Empati kurmak üzerine düşüncelerim

Empati kurmak üzerine düşüncelerim
Kısacık bir başlık vermek istedim bu yazıma. O da empati.

Bazen bir söz ya da tek bir resim bizi öylesine etkiler ki, tüm hayatımız boyunca ona sımsıkı sarılırız. Her seferinde hatırlar, içimizden tekrar ederiz onları. Çok sevdiğim ve henüz hiç bir kitabını bile okumadığım Elif Şafak’ın röportaj videolarını izlemeyi ve köşe yazılarını okumayı çok seviyorum. Geçenlerde okuduğum bir köşe yazısında ”iyi bir yazar iyi bir gözlemci olduğu gibi, aynı zamanda güçlü bir empati yeteneğine sahip olmalı” yazıyordu. Sık sık empati kurduğundan romanlarındaki bir çok karakterinin bu şekilde hayat bulduğundan söz ediyordu. Ben de ne kadar empati kurabildiğimi sordum kendi kendime. Çevremdeki olaylara ve insanlara daha yakından bakmam gerektiğini anladım.

Empati kurmayı bilmiyoruz!

Bir yazıyı yazmadan önce bazen araştırma yaparız, bazen de başımızdan geçen olayları anlatırız. Fakat sanırım çoğumuz empati kurmayı bilmiyoruz. Kimin aç kimin tok, kimin tepesinde bombalar patladığından habersiz, şarkılarımızı, şiirlerimizi, izlediğimiz filmleri paylaşmaya devam ediyoruz. Biliyor musunuz ben yazılarımın çoğunu otobüste yazıyorum. İşten eve doğru uzanan kısacık yolculuğumda fidan göstermişti bu yazı da. Çünkü öylesine yoğun bir iş hayatım var ki, bu yüzden kendime ayırabildiğim vakit ancak gece yarıları ya da kısacık otobüs yolculukları oluyor.

Her şey sıradandı.

Yine 19:30 sularında işten çıktım ve durağa gittim. Yine aynı otobüse bindim. Fakat bu kez dünkünden farklı olduğumu biliyordum. Otobüs bir pet shop önünden geçiyordu. Bir an camın ardındaki kafeslerde duran kuşlara takılmıştı gözüm. Eğer bir kuş olsaydım acaba neler hissederdim? Biri beni yakalıyor. Hiç bilmediğim bir yere götürüp bir kafes içine koyuyor. Her sabah yemime ve suyuma bakıyor. Biri tarafından her gün satın almayı bekleyerek geçiyor ömrüm. Belki de hiç bir zaman özgürce kanat çırpıp uçamayacağım gökyüzünde. Yavrularım oluyor sonra o kafes içinde. Sonra onları alıp başka kafeslere diğer yavruların yanına koyuyorlar. Belki daha sonra birileri gelip onları satın alıp götürüyor. Korkunçtu. Hayatımda belki de ilk kez, kendimi pet shopta satılan bir hayvan gibi düşünerek ne kadar çaresiz ve umutsuz bir hayat sürdüklerini anladım. Bu yüzden pet shopları artık sevmiyorum.

İlgini çekebilir :  Biz mi duygularımıza yoksa duygularımız mı bize hükmediyor?

Bir kaç ay evvel facebook üzerinden ”bu sevimli kedicik için ev arıyoruz” şeklinde bir paylaşıma denk gelmiştim. Bir de fotoğrafını koymuşlardı. Sayfa sahibi belli ki iyi niyetinden bu tür şeyler paylaşıyor diye düşünmüştüm. Fakat daha sonra farklı şeyler de düşünmeye başladım. Bir kedi yavrusu yaşamak için neden bir insana ihtiyaç duyuyor? Kendi başının çaresine bakamayacak olmasından mı? Hiç sanmıyorum.

O yüzden bunun tek bir nedeni vardı.

Bir kedi ya da kuş fark etmez karda olsa kış da olsa kendi başının çaresine elbet bakabilir. Asıl sorun biz insanlardık. Sizlere de sormak istiyorum. Bir mahalle düşünün herkesin kapısına bir kap su koyduğu hayvanları sevip okşayıp sahip çıkan insanların yaşadığı bir mahalle. Sizce o mahallede tek başına kalmış bir kedinin bir eve ya da sahibe ihtiyacı olur muydu? Elbette olmazdı. Bizler onlara sahiplenerek aslında aç karınlarını doyurmuyoruz. Onları diğer insanlardan yani bizden koruyoruz. Halbuki onların bize değil bizim onlara ihtiyacımız var.

Geçenlerde kardeşime şöyle bir soru sormuştum.

Eğer dünyadaki tüm hayvanlar yok olsaydı ne olurdu? Artık et yok. Süt, yumurta, bal gibi yüzlerce ürün de yok. Doğa bile kendini yenileyemiyor. Eko sistem çökmüş durumda. Nasıl bir Dünya olabileceğini hayal edebiliyor musunuz? Çünkü ben edemiyorum. Aslında insan hayatının bile üç kuruşluk değeri olan şu Dünya’da tutmuş burada hayvanlara empati kurmaktan söz ediyorum ben. Temelde bir şeyler eksik biliyorum fakat kimselere anlatamıyorum.

Peki siz ne kadar empati kuruyorsunuz?

Örneğin tekerlekli sandalyeye mahkum bir çocuğu gördüğünüzde vah vah deyip geçiyor musunuz? Yoksa o çocuğun ebeveyni olmanın nasıl bir durum olacağını, ya da o çocuğun tuvalet ihtiyacını nasıl giderebildiğini falan düşünüyor musunuz? Eğer düşünmüyorsanız umarım bu yazıdan sonra düşünmek için çaba gösterir hayattaki tüm canlılara ve diğer insanlara daha anlayışla yaklaşırsınız.

İlgini çekebilir :  Günah sonrası tövbe etmek

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Bu yazıya ilk oyu sen ver)
Loading...
12 yorum :

Bir şeyler söyle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir