Kategori: Gündelik

24 ay taksitle bi bok almayın

24 ay taahhütle telefon almıştım tabi ödemeler de 140 tl falan. Telefonu almam da ayrı bir olay olmuştu zaten. Gece hiç uyumamışım ne zamandır da şu paketimi değiştireyim deyip duruyordum. Paketi değiştireyim diye gittim. 2000 tl lik telefon aldım çıktım. Telefon kutusuyla falan elimde duruyor. Otobüse bindim ama iç sesle de kendi kendime konuşuyorum. –

Beyin bey

Beyin bey ile adam oturup konuşmuşlar ama beyin sigara dumanı yüzünden felç geçirmiş durumda oturduğu koltuktan sürekli götü aşağı doğru kayıyormuş dinleyemiyormuş bile adamı. Adam ısrarla bir şeyler söylüyor dinlemesi için beyin beyi zorluyormuş. Hatta yakasından tutup çekiştirirken Beyin bey in gömleğindeki düğmeyi koparmış. Birden atarlanıp yeter lan diye bağırmış beyin bey. Ne bu böyle

Bu gece içilip sıçılacak yarın mutlu olunacak

Ben ben ben. Ben diye başlayan yazılardan oldum olası nefret etmişimdir. Ulan bırak insanlar seni kelimelerinle tanısın. Ben şöyleyim ben böyleyim. Sen bi siktir git arkadaşım. Kimsenin umurunda değilsin zaten. Bugün biraz eskilerden bahsedeceğim sizlere, eskiler dediğim 90 lar falan işte. Çıraklık ediyorum kaportacıda. Müslüm gürsesler, Hakkı bulutlar, Seyfi Doğanaylar Orhan gencebay lar falan 24

Tam da şu an..

Bugün günlerden 9 mayıs 2016 Pazartesi. Üzerinde logo ve markalar bulunan duvar saati ise tam 19:07 yi gösteriyor. Masamda duran küllükteki içtiğim sigara izmaritlerine bakıyorum. 1,2,3 ve 4 daha önce içtiklerimi saymıyorum tabi. Soğuk bir çay bardağı da izmarit dolu kül tabağına eşlik ediyor. Onlar zaten her zaman arkadaştır biri olmadan diğeri asla yalnız gezmez.

Anonim benim diğer adımdır

Ben bir gece insanıyım gündüz çalışır, gece üzerimde biriken tüm yorgunluğa rağmen saatlerce otururum. Günlük uyku sürem en fazla 4 saat kadar bir zaman dilimidir. Hayatımızın büyük bir kısmını uyuyarak geçirdiğimizi varsayarsak uyanık kalmamak için bir sebep göremiyorum. Yazmak için bazen okuduğum bir kaç satır bile çoğu zaman yeterlidir. Bir satırı enine boyuna sündürüp kendimce

Duraktaki son yolcu!

Sürekli bir yer sarsıntısı hissediyorum ayaklarımın altında. Önceleri deprem oluyor sanır ve korku içinde yerimden sıçrayarak kalkardım. Oysa sadece geçmekte olan trenlerin pek de sağlam olmayan yapımızı sarmasından başka bir şey olmadığını anladım. Toprak altımdan kaymadan yollara düşüyorum akşam serinliğinde. Her yürüyüşümde sanki günün bittiği yerde güneşi görecekmişim gibi garip bir hisse kapılıyorum. Ilık bir

Bu bir intihar notu olabilirdi

Eğer bugün çok ciddi bir hastalığınız olduğunu öğrenseydiniz, hayata bakış açınız ne derece değişirdi? Örneğin kanser, beyninizde bir tümör, böbrek yetmezliği ya da başka bir şey.. O an ne hissedersiniz? Doktorunuz yaptığı testleri ve raporları değerlendirdi. Ve hayati önem taşıyan ciddi bir hastalığınız olduğunu söyledi. Emin olmak için başka hastaneler ve başka doktorlara gittiniz ve

İnsan-ı kamil – günahların en tepesi

Günahların en tepesine çıkmak ne demektir? Ya da hangi günah en tepede olmayı sunabilir size? Tüm insanları öldürmek.. Dünya’ya bir kibrit çakmak. Hangisi..? Sonra Tanrı’nın huzuruna çıplak bedeninizle çıkıp evet ben yaptım demek. Ne duruyorsun ateşe atsana beni diyerek bir kahkaha atmak o an da.. ve Tanrı size tebessüm edip cennetine koysa. Çünkü kimse anlamasa

Ölmek ve ardından yeniden dirilmek

Yumurta yoksa tebessüm var. Bazı sabahlar öyle derin düşünceler içinde başlıyorum ki güne. On beş dakikalık otobüs yolculuğma on beş yıllık anılar sığdırabiliyorum. Her sabah ölüyorum ben. Yeniden dirilebilmek için.  Yollara baktıkça zamanı görüyorum. Zamanın en güzel hediye olduğunun farkına varmakla beraber, zamanı anlıyorum. Zihnim, ani sıçramalarla birlikte yıllarca öteye ve geriye fırlatıyor bir anda