Bireysel din! (Herkesin dini kendine)

Sadece içinde bulunduğunuz durumun, keskin köşelerini işinize geldiği gibi törpüleyip duruyorsunuz! Neye ne kadar inandığınızı bir kenara bırakıp, neden ve nasıl inandığınızı düşünme vakti geldi de geçiyor. Bilim ve din mücadelesi yıllardır sürüyor. Kız çocuklarının okumasına karşı çıkan gurular ya da hocalar kendilerine ne diyorlarsa artık, okumuş ve doktor olmuş kadınlar tarafından tedavi ediliyor. Bu

Dayın olacak dayın..

Hayat ne güzel! Her gün yeni şeyler öğretiyor insana. Yeter ki öğrenmeye ve bilgiye aç bir kişiliği olsun insanın. Bugün ben ne öğrendim mesela? Eğer bir yerde işin yürüsün istiyorsan, iktidar yalakası olacaksın bunu öğrendim. Eğer değilsen yoluna kocaman bir kayayı koyup, eline minnacık bir çekiç verirler sittin sene parçalayamazsın o kayayı. Öyle mal mal

Türkiye’de çocuk işçiliği neden önlenemiyor?

Türkiye’de çocuk işçiliği neden önlenemiyor? Başlıca nedenleri ve bu nedenlere sunulan çözüm önerilerinin yer aldığı blog yazısı. İş hayatına sekiz yaşında atılmış biri olarak, aslında hayattan emekli olmam gerektiği gerçeğini bir kenara bırakıp, aradan geçen yirmi yıla rağmen hiçbir şeyin değişmediğini görmek, açıkçası içimde bir burukluk yaratıyor. Başta kendimden pay biçerek çocukların neden çalıştırıldığı ya

Hayat bir imtihan mıdır?

Hayat bir imtihan mıdır sorusu çoğumuzun ölene dek belki de cevabını bulamayacağı ya da sürekli bir cevap arayışı içinde olacağı sorudur. Hayatın hep bir imtihan olduğu söylenir. Bu yüzden Allah sizi sınıyor.. Bu bir imtihan gibi söylemlerde bulunur çevremizdeki insanlar. Eğer siz de böyle düşünüyorsanız, o halde sizlere bir hikaye anlatayım. Çünkü bu hikaye imtihan meselesini

Sanat nedir? Sanatlar arası etkileşim nedir?

Sanat Nedir? Kalıplaşmış tanımların aksine bana göre sanat; insanların duygu ve düşüncelerini somut olarak hayranlık uyandırıcı bir biçimde sunmasıdır. Yapılan ucuz filmlerin bugün sanat olup olmadığı tartışılıyor. Eğer böyle bir tartışma söz konusu ise, sanat anlayışında da farklılıklar var demektir. Ancak bu farklılıklar bahsi geçen şeyin tartışmaya açık olduğu anlamına gelmez. Çünkü bir şey ya gerçekten

İzledim yorumladım İstanbul kırmızısı

Daha önce bir Ferzan Özpetek filmi izlemediğim için, filme ilk olarak fragman ve oyuncu kadrosundan etkilenerek gittim. İstanbul Kırmızı adı ise kesinlikle film için mükemmel bir isim olmuş. Hatta cuk oturmuş diyebilirim. Çekimler ve diyaloglar iyiydi fakat yer yer kafada soru işareti bırakan yanları da yok değildi bu filmin. Bazı duygular güzel bir şekilde işlenmiş

Gelecekteki çocuklarıma mektup

Sevgili kızlarım ve oğullarım, Cümleye böyle çoğul kelimelerle kalabalık başladığım için en azından hem kız, hem de erkek evladım olsun istediğimi anlamışsınızdır diye umuyorum. Size bu mektubu yazmadan önce çok düşündüm. Belki biraz duygusal, biraz nasihat içeriği taşıyan bu mektubu umuyorum ki yıllar sonra bir şekilde okuma fırsatı bulursunuz. Şimdiye kadar hayat hakkında çok şey

Kalabalık mekanlarda kitap okumak

Kalabalık mekanlarda kitap okumak! eylemini başarabilen kitleye hitaben yazılmıştır. Kitap okumak vakit ister ! Çoğumuzun açıp bir kaç sayfa kitap okumaya vakti olmuyordur belki, ya da o vakti bulduğumuzda kitap okumak içimizden gelmiyordur. Havamda değilim deyip kitap okumak yerine başka işlerle meşgul oluruz ya, biraz da o havayı bulamadığımız içindir belki bu tembelliğimiz. Bu nedenle

İnsan geçmişe neden özlem duyar ki?

Dizlerimi yaraladığım çocukluk yıllarımı özledim bugün. Garip, aptalca, anlamsız gelen her şeyi özledim. İnsan belirli bir yaşa gelince hafızasında pek bir şey kalmıyor. Fakat bazı şeyler hiç ama hiç silinmiyor. Başımı kaldırıp gökyüzüne baktığımda havanın yıllar önceki aynı kokusunu hissettim. Gökyüzü aynı gökyüzü, soluduğum hava aynı havaydı. Biraz daha zorlasam sokaktan geçen insanlar ve arabaları

Nesli tükenmiş bloglar

Nesli tükenmiş bloglar! Sanırım tek ve en büyük sorunumun topluma ayak uyduramamak olduğunu artık anladım. Çevremdeki insanların hali tavırları bile öylesine garip geliyor ki, çoğuna anlam veremiyorum. Belki de bir şeyleri akışına bırakmak doğru bir seçimdir bilmiyorum. Fakat düşüncelerim buna izin vermiyor. Çünkü blog yazıp okuyan insanların bile, samimiyetine inanamıyorum artık. Eskiden böyle değildi halbuki.