yazdığım için ödediğim bedel

Blog yazmak bir yana, bir şeyler yazabildiğim için kendimi mutlu hissediyorum. Bir yerden sonra yazmanın benim için tıpkı yemek-içmek gibi zorunlu hale geldiğini hissettiğimde artık yazmadan duramayacağımı da anladım. Böceklerle beslenen bitkileri bilir misiniz? Bitki etrafına öylesine güzel kokular yayar ki; böcek bu kokuya dayanamaz ve bitkinin pençesine düşer. Böylece bitkiye yem olur. İşte blog