Kategori: Genel

Kitap Hırsızı

Kitap hırsızı Genç kız kitapçılar sokağında sırtında çantasıyla yürüyordu. Henüz lise öğrencisi olması nedeniyle okul çıkışlarında genellikle bu sokağa uğrar, yeni çıkan kitaplara göz atmak için mutlaka bakardı. Sürekli uğradığı belirli bir kitapçı yoktu. Bu yüzden kafasına estiği anda sıradan bir dükkana girer ve raflarda duran kitaplara göz gezdirirdi. O gün yine kitapçılar sokağındaki dükkanlardan

Eve geç kalma!

Düşünsenize 25 yaşındasınız ve gece geç saatlerde arkadaşlarınızla bir mekanda takılıyorsunuz. O anda telefonunuz çalıyor ve telefondaki ses size ”ne zaman geleceksin, çok geç kalma” diyor. Arayan kişi muhtemelen anneniz ya da babanız. Bunu duyan bir kaç arkadaşınız ise, şaka ile karışık ”sütünü içte yat ana kuzusu” gibi söylemlerde bulunuyor. Yahuu işte bizim valde… deyip

Çirkin

Dünya’ya çirkin olarak geldiğim için annemi ya da babamı suçlayamam. Belki Tanrı’yı suçlardım ama çığlıklarımı duyduğundan emin değilim. Hiç kendi yüzünü bile görmek istemeyen birine rastladınız mı hayatınızda? Sırf bu yüzden evinde tek bir ayna dahi bulundurmayan? Bazen herkes gibi keşke benim de sıradan bir hayatım olabilseydi diye düşünüyorum. Ya da hepimizin Dünya’ya bir geliş

Ahhh şu gece yarıları yok mu? 

Ahhh şu gece yarıları yok mu? İnsana hep istemediği şeyler yaptırıp, istemediği düşüncelere daldırıp ve istemediği şeyler yazdırıyor. Madem bu kadar istemiyoruz o halde neden düşünüyoruz? Ya da neden kendimizi bu düşünceleri yazıya dökerken buluyoruz? Aslında hiç öyle varoluşçu bir tarafı yok bu yazının. Zira varoluş üzerine düşünceler bile, pas tutmuş tenekelerden farksız geliyor artık.

WordPress deneyimlerim (Meraklısına ince bilgiler)

Blogumu wordpresse taşıdığımı önceki yazımda belirtmiş ve edindiğim tecrübeleri wordpress deneyimlerim kategorisi altında toplayacağımı söylemiştim. Aslında tüm bu öğrendiğim şeyleri; hem geçmişe bakınca hatırlamak, hem de başkalarına faydalı olabilmek adına yazıyorum. Başka bir havası yok yani. Haa şu da var. Yazmış olduğum şeyler sizin için yeni olacağı gibi, belki de daha önceden deneyimlemiş olduğunuz şeylerdir.

Erkek aldatırsa kaçamak, kadın aldatırsa orospu!

”The ugly truth” denilen şeyin tam ortası neresi diye sorarsanız, tam da burası derdim. Erkek aldatırsa kaçamak, kadın aldatırsa orospu! çünkü daha uygun bir başlık bulamadım. Olaya kadın/erkek olarak değil de, aldatmak ve aldatılmak olarak baktığınızda, kesinlikle kimsenin tecrübe etmek istemeyeceği boktan bir durumdur. Çünkü aldatılan biri için, hiçbir şeyin önemi yoktur. Ama en çokta harcanan

Eski türk filmlerini neden tekrar tekrar izliyoruz?

Eski türk filmlerini neden tekrar tekrar izliyoruz? Ne zaman TV de bir Türk filmine denk gelsem, üşenmeden açıp izliyorum. Hepsi mükemmel demiyorum ama bazı filmler var ki kendini gerçekten tekrar tekrar izlettirmeyi başarıyor. Sanki özüne çok farklı bir şeyler katılmış gibi, her seferinde de güldürmeyi ya da aynı hissi vermeyi başarıyor. Yeni filmlerde de oldukça

WordPress deneyimlerim (Blogger geçişi sonrası yaşadığım sorunlar)

Artık bir blogger kullanıcısı olmadığım için kendimi wordpress alanında geliştirmeye karar verdim. Bu yüzden blogumda bundan sonra wordpress deneyimlerim kategorisi altında yeni yazılar paylaşmayı düşünüyorum. Aslında ortalıkta wordpress hakkında her şey var. Ancak uzun yıllar blogger kullanıp ilk kez wordpress sistemini deneyimlemiş biri olarak, olaya tamamen sıfırdan başlamış ve dolayısıyla karşılaştığım sorunları ve deneyimlerimi en

Balkonsuz ev

Münevver hanım, yeni yıkadığı tül perdeleri asması için kocası Cevdet’ten yardım istedi. Cevdet uzandığı koltuktan üşengeç bir tavırla kalkarak; – Olur olur dur bekle, sen düşüp bir yerini kırarsın hem.. diye cevap verdi. Merdivene çıktı ve ucundan tuttuğu perdeyi, ruletlerinden bir bir takmaya başladı. Münevver Hanım düşünceli bir tavırla; – Cevdeeet diye uzatarak kısık bir