Bu gece içilip sıçılacak yarın mutlu olunacak

Ben ben ben.
Ben diye başlayan yazılardan oldum olası nefret etmişimdir. Ulan bırak insanlar seni kelimelerinle tanısın. Ben şöyleyim ben böyleyim. Sen bi siktir git arkadaşım. Kimsenin umurunda değilsin zaten.

Bugün biraz eskilerden bahsedeceğim sizlere, eskiler dediğim 90 lar falan işte. Çıraklık ediyorum kaportacıda. Müslüm gürsesler, Hakkı bulutlar, Seyfi Doğanaylar Orhan gencebay lar falan 24 saat bangır bangır çalıyor.

Orospu çocuğu bir ustamız vardı. Her gün döverdi amına koyduğumun evladı. Daha çocuğum tabi o yaşlarda 8 yaşlarında falanım. Babam yeni ölmüş boynu bükük kalmışım. Sesim çıkmaz söyleneni yapan öyle kendi halinde bi çocuğum. İçine kapanık sessiz tiplerden işte.

Eve gidip de anne beni dövüyorlar ben çalışmak istemiyorum bile demedim bir gün. Durum kötü çalışmam lazım dedim. Daha o yaşlarda omuzlandım evin yükünü omuzlarıma.

Bazen komşular falan yemek getirirdi. Küflü ekmeğin yeşilimsi taraflarını atıp beyaz olan yani az kokan taraflarını yediğim günleri hatırlarım. Hırsızlık ederdim ben küçükken ama öyle kimsenin boğazına bıçak dayamak değil. Marketlerden yiyecek aşırmalar falan çocukluk işte.

Sonra işte biraz büyük 14-15 yaşlarında sigara içmeye başladım. Evin erkeği rolü çoktan biçildiğinden paket taşımama bile kimse gık demiyordu. Okulda çevremde hep hırçın asi oldum. Sanki kan davalı olduğumuz biri var gibi cebimizde sustalıyla dolaşmayı alışkanlık edinmiştik. Aslında şimdi daha iyi anlıyorum bazı şeyleri. Hayat acımasızdı. Silahını topunu tüfeğini ne varsa kuşanıp hayat karşısında gelecek her darbeye hazırlıklı olmaktı yaptığım. Hani size bişey anlatmıştım önceki yazılarımdan birinde. Kötülük doğuştan mı gelir sonradan mı insan kötü olur diye.

Şu kadarını söyleyeyim sevgiye en muhtaç olan çocuk en hırçın en asi olandır. Ben de öyle büyüdüm işte. Fabrikalarda sabahladım betonlarda yattım dayaklar yiyip dayaklar attım.. Miss gibi sıcak yatagında ana baba kucağında büyüyen bebeler gelip de yargılamasın beni.
Ağzıma geleni söylerim ben. Kimseden bir çekincem yoktur.

İlgini çekebilir :  Çocuk Gözüyle Dünya

Geçenlerde de saçma salak bir tartışmanın ortasında kaldım. Birinin bloguna ısınmadım dedim diye ağzına geleni saydı kadın bize.

Şöyle uzun soluklu bir yazıyla kalp krizi geçirtirdim de ona ben yaşına dua etsin. Bu bir kaç satırda çok zaten ona.

Hem boş verin şimdi. Biri için satırlar dolusu yazı yazsanız kendini önemli falan sanır.

Ben kendimden söz ediyordum.

Bunları öyle duygu sömürüsü yapmak için yazmadım amına koyayım içimden geldi yazıyorum işte. Biraz klişe olacak ama abuk sabuk yorum yapıp kafamı bozacaksan da siktir git kardeşim ne diyeyim daha.

Ben çıplak yazarım içimden geldiği gibi de yazarım.

Neyse büyüdük yaş oldu 18-19. Bally çeken çocuklarla arkadaşlık ettik gündüzün gözüne sabahın 7 sine içip durduk.
Sonra merakımdan mıdır nedir bilinmez hacı hoca takımına takıldım. Namazlar zikirler imamlık bile ettim cemaate namaz kıldırıp.

Hayat cidden çok tuhaf bir bakıyorsun orda bir bakıyorsun burda. Ara sıra kanatlanıp kuş gibi uçasım geliyor bir yerlere. Ne bileyim işte neresi olursa oraya bee.

Ölüp gideceğiz zaten ömür dediğimiz kaç sayfalık hikaye ki..

Sağ kalanlara selam olsun iyi geceler.
Bu gece içilip sıçılacak yarın mutlu olunacak..

Bakın bu gece burda samimi bir yazı okudunuz. Yapmacıklık yok vıcık vıcık sevgi mesajları falan yok. Kanıyla canıyla yazılmış bir yazı.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Bu yazıya ilk oyu sen ver)
Loading...
11 yorum :

Bir şeyler söyle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir