Eski türk filmlerini neden tekrar tekrar izliyoruz?

Eski türk filmlerini neden tekrar tekrar izliyoruz?

Ne zaman TV de bir Türk filmine denk gelsem, üşenmeden açıp izliyorum. Hepsi mükemmel demiyorum ama bazı filmler var ki kendini gerçekten tekrar tekrar izlettirmeyi başarıyor. Sanki özüne çok farklı bir şeyler katılmış gibi, her seferinde de güldürmeyi ya da aynı hissi vermeyi başarıyor. Yeni filmlerde de oldukça güzel yapımlar oluyor. Bu yüzden yönetmen ve senaristlerin ayrıca da oyuncuların hakkını yememek lazım. Ama bir-iki bilemediniz üç kez izledikten sonra baymaya başlıyor. Bu yüzden eski Türk filmlerinin neden tekrar tekrar izlendiği konusunun üzerinde durmak istiyorum biraz.

TV de denk gelip de kanal değiştirmek ne mümkün.

Konu bellidir, hatta replikler bile teker teker ezberlenmiştir ancak yine de izleriz o filmi. Örneğin Türk sinemasının kült filmlerinden olan Hababam Sınıfı. Bu kadar özel olmasının ve tekrar tekrar izlenmesinin elbette nedenleri var.

Bu konuda çok şey söyleyebilirim ama bana göre en başta sağlam yönetmen, sağlam senaryo ve iyi oyuncular. Peki iyi bir film için bunlar yeterli mi? Tabi ki değil! O yüzden kulak pasını silecek, izlediğimiz sahneyle bütünlük sağlamış, sağlam bir film müziği de olmalı o filmin. İzlediğiniz filmlerde ne kadar dikkat ediyorsunuz ama film müzikleri filmin ruhu gibidir. Yani o neşeli melodiyi çıkarsanız filmde kocaman bir boşluk olacaktır.

Tiyatro alt yapısına sahip oyuncular

Onun dışında eski sinema oyuncularının çoğu tiyatro ile yakından ilgilendiğinden, daha kaliteli oyunculuk sergiliyor ve bu durum izleyiciyi filmde daha da yakınlaştırıyor. Günümüzde mankenlikten sinema oyunculuğuna ya da şarkıcılığa terfi eden ünlüleri düşünürsek, sinema sektörünün yerlerde süründüğünü düşünüyorum.

Çok fazla iyi oyuncunun aynı filmde yer alması

Diğer bir durum ise (burası çok önemli) birden fazla iyi oyuncunun aynı filmde yer alması. Hababam Sınıfı filmini örnek verdiğim için aynı film üzerinden konuşmak istiyorum. Son zamanlarda yapılmış filmlere hiç dikkat ettiniz mi? Senaryo iyidir ama klişe hep aynıdır. Filmde genellikle bir ya da iki tane çok iyi oyuncu olur. Diğerleri ise hep daha sönüktür. Hatta o kadar sönüktür ki, sanki yoldan geçen bir kaç kişiyi çağırıp şu filmde oynar mısınız gibi bir durum olmuş. Bunu da elbette düşük bütçe ile iyi kar elde etmek için yapıyorlar. Yani günümüzde artık sanat adına güzel filmler çekilmediğini düşünüyorum.

Ancak Hababam Sınıfı gibi bir filmi incelediğimizde aslında tek başına başrol oynayacak çok fazla oyuncunun bir arada olduğunu fark ediyoruz. Örneğin Münir Özkul ve Adile Naşit. Bir çok aile filminde karı-koca rollerini üstlenmiş ve filmi bir şekilde götürmüşler. Ya da Canım kardeşim filminde Tarık Akan ve Halit Akçatepe’nin olması gibi. Bu açıdan baktığınızda Hababam Sınıfı gibi bir filmin yıldızlar şöleni olduğunu anlamamak mümkün değil.

Bu kadar kaliteli oyuncunun bir arada olmasıyla ortaya da kesinlikle kötü bir film çıkmaz. Nitekim Hababam Sınıfı’da bunun en güzel örneklerinden biri. Yani demem o ki, izlediğimiz eski Türk filmlerinin tekrar tekrar izlenmesinin başlıca sebepleri bunlar.

Türk kültürünün çok iyi yansıtılması

Her filmin bu kadar iyi olduğunu savunmuyorum ancak, kendini tekrar tekrar izlettiren filmlere dikkat ettiğinizde aile yapısını ve Türk kültürünü çok iyi işlediğini fark edebilirsiniz. Niye bilmiyorum Neşeli Günler filmi bana bu yüzden çok sıcak ve samimi bir film gibi gelmiştir hep.. Yani film diye izlediğimiz şey, bizi bize en güzel şekilde anlatıyor. Yeni filmler bu yüzden bir çok şeyi göz ardı ediyor. Gerçeklerle ilgisi olmadığı gibi, gerçeklerin yanından bile geçmiyor. Şimdilerde Recep İvedik tiplemesiyle böğüren, geğiren adamlara gülen bir millet olduk nedense. Biz buymuşuz gibi yansıtılmaya gösterilmeye başlandı. Üzüldüğüm nokta ise, insanların bu tür filmleri gerçekten benimsemesi. Oysa bizim kültürümüz ile ya da aile yapımız ile ilgisi bile yok bu tür filmlerin. O yüzden ben de bel altı esprilerle ya da iğrenç repliklerle insanları güldüren filmler yerine Neşeli Günler gibi filmleri tercih ediyorum. Tekrar tekrar da bıkmadan izlerim.

Bu yazıyı değerlendir
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Kimler Neler Demiş?

4 Yorum - "Eski türk filmlerini neden tekrar tekrar izliyoruz?"

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
kadir yiğit
Ziyaretçi

Hocam,sitenizi takip etmeye başladım.. Başarılar dilerim..

Yalçın Güler
Tanıdık

Çünkü yeni nesil filmler eskisi kadar samimi gelmiyor bana. Eski filmler insana neşe katıyordu, aile sıcaklığı vardı, saçma sapan küfürler yoktu. Karakterlerin mizahları zaten insanları güldürüyor ve güldürmeye de devam ediyor.

Yeni nesil filmler iyice saçmalamaya başladı diyebiliriz. Eski filmlerin değerleri kalmadı artık.

Kurtuluş
Ziyaretçi

Kibar Feyzo ve Recep İvedik’i ele alalım. İkisi de komedi filmi. İkisi de insanları güldürmeyi amaçlıyor. Ancak birisi güldürürken toplumsal bir meseleye de değinme amacıyla, rolünü tamamen kendi içinde yaşayan sağlam oyuncular ve filmin sahnelerindeki duyguları bire bir yansıtan müziklerle çekilmiş, diğeri türlü iğrençlikler ve küfürlerle, sürekli kullanılan argo bir dille, iğrenç oyunculuklar ve bir sürü amatör tekniklerle çekilmiştir. Recep İvedik, Cumali Ceber gibi filmlere gülebilen insanların genel özelliği; kapı gıcırdasa kahkaha atacak tiplerdir. Hal böyleyken Recep İvedik’i değil de Kibar Feyzo’yu tekrar tekrar izlemek insana daha bir keyif verir.

wpDiscuz