• Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Tülsü
Çıplak Yazar | Kişisel Edebiyat Blogu
Uykudan uyandığım bazı sabahlar, dünyayı değiştirebileceğimi düşünürdüm.
Sonrasında çorabımın diğer tekini ararken bulurdum kendimi.
  • Günlük
    • Aforizmalar
    • Gece Yazıları
    • Şiirlerim
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
    • Ödüllü kısa filmler
    • Yabancı dizi önerileri
    • Tavsiye Filmler
  • Araştırma
  • Bloggess
Nereden, nasıl geldin bilmiyorum ama burada bir şey yok ki.. :(
Tüm Sonuçları Gör
  • Günlük
    • Aforizmalar
    • Gece Yazıları
    • Şiirlerim
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
    • Ödüllü kısa filmler
    • Yabancı dizi önerileri
    • Tavsiye Filmler
  • Araştırma
  • Bloggess
Çıplak Yazar | Kişisel Edebiyat Blogu
  • Günlük
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
  • Araştırma
  • Bloggess

Siz Ne Biçim Yazar – sınız? (Bir soru, bir cevap, biraz da şarap)

Çıplak Yazar Çıplak Yazar
10 Temmuz 2021
Gece yarısı sayıklamaları
5 dk.
A A

Soru – Yazılarınızı nasıl yazıyorsunuz?

Cevap – Efenim ben bir yazar olarak yazılarımı genellikle adımın da hakkını vermek üzere bornozla ya da anadan üryan bir şekilde, biraz da nostalji olsun diye eski bir daktiloyla yazar-ım. Ara sıra komşular tıkırtılardan rahatsız olduklarını dile getirecek tepinmelerle beni akılları sıra uyarırlar ama kulağımdaki pamuklardan kendi daktilo sesim olmak üzere, hiçbir şeyi duymam. Zaten geçenlerde yaptırdığım testte de sağ kulakta desibel kaybı olduğunu öğrenince daha çok sevindim. Çünkü duyulmaya değer bir şey varsa o da Mozart ve Beethoven besteleridir. Evet evet ben yazılarımı her zaman Mozart ve Beethoven eşliğinde, kapkaranlık bir odada yazarım. Bazen de sek bir kırmızı şarap, bulamadığım zamanlarda ucuz boğma rakı ile bunu tamamlarım.

Her şey yazmaya hazır hale gelmeli benim için. Komşular, oda, karanlık, şarap, müzik, sağı solu tırmalamayan ve o an uyumuş olan kedim. Hepsi. Bir de sessizlik olmalı elbette. Geçen bu hususta valiliğe dilekçe bile gönderdim. O gün bugündür gece yarasından sonra bizim sokakta polisler devriye atıyor. Sinek uçsa, kanatlarındaki vızıltı duyulur hani. O kadar sessiz. Ama bu kez de polis araçlarından çıkan o renkli lambaların perdeye vuran yansıması dikkatimi dağıtıyor. İyisi mi ikinci bir dilekçe yazarak bunu da dile getireyim.

Soru – Yazmak için kendinizi nasıl hazırlarsınız?

Cevap – Önce yere sırt üstü uzanıp beynime kan gidişini arttırmak için ayaklarımı havaya doğru dikerim. Tabi bu şekilde durmak biraz yorucu olduğundan, en yakın koltuğa uzatırım ayakları. Beş dakika bu şekilde hiçbir şey yapmadan öylece uzanırım. Ardından gözlerimi kapatır, ellerimi göbeğimin üstünde kovuşturur sessizliği dinlerim. Sonra gözlerimi açıp ani bir hareketle yüz üstü dönerim. Ellerimi iki yana açıp hemen şınav pozisyonu alırım. Genellikle 20 tane çekerim ama bu sayıyı arada bir 30-40’a da çıkarırım. Sonra daktiloma uzun uzun bakar ve onunla konuşurum.

Soru – Konu mu sizi bulur, siz mi konuyu bulursunuz?

Cevap – Hayatım yollarda macera yaşayarak geçti. Kaç ülke gezdim, kaç insanla tanıştım bilemiyorum. Hiç macera aradığım olmadı, genellikle maceralar beni bulurdu. Sonra o maceraların içinden birkaç üzüntülü, birkaç neşeli hikayeler, konular kendiliğinden çıkardı. Konu aradığımı hiç hatırlamıyorum. Hep yazacak bir konum oldu benim. Olmasa da çekmecemde duran ilham zarlarımı çıkarıp defalarca atardım. Bu zarlar eğer üç atışın birinde çift gelirse, yazacak bir konu bulabileceğime inanırdım. Ve bulurdum da o konuyu. Şayet zarlar üç atışa rağmen bir kez bile çift gelmezse bu kez zarları bırakıp, pencere önüne geçerek dışarıyı seyrederim. Umumiyetle kedim de o anda kucağımda olur ve onun yumuşacık tüylerine her dokunuşum ve huzur veren her hırıltısı, bana yeni bir konu için ilham kaynağı olurdu.

Soru – Yazar, elverişli yazma ortamını kendisi mi hazırlar, yoksa bu ortamın doğmasını mı bekler?

Cevap – Siz az değilsiniz gerçekten. Yukarıda ortamımı kendim hazırladığımı söylememe rağmen beni böyle ters köşe sorularla yanıltmaya çalışıyorsunuz. Ama madem soruyorsunuz ben de bu numaranızı yemediğimi açıkça belirterek bir şeyler söylemek istiyorum. Aslında bu konuda size bir itirafım var. Hem öyle bir itiraf ki bu daha önce birine (yakın dostum da dahil) söylediğimi dahi hatırlamıyorum. Bir ara Hindistan ve Mısır ziyaretim olmuştu. Orada satılan tanrıça heykelleri çok hoşuma gittiğinden biblo niyetine üç-beş tane almıştım. Çalışma odama da büyük ayı takım yıldızını oluşturacak şekilde özenle yerleştirdim. Bu iş tütsü olmadan olur mu? Elbette olmaz. Yazmak için ortam hazırlamaya başlayacağım zaman bu tütsülerden de birkaçını yakarım. Mısır’dan ise II. Ramses’in güzel bir tablosunu aldım. Odanın ilk güneş gören kısmı ise bu tabloyu aydınlatıyor. İşte böyle maneviyatı derin, ilham kaynakları karmaşık bir yazarım ben.

Soru – Yazmak için günün hangi bölümünü (gece-gündüz) yada saatlerini seçersiniz?

Cevap – Günün her saati, tek elle barfiks çekerken ya da mutfakta yumurta pişirirken hep yazarım ben. Ama yazarım dediysem öyle daktilo başına oturup adam akıllı yazmaktan söz etmiyorum. Daha çok gömleğimin üst cebinde taşıdığım küçük not defterime yazarım. Olur olmadık zamanlarda aklıma gelenleri unutmayayım diye kendimce böyle bir çözüm buldum. Ara sıra not defterimi unuttuğum da olduğu için yedek olmak üzere hemen hemen her odada bir küçük not defteri koydum. Bir keresinde dört gün boyunca ara ara not aldığım defterimi gömleğimin cebinde unutup makineye attım. Üstünden bir dört gün daha geçti ama kendime zor geldim. Defter öyle bir ıslanmış ve buruş buruş olmuş ki, ilk bakışta defter olduğunu anlamak bile zordu.

****

İşte böyle…

Okurun kafasındaki düşünceleri biraz olsun gidermiş olmanın verdiği mutlulukla sorularınıza teşekkür ediyorum. Ayrıca esrarengiz bir yazar havası yaratmış olmakla birlikte palavranın da bu kadar dozu yeter diye düşünüyorum.

*Bu ne idüğü belirsiz yazı, bir Aziz Nesin hikayesinden esinlenip kaleme alınmıştır.

Çıplak Yazar

Çıplak Yazar

Amatör hikaye yazarı ve sıradan bir dünya vatandaşı. Evrime, dostluğa, sevgiye, paylaşmaya ve hayattaki iyi şeylere inanır. Zamanın en değerli şey olduğuna inanır ve bu yüzden hatırlanmaya değer güzel anılar biriktirmek için yaşar. Hakkımda daha fazla..

Benzer Yazılar

Hayat bir drama mı, yoksa komedi mi?
Gece yarısı sayıklamaları

Hayat bir drama mı, yoksa komedi mi?

28 Haziran 2022
764
Çarşamba Günlerini Yaşayabilme Kılavuzu
Gece yarısı sayıklamaları

Çarşamba Günlerini Yaşayabilme Kılavuzu

9 Nisan 2022
467
-Mış gibi yapmaktan yorulmadınız mı?
Gece yarısı sayıklamaları

-Mış gibi yapmaktan yorulmadınız mı?

21 Aralık 2021
856
Siz Ne Biçim Yazar – sınız? (Bir soru, bir cevap, biraz da şarap)

Puanım

Yorumunu yaz Yanıtı iptal et

Öne Çıkan Yorumlar

YT🌼
Yıldız Tozuvar
17 Ocak 2022

İlham veren müthiş bir yazı! Genç yazarlara ders olarak okutulmalı.

0
  • ÇY
    Çıplak Yazar ↳ Yıldız Tozuvar18 Ocak 2022

    Teşekkürler. :)

    0

Diğer Yorumlar

M
Mustafa
1 Eylül 2025

hocam harikasınız çok güzel bir yazıydı. Artık bende yazılarımı yazmadan önce kendimi bu şekilde hazırlayacağım. Önce ayaklarımı havaya dikip beynime kan gitmesini sağlayacağım. Sonra aniden şınav pozisyonuna geçip çekebildiğim kadar şınav çekeceğim :) Hemen kendime bir daktilo alayım yarın ^^

0
  • ÇY
    Çıplak Yazar ↳ Mustafa2 Eylül 2025

    Ek tavsiye: Karanlık odada boğma rakı eşliğinde de yaz harika oluyor. Ama bir dipnot düşeyim. (White drunk, edit sober - C. Bukowski)

    😄

    0
HY
Hızlı Yazar
11 Mayıs 2025

Evden, işe doğru veya tersi istikamette giderken servisin koltuğunda okuduğum kitapların ve yazdığım yazıların sayılarını unuttum. Yazmak ve okumak benim için, yolculuk içinde yolculuk gibidir.

Anlaşıldığı üzre yazmak için kağıt kalem ve bilgisayar yerine telefonu tercih ediyorum.

0
  • ÇY
    Çıplak Yazar ↳ Hızlı Yazar11 Mayıs 2025

    Eski yazılarından birinde yol boyunca sesli kitap ve TRT radyoları dinlediğini okudum diye hatırlıyorum. Hatta öğrenince ne çok ortak noktamız varmış diye de sevinmiştim.

    Yazmaya olan tutkunu da ayrıca sevdim. Zaten bu işte tutku olmadı mı bir müddet sonra kaçınılmaz olarak son buluyor.

    0
    • HY
      Hızlı Yazar ↳ Çıplak Yazar12 Mayıs 2025

      Dünya çapında bilinen bir jean firmasının fabrikasında lojistik biriminde çalışıyorum. Gün boyu yoğun bir koşuşturmaca içerisindeyim. Eve geçtiğimde ise, beni bekleyen eşim ve iki çocuğum var.

      Mecburen hayatın bir kısmını yollarda yaşıyorum. Birçok insanın bir köşeye çekilip yaptığı aktiviteleri ben yolculuklara sığdırıyorum.

      Evet, okumayla yetiştiremediğim anlarda dinleme ve izlemeye başvuruyorum. Sesli kitaplar, radyo tiyatroları, podcast yayınları vs..

      Yaptığım doğru mu yanlış mı biliyorum. Sence doğru mu yapıyorum?

      0
      • ÇY
        Çıplak Yazar ↳ Hızlı Yazar14 Mayıs 2025

        Eve gidince haliyle afacanlara ve eşine de zaman ayırman gerekiyor. Ben de bir baba olduğum için seni çok iyi anlıyorum. O yüzden yolculuklarını bu şekilde değerlendirmen bence çok güzel.

        0
O
Onur
30 Eylül 2021

''Tek eller barfiks çekerken yazma'' kısmında bi Emrah Serbes havası var derken...

:)

Neyse ki trolleniyormuşuz.

0
  • ÇY
    Çıplak Yazar ↳ Onur1 Ekim 2021

    Çok iyi yakalamışsın.

    Çünkü onu yazarken tam da Emrah Serbes'in "ben Behzat Ç'yi tek elle barfiks çekerken de yazarım" dediği sözü aklıma gelmişti. :)

    0
  • Misafir
    Misafiroy verdi2 hafta önce
    ★★★★★Akıcıydı

    Watership Tepesi – Richard Adams Kitap Yorumu

  • Metin METE
    Metin METEyorum yaptı1 ay önce

    Bu tür faydalı içeriklerin devamını bekliyorum.

    Watership Tepesi – Richard Adams Kitap Yorumu

  • Yıldız Tozuvar🌼
    Yıldız Tozuvaryorum yaptı2 ay önce

    'Hayatınızın merkezindeki en güzel koltuğa yerleşip bir güzel kuruluyorlar. Sonra da anne-baba yörüngesinde dönen kendi halinde tatlı, minik birer gezegen…

    Çocuklu Blogger

  • Yıldız Tozuvar🌼
    Yıldız Tozuvaryorum yaptı2 ay önce

    Bu yazını daha önce görmemişim. Onu okuma zamanım bugün geldi sanırım. Evet, sana kesinlikle katılıyorum! Yaşam eylem demektir ve harekete…

    Hayat ve yaşamak üzerine

Son yazıyı oku ve yorumla

Müdavim Dostlar

🌼
Çiçek30+ yorumcular
  • YT Yıldız Tozuvar
  • EE Ece Evren
  • BS Begonvil Sokağı
🍀
Dört yapraklı25+ yorumcular
  • BB Büşra Bayram
  • YY Yağmur Yağar
☘️
Üç yapraklı20+ yorumcular
  • KT Kaystros Tyrha
  • DM Daha Mutlu Yaşam
🌱
İki yapraklı15+ yorumcular
  • KV Karga ve Kız
  • ES ELİF sarı
Logo

ABONELİK FORMU

Yeni yazılardan haberin olsun.

✉️
A Life Hastaneler Grubu
Avrupa Dayanışma Programı
AlaTourqo — Guided Tours from Europe
 

Tüm içerikler Creative Commons BY-NC-ND 4.0 lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstererek paylaşabilirsiniz | Ticari amaçla kullanılamaz | İçerikler değiştirilemez

  • Mesaj Mesaj gönder
  • Abone ol Abone ol
  • Paylaş
  • Ara Ara

Bu sayfayı paylaş

WhatsApp X (Twitter) LinkedIn Bağlantıyı kopyala
Bağlantı kopyalandı ✓

Sponsor İçerikler

Freelance Ekonomisi ve Uzaktan Yaratıcı Çalışma

Yazarlar İçin Sosyal Medya Stratejileri

Ev Dekorasyonlarının Olmazsa Olmazı Yeşil Bitkiler

Türkiye’nin En İyi Aspavası Seçildi

Adrasan

© 2016 - 2026 ciplakyazar.com | Kişisel Edebiyat Blogu “Dünyada bir başıma da kalsam, oturup yalnızlığımı yazardım.”

Feedback
imunify-bot-check
  • Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Mail abonesi ol
DESTEK OL

© 2026 Çıplak Yazar - Kişisel Blog