Turgut Uyar’lı zamanlar

Bugün sevgili Turgut Uyar’ın doğum günü. Sizin için önemli olmayabilir ama benim için önemli bir gün bu. Hani birini çok seversiniz. Sonra başka şeyler de yerini bulur o sevginin içinde. Turgut Uyar da öyle işte benim için.

Aslına bakarsanız şiir sevmeyen bir insanım ben. Ta ki şiir seven bir kadına aşık olana kadar.. Anladım ki şiir sevmek için aşık olmak falan gerekiyormuş. Yoksa o afilli lafların ne önemi var ki? Havadaki kuşlara mı söyleyeceğiz ya da gidip duvarlara mı yazacağız sprey boyayla.

Sevgili Turgut Uyar’la da aşık olduğum kişi vesilesi ile tanışmıştım. Malum edebiyat okuyor. Şiire şarkıya edebiyata meraklı. Bir ara blog açsın diye de ısrar ettim ama nafile. Yazma isteği olmadığını söyledi. Ben de çok üstelemedim tabi. Sonra biraz biraz Didem Madak sevmeye başladım. Herkes bir şeylere geç kalıyor ya hayatta ben de şiire geç kalmışım işte. İkinci bahar yaşıyor gönlüm..

Ama biliyor musunuz Turgut Uyar’ın ayrı bir yeri vardır bizde. Bir durakta durup göğe mi bakmadık. Sahilde kumlara mı yazmadık, ağaçlara mı kazımadık göğe bakalım diye. Hatta bir keresinde kendim özel bir hediye tasarlamıştım. (Yukarıda gördüğünüz ilk resim)

Çiçeklerle falan romantikiz işte allah kahretsin.

Bu tabi bitmiş hali. Ofiste iş bitiminden sonra yaptığım için hayli geç çıkmak zorunda kalmıştım o gün. Aşağıdaki fotoğrafta ofiste çektiğim hali. Şu sondaki ipleri görüyor musunuz? Çocuk gibi nasıl da hevesle takmıştım. Neredeyse unutuyordum. Biraz daha özel olsun diye Göğe bakalım şiirini kendi el yazımla yazarak sonra tam ortadan ikiye yırttım. Bir parçasını iyice kıvırıp bir arabaya diğerini de diğer araya koydum. Hayatımda belki ilk defa, bu şiiri yazdığım kağıdın kenarlarını çakmakla yaktım. Aşk yaptırıyor adama böyle şeyler gülmeyin. Ergenlik falan değil bunlar.

Burası da İskenderun sahili. Aslında o günün de acı bir hatırası var ama neyse.. Yine de göğe bakmaktan alıkoyamadık kendimizi.

Bu fotoğraf ise biraz daha eski. Malatya Park AVM nin teras katında çekmiştim. O günü hatırlıyorum da karşıdaki dağların üzerinde hala kar vardı. Havanın açık olması nedeniyle de ışıl ışıl parlıyordu. Bir de Adana’nın Çukurova Üniversitesinde çardak altında bir yer vardır. Baktığınızda yeşillikleri falan görürsünüz. Oradaki bir masa üzerinde de göğe bakanların izine rastlayabilirsiniz.

İlgini çekebilir :  Anonim benim diğer adımdır

Gezdik dolaştık işte birlikte hep göğe baktık biz. Karanlık olsa yıldızlara, aydınlık olsa mavilere baktık. Her sevginin bir türküsü, bir şarkısı olur derler ya bizim de Göğe bakma durağımız var işte.

İyi ki doğdun..
Umarım sen de gittiğin yerde göğe baktığın insanlarla birlikte olursun sevgili Turgut Uyar.

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım 
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından 
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından 
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar 
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut 
Bu evleri atla bu evleri de bunları da 
Göğe bakalım 
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım 
İnecek var deriz otobüs durur ineriz 
Bu karanlık böyle iyi aferin Tanrıya 
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum 
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun 
Herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam 
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım 
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda 
Beni bırak göğe bakalım 
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım 
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum 
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi 
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor 
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim 
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım 
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz 
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç 
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin 
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat 
Durma kendini hatırlat
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Bu yazıya ilk oyu sen ver)
Loading...
10 yorum :

Bir şeyler söyle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir