Geçen yine Wroclaw da geziyorum

Geçenlerde Wroclaw da geziyoruz beş on arkadaş. Harbi ilk gördüğümde çok hoşuma gitmişti. Böyle renkli renkli kartondan ev gibi yapıları var. Günlük gezi olduğu için fazla durmadık tabi. Bir de topluluk gezileri olur ya hani. Hep uyuz olduğum gezilerdir. Mecburiyetten işte. Herkes bir yere gitmek istiyor, ama aynı zamanda kimse hiç bir yeri doğru dürüst bilmediğinden saçma salak bi yere gidilmekte karar alınıyor ve herkes istemediği yere gidiyor.

Geçen yine Wroclaw da geziyorumBu yandaki resim de Wroclaw’ın meşhur caddesinde bulunan saatli yapı. Adını da sormadım ne aptalım bee. 🙂 Ama şöyle diyeyim buraya giden herkesin önünde fotoğraf çektirdiği bi yer işte. Wroclaw da bir gece kalacaktık amma velakin vakit nakittir deyip tirene atlayıp, Varşova ya doğru yola koyulduk. Kalacak yeri falan ayarlamıştık.

Para bok ya bizde gezip duruyoruz :)) Tabi benim dedemin dedesinin bilmem kaç dönüm arazileri varmış. O kadar zenginlermiş ki, kendi toprağını satın alacakmış neredeyse. Yani çok eskilerden almış. Sonra burayı da alalım diye tekrardan almak istemiş. Sonra bakmış ulan zaten bizimmiş demiş.

Zoruna gitmesin sayın okuyucu biz biraz zenginiz.
Tamam tamam triplere girme hemen fakiriz biz. Yukarıda anlattıklarımı da rüyamda bile görmedim. O kadar fakiriz yani. 🙂

Neyse biz Varşovaya gittik. Başkent tabi. Hoş Krakow dururken niye Varşova yı başkent yapmışlar onu da hiç anlamadım. Gece klupleri sazlar mazlar her şey on numara. Saz yoktu doğru. Piyanist filmi de orada çekilmişti hatta yanlış hatırlamıyorsam öyle eski yapıları falan da görmüştüm.

Ya ben ne anlatacaktım neler anlattım. Cidden bokunu çıkarmak bu olsa gerek sayın okuyucu. Biz böyle o salak grupla bara gittik. İçlerinde en akıllı benim düşün.
Bunu böyle açık açık yazdığım için hiçbirinin blog yazdığımdan haberi yok yani. Zaten bunu anlamışsındır.

İlgini çekebilir :  İnsanlar üzerinde denenmiş ilginç deneyler

Neyse bara gittik içtik sıçtık vs. Kafalar hafif çakır. Dışarda böyle üç beş boys. Bizle konuşmaya çalışıyo. Nerelisiniz işte kimsiniz sohbet etmek istiyorlar yani. Yanımızda da lehçe bilen bir arkadaş var tercüme ediyo bize 🙂

Çocukların da kafaları hafiften güzel. Ya dedi bize Türkçe küfür öğretsene. İşte sokayım sikeyim siktir git ne demek falan gibi şeyler soruyorlar.
Ben de hep merak ederim. Bir yabancı dil öğrenecek olsam ilk küfürleri öğrenirdim heralde. Ama bu çocukların hali tavrını pek beğenmedim.

Bir an durup düşündüm. Ulan ben şimdi bunlara Türkçe küfür öğretsem bunlar gidipte bi ingilize söylemez bunu. Söylese söylese yine Türkçe anlayan birine söyler.

Gelin dedim şöyle yamacıma yamacıma. Başımdaki o melek halkasını çıkarıp kırmızı kulaklı şeytan şapkamı taktım.

Fuck you – beni sik
fuck of – koy bana

Falan diye tam terslerini öğrettim bende. Bunlar baktım kendi aralarında küfür öğrenmenin sevinciyle beni sik, beni sik diye bağırışıyorlar. Ama bizi bir gülme tuttu, bir gülme tuttu anlatamam.

Hani bi de durumu çakmasınlar diye de içten içe kıs kıs gülüyoruz.

Ulan siz kimle dans ediyorsunuz çakallar. :))

Bu da böyle bir anı oldu işte bize.

Siz siz olun böyle durumlarda uyanık olun. Küfür müfür öğretmeyin. Öğrenin ama öğretmeyin 🙂

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Bu yazıya ilk oyu sen ver)
Loading...
11 yorum :

Bir şeyler söyle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir