Ben Kimim?

Merhaba değerli ziyaretçi,

Giriş bölümünü hep sıkıcı buluruz biz bilirim.. Kitaplardaki ön sözler gibi okumadan, hemence konuya girmek isteriz. Aslına bakarsanız bu sayafaya ne yazayım diye uzun uzun düşününce, acaba kendimi yeterince tanımamış olabilir miyim diye şüpheye düştüm. Bir insan kendi hakkında ne anlatabilir ki? Okuduğu okullar, başarıları, mücadeleler, mesleki kariyeri, seyahatler, hobileri falan filan… Ya da bir insan çıplak yazar gibi anonim bir isimle yazmış olduğu blog sayfasının hakkımda bölümüne ne yazmak isteyebilir? Sonuçta hepsi yazarın anlattığı ve sizin bilmek istediğiniz kadar olmayacak mı? O yüzden bence tüm bu zırvalıkları geçelim ve neden burada olduğunuza dönelim. Görmeyi ümit ettiğiniz bir adet fotoğrafım sağdadır. Eğer yazılarımı okuyorsanız ve az çok anlıyorsanız, (ki anladığınızı umuyorum) neye benzediğimden, hobilerimden, yaşımdan, sevdiğim ve sevmediğim hemen her şeyden çok daha fazlasını göreceğinize hiç şüphem yok.

Neden Çıplak?

Tolstoy’un itiraflar adlı eserinde şöyle bir söz geçiyordu: ”Hayatın anlamını o kadar uzun bir süre aradım ki, bunu yaparken kendi hayatımı yaşayamadığımı fark ettim.”

Çıplak Yazar adına karar verdiğimde buna benzer şeyler hissetmiştim. Göbek kordonu yeni kesilmiş bir bebek ya da beş dakika önce morga kaldırılan bir ölü, bu ikisi aslında başlangıcı ve sonu temsil ediyor. Ve her ikisi de çıplak! Eğer hayat çıplak başlayıp çıplak sona eriyorsa düşüncelerimizde, hissettiklerimizde ve onları anlatış biçimimizde neden örtünelim?

Blog logom neden bir tosbağa? 

Kendi karakteristik özelliklerinizi yansıtan en uygun hayvan hangisi diye sorsanız kesinlikle kaplumbağa derdim. Niye bilmiyorum kedilere olan düşkünlüğümü saymazsak belki de en çok sevdiğim hayvan kaplumbağadır. Ayrıca Michael Ende‘nin bir çocuk öyküsü olan Sabırlı Sakin Yürür‘ü okuduktan sonra kendi kendime logom kesinlikle tosbağa olmalı dedim.