Kategori: Deneme

Günümüz insanı sahip olduklarını neye borçlu?

Günümüz insanı sahip olduklarını neye borçlu? Nesiller boyu İnsanların aslında yapmış oldukları asıl şey neydi? Bazı olaylar tarihin akışını değiştirdiği gibi, insanların yaşam biçimini de ciddi anlamda değiştirmiştir. Çünkü insanlar ilk kez bilince ulaştığı anda, sadece kendini değiştirmekle kalmayıp içinde yaşadığı dünyayı ve doğal ekolojik dengeyi de değiştirmeye başlamıştır. Nesiller boyu tekrar ettiğimiz bir şey

Hepimiz biraz Raskolnikov sayılırız

Suç ve ceza, Rus yazar Fyodor Dostoyevski’nin 1800 lerde yazmış olduğu romanlarından biridir. Günümüzün başyapıtlarından biri sayıldığı gibi, bastırılmış insani duyguları da çok güzel işlemiştir. Bu yazımda romanımızın baş kahramanı olan Rodion Romanoviç Raskolnikov‘ın içinde bulunduğu psikolojik durumu ve toplum düzenini farklı bir bakış açısı ile incelemek istedim. Raskolnikov, tefeci ve halkı sömüren bir kadını

Bireysel din! (Herkesin dini kendine)

Sadece içinde bulunduğunuz durumun, keskin köşelerini işinize geldiği gibi törpüleyip duruyorsunuz! Neye ne kadar inandığınızı bir kenara bırakıp, neden ve nasıl inandığınızı düşünme vakti geldi de geçiyor. Bilim ve din mücadelesi yıllardır sürüyor. Kız çocuklarının okumasına karşı çıkan gurular ya da hocalar kendilerine ne diyorlarsa artık, okumuş ve doktor olmuş kadınlar tarafından tedavi ediliyor. Bu

Sanat nedir? Sanatlar arası etkileşim nedir?

Sanat Nedir? Kalıplaşmış tanımların aksine bana göre sanat; insanların duygu ve düşüncelerini somut olarak hayranlık uyandırıcı bir biçimde sunmasıdır. Yapılan ucuz filmlerin bugün sanat olup olmadığı tartışılıyor. Eğer böyle bir tartışma söz konusu ise, sanat anlayışında da farklılıklar var demektir. Ancak bu farklılıklar bahsi geçen şeyin tartışmaya açık olduğu anlamına gelmez. Çünkü bir şey ya gerçekten

İçsel devrim ve insan hayatı

Gençlik ve yaşlılık olarak, insan hayatını iki ayrı bölümde ele alabiliriz. Birinci bölüm; birikim yapma, ikinci bölüm ise; yapılan birikim ile yaşama evresi. Burada birikimden kastım, kesinlikle maddi kazanç değildir. Çünkü kazanılmış her bir deneyim ve bilgi de, kişi için bir yatırım ve birikim değerindedir. Bu tıpkı; yemek sonrası sindirme durumunun gerçekleşmesine benzer. Fakat öncesinde

Askerlik bir erkeği nasıl olgunlaştırır?

Uzun dönem ve kısa dönem mevzusu Günümüzde bir çok öğrencinin sırf uzun dönem askerlik yapmaktan kaçmak için üniversite okuduğunu göz önünde bulundurursak, pek de olgunlaşmamış olduğunu söylemek yanlış olmaz.. Bu tür öğrenci tiplerine hayli çok rastladığım için, açık açık söylemekte de hiçbir sakınca görmüyorum. Zira bir tokat gibi, askerlikten kaçtıklarını yüzlerine vurmak aksine hoşuma gidiyor.

Başkalarının doğrularıyla yaşamak!

Her birimiz doğruyu bulmak isteriz. Bu uğurda göstermiş olduğumuz tüm çabaların bizi tatmin noktasına ulaştırdığını düşündüğümüz anda, kendimizi doğruya ulaşmış varsayarak, arayış eylemine de bir son veririz. Buz dağının görünen yüzüne bakıp, altındaki derinliği görebilmek için öncelikle o suya kafamızı sokmak gerekir. Fakat daha da öncesinde, o doğruya gerçekten ulaşıp ulaşmamayı istiyor muyuz? bunu bilmemiz

Çocuklar neden yapma denileni yapar?

Bizler çocuklara sürekli kızıyoruz ama, emin olun evladım, çocuğum yapma dediğiniz halde, aynı şeyi ısrarla yapmalarının bir nedeni var. O yüzden biraz, çocuklar yapma denileni neden yapar sorusunun üzerine gitmek istedim bu yazımda. Hiç bu açıdan düşündünüz mü? Öncelikle sizlere biraz olumsuzluk eklerinin hayatımızdaki yerinden söz edeceğim. Olumsuzluk ekleri, bir cümlenin olumsuz anlam kazanmasını sağlayan

Toplumun kişilik oluşumu üzerindeki etkisi

Bir bireyin kişilik oluşumunu etkileyen en önemli hususlardan biri, şüphesiz o bireyin içinde yaşadığı toplumdur. İlk olarak aile ile başlayan kişilik oluşumunu toplum yapısı izler. Çünkü toplum, aileyi de içine aldığından, son kişilik gelişimi aşaması olarak görülür. Toplumun kişilik oluşumu üzerindeki etkisi : Giriş Bugün sizlere iş dönüşü bir otobüs yolculuğu yazısı daha yazıyorum. Yılın

İnsanlık tarihinin ilk egoist düşüncesi

Dünya nüfusunun şu anda 7,2 milyar olduğu tahmin ediliyor. Bu da 7,2 milyar farklı görüş demektir. Bazıları aptal olabilir. Fakat aptal olanlarında, aptalca da olsa kendi fikirleri vardır. İnsanların farklı görüşte olmalarının çok çeşitli nedenleri vardır. İnançlar, gelenekler ve yaşam tarzları bunlardan bazılarıdır. Sadece teori olmaktan çıkıp, bilimsel olarak kanıtlanmış bulgular, farklı bir görüşü savunmadan