Kategori: Deneme

Toplum düzenini anlamak ve kendini kabullenmek

İnsanın uyanması, uyumasının ardından gelen bir süreçtir. Kendini bulması da, kendini kaybetmesinden sonra gelen bir süreç. Bir şeyi anlamanın ve kavramanın yolu o şeyin içinde kaybolmaktan geçer. Ama kaybolduktan sonra yola devam etmezsen kendini bulamazsın. O halde bulmak için kaybetmeli insan! Bu tıpkı bilmediğimiz bir sokağın nereye çıktığını görmek için attığımız adımlara benzer. Ben kimin

İyi ya da kötü olmak bir insanın kendi seçimi midir?

Zamanın en dibi doğumdan da gerisi olan, ana rahminde küçük bir kıpırdama ile başlar. Sonra gözlerimizi hiç tanımadığımız bir mekanda açarız. Ciğerlerimize çektiğimiz oksijen, ilk başlarda acı verir ve bu acıyla birlikte ilk serzenişleri de kulakları tırmalarcasına yaparız. Anlama ve yorumlama evrelerine yaklaştığımızda, etrafımızdaki her şeyi; renkleri, sesleri, nesneleri derinlemesine analiz ederiz. Fakat yine de

Hayalcilik ve gerçekçilik

Eğer duygularımızı bir teraziye koyabilseydik hayalci ile gerçekçi yanlarımızdan hangisinin daha baskın olduğunu görebilirdik. Fakat terazide olan ve terazidekini tartacak olan yine biz olduğumuz için bu sorunun cevabını belki de asla bulamayacağız. Ben hayalciyim ya da gerçekçiyim derken farkında olduğumuz duyguların ne kadarı doğrudur? Çünkü insan hayatını bazen büyük bir yanılgı içinde yaşar. Tecrübeler ile

Yaptığımız tek şey aslında aynı şeyleri tekrar etmek

Yazar olarak yaptığımız tek şey aslında okuduklarımızı, gördüklerimizi ve duyduklarımızı kendimizce yorumlayıp aynı şeyleri tekrar etmektir.  Neden aynı şeyler? Nasıl ki kuşlar bazen mısır taneleri aramaya gidip, yavrularını beslemek için bunları gagalarında taşırlar, aynı şekilde, yazarlar da bildiklerini kitaplardan yemlenip, geviş getirmek ve rüzgara saçmak üzere sadece parmaklarının ucunda tutarlar.  Ben de satırlarımı yazarken öyle

Biz mi duygularımıza yoksa duygularımız mı bize hükmediyor?

Ne zaman bir konu hakkında düşüncelere dalsam, bu konu genellikle kör bir kuyu gibi dibe doğru beni içine çekiyor. Çünkü kuyunun üzerinden bakarsam dipte ne olduğunu asla bilemeyeceğimi anlıyorum o anda. Bu yüzden gerçekten üstümdeki tüm elbiseleri çıkarıp giriyorum her seferinde o kuyuya. Hissediyorum. Karanlık ve en karanlık.. Sonunda karanlığı görebiliyorum. Ama gördüğüm bir şey

Kaybetme korkusuyla yaşamak

Kaybetmek, bir eylemin sonucudur. Eylemsizliğin değil. Tıpkı kazanmanın olduğu gibi, kaybetmenin de öncesinde bir hareket yatar. Hareketin sonunda, kazanmak ya da kaybetmek vardır. Hiçbir şey için çaba sarf etmeden, niyeti ve düşünceyi somut bir eyleme dökmeden, her şeyden umudunu kesmiş, pes etmiş bir halde eylemsizlik içinde olmanın sonucu “kaybetmek” değildir. Bu olsa olsa nefes almak

Tekrarlar hatırlatır aynı zamanda yaşlandırır

Yaşlılık, fiziksel olmakla birlikte biyolojik olarak yıpranmadır. Bu doğanın bir kanunudur. Çünkü bir ağaç da eskir yaşlanır insan gibi. Hatta şu söze de bir yerlerde rastlamış olabilirsiniz.  ”Büyüyen her şey aynı zamanda çürüyor demektir” Kimse kırış kırış olmak istemez belki ama en azından zamanın herkes için eşit olduğunu göz önünde bulundurarak, kendinizi ucuz tarafından teselli