Kategori: Gündelik

Merhaba vs Selamun aleyküm

Bir şeyi başka bir şeyle kıyaslamaktan aslında hep nefret etmişimdir. Fakat girilen ortamda bazen merhaba, bazen ise selamun aleyküm demenin tuhaf olduğunu fark edince bu konuda düşüncelerimi yazmak istedim. Öncelikle herkese merhabalar ya da selamun aleykümlar. Bazen biri bize ne yaptığımızı söyleyene dek, yapmış olduğumuz şeyin farkında olmayız ya. Bu merhaba ve selamun aleyküm da

Hayatta bir şeyleri hep yarım bırakmak

Adına kararsızlık mı dersiniz yoksa başka bir şey mi bilmiyorum. Fakat sürekli bir şeyleri yarım bıraktığım için içimde sürekli bir boşluk hissettiğim oluyor. Hem öyle üç beş şey de değil bunlar. O kadar fazla ki ve içimde öylesine dolup taştı ki, yazayım dedim. Yazmasam çıldıracaktım! Küçük bir çocukken okuduğumuz okulun arka tarafında toprak bir saha

Mezarlık gülleri

Bazen kendimiz gibi mi, yoksa içimizde yarattığımız hayali karakterimiz gibi mi yaşıyoruz diye düşünüyorum. Ara sıra ben kimim sorularıyla boğuşurken, bir beden içine hapsolmuş deli bir ruh gibi hissediyorum kendimi. Hüzünlü bir şarkı değiyor kulaklarıma sonra. Ama öyle ama böyle yaşıyoruz işte diyorum. Bir sigara yakıyorum ardından ve satırlarım tütün kokmaya başlıyor. Bir duraktan metrobüse

Evcil hayvan beslemeyin çünkü..

Evcil hayvan beslemeyin çünkü İnsanlar sahurlarını yaptılar ve ışıkları kapattılar. Bir müddet sonra da ezan okunması ile ortalık iyice sessizleşti. Tabi kafamın içindeki sesleri saymıyorum. Çünkü gecenin bir yarısı beni yataktan kaldırıp bir şeyler yazmaya iten nedenlerim vardı. Hiç öyle zeki insanlarda uyku sorunu olurmuş havalarına girmeyeceğim. Benim derdim başka. Severek takip ettiğim blog yazarı

Ölmeden önce geride bir hatıra bırakma isteği

Herkes ölmeden önce geride bir hatıra bırakmak ister, ancak bu yazı düşüncelerinizi değiştirebilir. Belki de geride bir şeyler bırakmanın pek de iyi bir şey olmadığını düşünebilirsiniz. Dikkat biraz itiraf içeren yazıdır! Bundan bir kaç ay evvel öncesine kadar çok uzun tarihte yayınlanmak üzere, programlanmış bir blog yazısı yazmayı düşünüyordum. Bilirsiniz işte bir gün öleceğiz, pamuğu

Karanlıktan aydınlığa mı?

Karanlığın hüküm sürdüğü bir yerde, o karanlığa ışık tutma cesaretini gösteren herkes bir isyancı olduğu kadar devrimcidir. Bu durum bir devrimci olmayı seçmekten çok doğruyu bulma ve yapma çabasıdır. Hayat ne gariptir ki, birini savaşta öldürdüğünüz anda sizi kahraman olarak görür ve ödüllendirirken, toplum içinde öldürdüğünüzde katil damgasıyla yargılar. Halbuki içinde bulunulan karanlık sadece farklı

Dayın olacak dayın..

Hayat ne güzel! Her gün yeni şeyler öğretiyor insana. Yeter ki öğrenmeye ve bilgiye aç bir kişiliği olsun insanın. Bugün ben ne öğrendim mesela? Eğer bir yerde işin yürüsün istiyorsan, iktidar yalakası olacaksın bunu öğrendim. Eğer değilsen yoluna kocaman bir kayayı koyup, eline minnacık bir çekiç verirler sittin sene parçalayamazsın o kayayı. Öyle mal mal

Hayat bir imtihan mıdır?

Hayat bir imtihan mıdır sorusu çoğumuzun ölene dek belki de cevabını bulamayacağı ya da sürekli bir cevap arayışı içinde olacağı sorudur. Hayatın hep bir imtihan olduğu söylenir. Bu yüzden Allah sizi sınıyor.. Bu bir imtihan gibi söylemlerde bulunur çevremizdeki insanlar. Eğer siz de böyle düşünüyorsanız, o halde sizlere bir hikaye anlatayım. Çünkü bu hikaye imtihan meselesini

Gelecekteki çocuklarıma mektup

Sevgili kızlarım ve oğullarım, Cümleye böyle çoğul kelimelerle kalabalık başladığım için en azından hem kız, hem de erkek evladım olsun istediğimi anlamışsınızdır diye umuyorum. Size bu mektubu yazmadan önce çok düşündüm. Belki biraz duygusal, biraz nasihat içeriği taşıyan bu mektubu umuyorum ki yıllar sonra bir şekilde okuma fırsatı bulursunuz. Şimdiye kadar hayat hakkında çok şey

Kalabalık mekanlarda kitap okumak

Kalabalık mekanlarda kitap okumak! eylemini başarabilen kitleye hitaben yazılmıştır. Kitap okumak vakit ister ! Çoğumuzun açıp bir kaç sayfa kitap okumaya vakti olmuyordur belki, ya da o vakti bulduğumuzda kitap okumak içimizden gelmiyordur. Havamda değilim deyip kitap okumak yerine başka işlerle meşgul oluruz ya, biraz da o havayı bulamadığımız içindir belki bu tembelliğimiz. Bu nedenle