Gün içinde zihnimde dolaşan anlamsız kelimelerin, bütünleşip anlam kazandığı yer.

Duvar; her şey hakkındadır ve de hiçbir şey. Duvar; bir dolmuşun arka koltuğunda da yazılabilir, gece uykusuzluk pençesinde sağa sola dönerken de. Duvar; hiçbir sosyal medyada yer almaz ve mail abonelerine gönderilmez.

Duvar sadece burada ve şu andadır.

Duvar, diğer blog yazıları gibi planlı değildir. Yazmak için oturup özel bir zaman dilimi ayrılmaz. Tüm duvar gönderileri mobilden anlık olarak çalakalem yazılıp gönderilir.

Sponsor

Bu alana reklam verebilirsiniz. Daha fazla bilgi almak için lütfen tıklayın.

ingilizce bilen ama konuşamayan eleman aranıyor!

Yaptığınız ironiyi kimsenin anlamaması

Bugün birinin linkedin hesabında paylaşmış olduğu ilginç bir gönderiye denk geldim. Tam olarak şöyle yazmıştı: ''İngilizceniz olmadığı için sizi işe alamıyoruz demek yerine İngilizce öğrenmeniz için ne yapabiliriz empatisiyle yaklaşan kurumlar olsanız keşke.. Yani tek eksiği yabancı dil diye şahane ötesi insanlara kıymayın bence'' Evet aynen böyle yazmış ve aynı fikirde olduğunu düşündüğüm üç bin kişi de bu gönderiye beğenmiş. Okuduğumdan beri hayretler içerisindeyim. Beni hayrete düşüren şey ise; olaylara nasıl bu kadar duygusal ve tek taraflı yaklaştığımız. Hepsi bu veya buna benzer bir sebeple iş bulamayan insanların yakarışı gibi. Ancak dediğim gibi bence meseleye çok duygusal bakıyoruz. Genel anlamda...

Bu alana reklam verebilirsiniz. Daha fazla bilgi almak için lütfen tıklayın.

Yaptığınız ironiyi kimsenin anlamaması

Yaptığınız ironiyi kimsenin anlamaması

Yaptığınız espriye kimsenin gülmemesi kadar can yakıcı değildir ama en az onun kadar ilginçtir. Odada dört kişiyiz. Ben, birinci adam, ikinci adam ve üçüncü adam. Üçüncü adam ve ben ayakta dikilmiş dururken, bir ve ikinci adam kendi aralarında muhabbet ediyordu. İkinci adam Adana'ya ilk kez gelmiş olacak ki, öğle saati okunan ezan ile garip bir yüz ifadesi takınarak şöyle dedi: Allah allah sizin burada bir saat erken okunuyor sanki. Böyle deyince dayanamayıp konuya dahil olarak, ''gün ışığını biraz daha erken aldığımız için gün burada daha erken başlıyor dedim.'' Sonra da ramazan ayında doğu illeri iftarını açarken İstanbul'un bu saat...

Igogo nedir, güvenilir mi? – 100 $ ile suya düşen zengin olma hayalleri!

Yaptığınız ironiyi kimsenin anlamaması

Eski yazılarımdan birinde saadet zinciri denilen sistemle ilgili detaylı bir blog yazısı yazmıştım. Karşıma igogo denilen yeni bir sistem çıkınca ikinci yazıyı yazmak farz oldu deyip kolları sıvadım. Yeri geldiğinde ekmeğini taştan çıkaran değerli emekçi kardeşlerim, bu tür sistemlerin temel kullanıcı hedefi sizlersiniz. Hayali olan ama bir türlü gerçekleştirecek imkanı bulamayan, tutunduğu incecik dala sarılan sizler. Ama ne var ki insanoğlu nasihat yerine her seferinde musibet ile akıllanmayı tercih ettiği için, her seferinde aynı çukura düşmekten de geri kalmıyor. Gözlerinizi açın uyanın artık! Kolay para kazanmak diye bir şey yok. Öncelikle bunu bir kafanıza sokun. Kolay para kazanmak bizim...

Rastgele duvar

Bekleyiş…

"Kızılderililer fazla yürüdükleri zaman hemen bir ağaç bulur, altında oturur ve beklemeye başlarlardı. Onlara neyi bekledikleri sorulduğunda şöyle cevap verirlerdi: bedenimiz hızlandı, ruhumuz geride kaldı, ruhlarımızı bekliyoruz..."

Okumaya devam et