Kategori: Öykülerim

Öykü : Keçi

Babam bir toprak insanıydı. Toprağı çok sever, yetiştirdiği her ekini daha baş gösterdikleri zaman evladı gibi okşardı. Onlarla konuşurdu su verirken. Kuşluk vakti de yani güneş doğmadan kalkar keçi ve koyunlarımızı otlatmak için dağa bayıra çıkarırdı. Sabah beni uyandırması için ne zaman ısrar etsem, uyandırmaya kıyamadığını söyler ve geçiştirirdi. Kendim de hiç uyanamazdım. Sevdiğim bir

Ben size Prenses Ebley’i anlatmış mıydım?

Geçenlerde bir prensesle oturuyorum. Ama harbi prenses öyle masalsı falan değil.. 2. İngiltere kralı Miro’nun küçük kızı. Vikipedia da araştırın bulursunuz. Neyse ben bu prensese önceleri platonik aşk besliyordum, odamda posterleri falan vardı. Sonra ulan bu böyle olmayacak dedim. Hani masallarda prensese aşık olan oduncu olur ya ben de öyleyim hakikaten. Bu prenses bize bakar

Öykü : Son günlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum

Kız bitti diye mesaj attı adama. Adam bir yandan işleriyle meşgul olurken, bir yandan da kafasındaki sorularla boğuşuyordu. Bir sigara yaktı sonra, çünkü sigarayı en az sigaranın kendisini sevdiği kadar çok seviyordu. Bir müzik duydu daha sonra adam. Savaştan çıkan bir mültecinin isyan ve yakarışını anlatan bir müzik gibiydi bu. Derken bir telefon geldi. Birileri

Öykü : Henry Wilson Kasabası

Anlatacaklarımı gerçekten dinleyecekseniz, herhalde önce nerede doğduğumu, rezil çocukluğumun nasıl geçtiğini, ben doğmadan önce annemle babamın nasıl tanıştıklarını, tüm o aşk zırvalıklarını filan da bilmek isterseniz, ama ben pek anlatmak istemiyorum. Her şeyden önce ben bu zımbırtılardan sıkılıyorum. Aslında hiç bir şey bilmiyorum bu yüzden de bu konulardan bahsetmek beni çoğu zaman rahatsız etmiştir. Tek

Öykü : Yıkık duvar ardında / Hayat hikayem

Madem bir blog açtım o halde bu yazımda biraz kendimden ve hayat hikayemden söz edeyim sizlere. 60 yaşlarında saçlarına ak düşmüş bir adamım ben. Hindistan’da yaşıyorum. Buraya nasıl geldiğimi de anlatacağım. Aslında her şeyin en başından anlatsam daha iyi olacak sanırım. Henüz 20’li yaşlardayken gelmiştim Hindistan’a. Neden Hindistan ben de bilmiyorum sadece geldim. Bizim buralarda

Öykü : Geçmişten gelen bir küçük kız

Son zamanlarda kısa hikayeler yazmak geliyor içimden. Ben de kendimi kırmamak adına geri çevirmiyorum. Gerçek hayatta rastladığım insanları birer hikaye kahramanı olarak seçip onlara çeşitli roller veriyorum. Her birini özenle seçip rollerini de onlara yakışır bir şekilde veriyorum.  Bunu bilinçli yapmanın da ötesinde gördüğüm bu insanlar ben de etki bırakıyor, bu yüzden hikayeyi yaratanlar aslında

Öykü : Görünmez Adam 1

Kaldırım taşlarını hiç saydınız mı? Ben hep sayarım. Aynı renkten olanların sıra sıra dizilişini, tek renk olanları, ya da bir açık bir koyu dizilen taşları. Bir, iki, üç, dört.. İşte bir sarı daha. Hayır ben siyahlara basıyorum aslında. Yağmur başladı ve kaldırım taşlarıyla birlikte sokaklarda ıslandı. Üşümeye başlamıştım. Çünkü sabah perdemi aralayarak baktığım güneşin gün