Ben size Prenses Ebley’i anlatmış mıydım?

Geçenlerde bir prensesle oturuyorum. Ama harbi prenses öyle masalsı falan değil.. 2. İngiltere kralı Miro’nun küçük kızı. Vikipedia da araştırın bulursunuz. Neyse ben bu prensese önceleri platonik aşk besliyordum, odamda posterleri falan vardı. Sonra ulan bu böyle olmayacak dedim. Hani masallarda prensese aşık olan oduncu olur ya ben de öyleyim hakikaten. Bu prenses bize bakar

Öykü : Son günlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum

Kız bitti diye mesaj attı adama. Adam bir yandan işleriyle meşgul olurken, bir yandan da kafasındaki sorularla boğuşuyordu. Bir sigara yaktı sonra, çünkü sigarayı en az sigaranın kendisini sevdiği kadar çok seviyordu. Bir müzik duydu daha sonra adam. Savaştan çıkan bir mültecinin isyan ve yakarışını anlatan bir müzik gibiydi bu. Derken bir telefon geldi. Birileri

Kendini iyi biri olarak görüyorsan bunu oku!

Önceki yazılarımdan birinde küçükken hırsızlık ettiğimi yazmıştım. Ama bana bi tane yorum geldi o yazının ardından küçükken hırsızlık edenden ne beklenir diye. Aslında böyle küçük meselelere fazla takılmam umursamaz geçerim. Fakat bugün başka bişeyden bahsedeceğim sizlere.  İbadette gizli kabahatte sözünü hepiniz duymuşsunuzdur. Aranızda acaba bu sözle ne demek istemişler diye düşünen geri zekalı adamlar varsa

Pulbiber – zehir zıkkım gibi dergi

Geçenlerde bir dergiye denk geldim. Normalde öyle dergi mergi de okumam. Soba falan yakmaya yarar anca bizim evde. Bu yüzden bir arkadaşın verdiğini de az çok tahmin etmişinizdir. O da benim tersime çok okur çok gezer. Çok okuyan mı bilir çok gezen mi sözüne çok takıldığından hem gezip hem okuyo işte. 🙂 Benim de blog

24 ay taksitle bi bok almayın

24 ay taahhütle telefon almıştım tabi ödemeler de 140 tl falan. Telefonu almam da ayrı bir olay olmuştu zaten. Gece hiç uyumamışım ne zamandır da şu paketimi değiştireyim deyip duruyordum. Paketi değiştireyim diye gittim. 2000 tl lik telefon aldım çıktım. Telefon kutusuyla falan elimde duruyor. Otobüse bindim ama iç sesle de kendi kendime konuşuyorum. –

Kişisel gelişim kitapları gerçekten faydalı mı?

Nefret etmeye başladıysanız geliştiniz demektir! Yazıma başlamadan önce Konuyla ilgili daha önce yazmış olduğum şu başlıkları da inceleyebilirsiniz : Kişisel gelişim kitapları, o kitaplardan nefret etmeye başladığınız anda gerçekten de kendinizi geliştirmiş olduğunuz kitap türleridir. Böyle bir genelleme yapmak için öncelikle bir kaç kişisel gelişim kitabının kapağını eskitmiş olmanız gerekiyor. Her ne kadar iş işten

Beyin bey

Beyin bey ile adam oturup konuşmuşlar ama beyin sigara dumanı yüzünden felç geçirmiş durumda oturduğu koltuktan sürekli götü aşağı doğru kayıyormuş dinleyemiyormuş bile adamı. Adam ısrarla bir şeyler söylüyor dinlemesi için beyin beyi zorluyormuş. Hatta yakasından tutup çekiştirirken Beyin bey in gömleğindeki düğmeyi koparmış. Birden atarlanıp yeter lan diye bağırmış beyin bey. Ne bu böyle

Bu gece içilip sıçılacak yarın mutlu olunacak

Ben ben ben. Ben diye başlayan yazılardan oldum olası nefret etmişimdir. Ulan bırak insanlar seni kelimelerinle tanısın. Ben şöyleyim ben böyleyim. Sen bi siktir git arkadaşım. Kimsenin umurunda değilsin zaten. Bugün biraz eskilerden bahsedeceğim sizlere, eskiler dediğim 90 lar falan işte. Çıraklık ediyorum kaportacıda. Müslüm gürsesler, Hakkı bulutlar, Seyfi Doğanaylar Orhan gencebay lar falan 24

Tam da şu an..

Bugün günlerden 9 mayıs 2016 Pazartesi. Üzerinde logo ve markalar bulunan duvar saati ise tam 19:07 yi gösteriyor. Masamda duran küllükteki içtiğim sigara izmaritlerine bakıyorum. 1,2,3 ve 4 daha önce içtiklerimi saymıyorum tabi. Soğuk bir çay bardağı da izmarit dolu kül tabağına eşlik ediyor. Onlar zaten her zaman arkadaştır biri olmadan diğeri asla yalnız gezmez.

Toplum düzenini anlamak ve kendini kabullenmek

İnsanın uyanması, uyumasının ardından gelen bir süreçtir. Kendini bulması da, kendini kaybetmesinden sonra gelen bir süreç. Bir şeyi anlamanın ve kavramanın yolu o şeyin içinde kaybolmaktan geçer. Ama kaybolduktan sonra yola devam etmezsen kendini bulamazsın. O halde bulmak için kaybetmeli insan! Bu tıpkı bilmediğimiz bir sokağın nereye çıktığını görmek için attığımız adımlara benzer. Ben kimin