Duraktaki son yolcu!

Sürekli bir yer sarsıntısı hissediyorum ayaklarımın altında. Önceleri deprem oluyor sanır ve korku içinde yerimden sıçrayarak kalkardım. Oysa sadece geçmekte olan trenlerin pek de sağlam olmayan yapımızı sarmasından başka bir şey olmadığını anladım.

Toprak altımdan kaymadan yollara düşüyorum akşam serinliğinde. Her yürüyüşümde sanki günün bittiği yerde güneşi görecekmişim gibi garip bir hisse kapılıyorum. Ilık bir sabah rüzgarı eşliğinde saf ve mis kokulu bir günün getireceği güneşe yürüyorum..

Bir şeyleri geride bırakma hissini derinden tadarcasına yürümeye devam ediyorum, bacaklarımın yorulduğunu hissetsem de durmuyorum.
Yoldaki seyyar satıcılara, serserilere, son model lüks otomobilleriyle geçenlere, ıssız köşelerde müşteri bekleyen fahişelere bakıyorum. Hepsi şehrin hayaletleri gibi gece olunca çıkıveriyor ortaya.

Bir sigara yakıp gideceğim yere beni götürmeyecek olan otobüsün durakta beni almamasını bekliyorum.

İlgini çekebilir :  Bir öğretmen nasıl olmalı sorusunun kısaca cevapları
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Bu yazıya ilk oyu sen ver)
Loading...
1 yorum var

Bir şeyler söyle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir