Kategori: Gündelik

Eve geç kalma!

Düşünsenize 25 yaşındasınız ve gece geç saatlerde arkadaşlarınızla bir mekanda takılıyorsunuz. O anda telefonunuz çalıyor ve telefondaki ses size ”ne zaman geleceksin, çok geç kalma” diyor. Arayan kişi muhtemelen anneniz ya da babanız. Bunu duyan bir kaç arkadaşınız ise, şaka ile karışık ”sütünü içte yat ana kuzusu” gibi söylemlerde bulunuyor. Yahuu işte bizim valde… deyip

Kedi

Bugün içimde bir burukluk hissettim. Nedeni ise bir kaç aydır hiç uğramayan ve birdenbire ortadan kaybolup sırra kadem basan kedimin yokluğuydu. Evimiz bahçeli olduğundan, ev içinde beslemiyorduk. Hem annem de izin vermiyordu zaten. Bu yüzden çoğunlukla bahçede bakıyordum. Ama kedi işte, kafasına esiyor sokaklarda geziyor, daha sonra yine bahçeye geliyordu. Haftanın 3-4 günü kesinlikle bizde

Ahhh şu gece yarıları yok mu? 

Ahhh şu gece yarıları yok mu? İnsana hep istemediği şeyler yaptırıp, istemediği düşüncelere daldırıp ve istemediği şeyler yazdırıyor. Madem bu kadar istemiyoruz o halde neden düşünüyoruz? Ya da neden kendimizi bu düşünceleri yazıya dökerken buluyoruz? Aslında hiç öyle varoluşçu bir tarafı yok bu yazının. Zira varoluş üzerine düşünceler bile, pas tutmuş tenekelerden farksız geliyor artık.

Bir söz insanın neresinden doğar?

Ara sıra dünyevi işlerden kendimi soyutlayıp dağ bayır insan kalabalığını terk etmek geliyor içimden. Bir şeyler yazayım diye kenara çekilmek istesem de kendi savaşımı veriyorum her seferinde. Aklıma soruyorum. Olayları gerçekçi bir süzgeçten geçiriyor. Kalbim ise daha duygusal yaklaşıyor bir çok şeye ve ara sıra aklımın verdiği cevaplara karşı çıkıyor. Sahi bir söz insanın neresinden

Merhaba vs Selamun aleyküm

Bir şeyi başka bir şeyle kıyaslamaktan aslında hep nefret etmişimdir. Fakat girilen ortamda bazen merhaba, bazen ise selamun aleyküm demenin tuhaf olduğunu fark edince bu konuda düşüncelerimi yazmak istedim. Öncelikle herkese merhabalar ya da selamun aleykümlar. Bazen biri bize ne yaptığımızı söyleyene dek, yapmış olduğumuz şeyin farkında olmayız ya. Bu merhaba ve selamun aleyküm da

Hayatta bir şeyleri hep yarım bırakmak

Adına kararsızlık mı dersiniz yoksa başka bir şey mi bilmiyorum. Fakat sürekli bir şeyleri yarım bıraktığım için içimde sürekli bir boşluk hissettiğim oluyor. Hem öyle üç beş şey de değil bunlar. O kadar fazla ki ve içimde öylesine dolup taştı ki, yazayım dedim. Yazmasam çıldıracaktım! Küçük bir çocukken okuduğumuz okulun arka tarafında toprak bir saha

Mezarlık gülleri

Bazen kendimiz gibi mi, yoksa içimizde yarattığımız hayali karakterimiz gibi mi yaşıyoruz diye düşünüyorum. Ara sıra ben kimim sorularıyla boğuşurken, bir beden içine hapsolmuş deli bir ruh gibi hissediyorum kendimi. Hüzünlü bir şarkı değiyor kulaklarıma sonra. Ama öyle ama böyle yaşıyoruz işte diyorum. Bir sigara yakıyorum ardından ve satırlarım tütün kokmaya başlıyor. Bir duraktan metrobüse

Evcil hayvan beslemeyin çünkü..

Evcil hayvan beslemeyin çünkü İnsanlar sahurlarını yaptılar ve ışıkları kapattılar. Bir müddet sonra da ezan okunması ile ortalık iyice sessizleşti. Tabi kafamın içindeki sesleri saymıyorum. Çünkü gecenin bir yarısı beni yataktan kaldırıp bir şeyler yazmaya iten nedenlerim vardı. Hiç öyle zeki insanlarda uyku sorunu olurmuş havalarına girmeyeceğim. Benim derdim başka. Severek takip ettiğim blog yazarı

Ölmeden önce geride bir hatıra bırakma isteği

Herkes ölmeden önce geride bir hatıra bırakmak ister, ancak bu yazı düşüncelerinizi değiştirebilir. Belki de geride bir şeyler bırakmanın pek de iyi bir şey olmadığını düşünebilirsiniz. Dikkat biraz itiraf içeren yazıdır! Bundan bir kaç ay evvel öncesine kadar çok uzun tarihte yayınlanmak üzere, programlanmış bir blog yazısı yazmayı düşünüyordum. Bilirsiniz işte bir gün öleceğiz, pamuğu