Kategori: Gece yarısı sayıklamaları

Başkalarına kendi acılarınızdan söz etmek

Başkalarına kendi acılarınızdan söz etmek ne kadar mantıklı? Bazı insanların aşırı derecede iyimserliği aslında beni deli ediyor. Bir bakıma şöyle düşünmeden edemiyorum. Bu bazı insanlar dediğim kimseler, bir eli yağda öteki balda yaşarken, aynı zamanda hayata pozitif bakmanın doğru olduğunu savunuyor. Kendilerini bu savundukları düşünceye öylesine kaptırmışlar ki, dünyada acı çeken kimseleri görmeyecek kadar kör

Sancılı ruh

Bazıları hayallerle yaşar. Öylesine kapılır ki bu hayallere, bir yerde gerçeklik algısını yavaş yavaş yitirmeye başlar. Bazıları ise; daha gerçekçidir. Olana odaklanıp, olmayanın peşinden gitmezler. Bu iki insan birbiriyle hiç geçinemez. Çünkü hayalciler genellikle umut dolu olurken, gerçekçiler daha somut şeylerle yaşar. Yine hayalcilerin tamamı, sırf bu yüzden gerçekçileri karamsar olarak görür. O an gerçekçiler

Hayatta bir şeyleri hep yarım bırakmak

Adına kararsızlık mı dersiniz yoksa başka bir şey mi bilmiyorum. Fakat sürekli bir şeyleri yarım bıraktığım için içimde sürekli bir boşluk hissettiğim oluyor. Hem öyle üç beş şey de değil bunlar. O kadar fazla ki ve içimde öylesine dolup taştı ki, yazayım dedim. Yazmasam çıldıracaktım! Küçük bir çocukken okuduğumuz okulun arka tarafında toprak bir saha

Karanlıktan aydınlığa mı?

Karanlığın hüküm sürdüğü bir yerde, o karanlığa ışık tutma cesaretini gösteren herkes bir isyancı olduğu kadar devrimcidir. Bu durum bir devrimci olmayı seçmekten çok doğruyu bulma ve yapma çabasıdır. Hayat ne gariptir ki, birini savaşta öldürdüğünüz anda sizi kahraman olarak görür ve ödüllendirirken, toplum içinde öldürdüğünüzde katil damgasıyla yargılar. Halbuki içinde bulunulan karanlık sadece farklı

İnsan geçmişe neden özlem duyar ki?

Dizlerimi yaraladığım çocukluk yıllarımı özledim bugün. Garip, aptalca, anlamsız gelen her şeyi özledim. İnsan belirli bir yaşa gelince hafızasında pek bir şey kalmıyor. Fakat bazı şeyler hiç ama hiç silinmiyor. Başımı kaldırıp gökyüzüne baktığımda havanın yıllar önceki aynı kokusunu hissettim. Gökyüzü aynı gökyüzü, soluduğum hava aynı havaydı. Biraz daha zorlasam sokaktan geçen insanlar ve arabaları

Gece yarısı sayıklamaları : Affet Beni Dostoyevski

Şu anda uzamış sakallarımı kesmek için lavaboda olmam gerekiyor. Ucuz jiletlerin bıraktığı bir kaç küçük kesik ile ardından sürülen limon kolonyasının cildimi yakması belki de hoşuma gitmiyor. Belki de sadece tembelliğimden dolayı, şu anda tıraş olmak yerine oturmuş bir şeyler yazıyorum. Az evvel elime aldığım Çavdar Tarlasında Çocuklar adlı kitabın, yarım bıraktığım kısmından devam etmek

Karanlıktan ne öğrendim?

Hayat en iyi öğretmendir. Her saniye karşımıza yeni şeyler çıkarır. Biz ise; kendimize düşen payı alır ve kenara çekiliriz. Bugün hayat bana, bir odanın karanlığı ile başka bir odanın aydınlığından bahsetti. Yaptığım tek şey; koridorun sonundaki kapısı açık olan, zifiri karanlık odaya girmekti. Öylesine karanlıktı ki; içeride ne olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu. Sadece tahminde

Bu gece içilip sıçılacak yarın mutlu olunacak

Ben ben ben. Ben diye başlayan yazılardan oldum olası nefret etmişimdir. Ulan bırak insanlar seni kelimelerinle tanısın. Ben şöyleyim ben böyleyim. Sen bi siktir git arkadaşım. Kimsenin umurunda değilsin zaten. Bugün biraz eskilerden bahsedeceğim sizlere, eskiler dediğim 90 lar falan işte. Çıraklık ediyorum kaportacıda. Müslüm gürsesler, Hakkı bulutlar, Seyfi Doğanaylar Orhan gencebay lar falan 24

İnsan-ı kamil – günahların en tepesi

Günahların en tepesine çıkmak ne demektir? Ya da hangi günah en tepede olmayı sunabilir size? Tüm insanları öldürmek.. Dünya’ya bir kibrit çakmak. Hangisi..? Sonra Tanrı’nın huzuruna çıplak bedeninizle çıkıp evet ben yaptım demek. Ne duruyorsun ateşe atsana beni diyerek bir kahkaha atmak o an da.. ve Tanrı size tebessüm edip cennetine koysa. Çünkü kimse anlamasa