• Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Destek

Çıplak Yazar | Kişisel Blog

Tülsü
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Uykudan uyandığım bazı sabahlar, dünyayı değiştirebileceğimi düşünürdüm.
Sonrasında çorabımın diğer tekini ararken bulurdum kendimi.
  • Günlük
    • Aforizmalar
    • Gece Yazıları
    • Şiirlerim
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
    • Ödüllü kısa filmler
    • Yabancı dizi önerileri
    • Tavsiye Filmler
  • Araştırma
  • Bloggess
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Nereden, nasıl geldin bilmiyorum ama burada bir şey yok ki.. :(
Tüm Sonuçları Gör
  • Günlük
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
  • Araştırma
  • Bloggess

Öykü : Flu Kadın

Çıplak Yazar Çıplak Yazar
13 Haziran 2016
Genel, Hikayelerim
5 dk.
A A
1993 senesinde ilk çocuğumuz olmuştu.

İnsan anne olunca gerçekten de tuhaf oluyormuş, hiç öyle filmler de gördüğünüz gibi değil, çünkü daha derinlerde bir duygu bu. Yani illa ki bir çocuk sahibi olmalısınız anlatabilmek için. Eşim ile 1990 ın kasım ayında evlendik, ama birbirimizi öylesine delice seviyorduk ki, öncesinde 6 yıllık bir birlikteliğimiz vardı. Sadece kağıt üzerinde resmi belgeler yoktu, oysa biz çoktan birbirimizin adamı ve kadınıydık.Önceleri çok zor gelirdi onu görmeden bir gün geçirmek.
Ne zaman gece olsa,
Ne yatağa yatmak, ne de gözümü kapatmak gelirdi içimden.
Saçlarımı okşamak için başucumda bekliyormuş gibi hissederdim.
Bir el değecek diye beklerdim yanaklarıma.
Değmezdi..

Belki inanması güç gelebilir ama, yan yana uyurken bile, rüyalarımızda yeniden sarılırdık biz. Sabah uyandığımızda birbirimize ”rüyamda seni gördüm, ben de seni” derken bulurduk birbirimizi.
Böyle bir aşk var mıymış demeyin şu anda işte öğrendiniz var olduğunu.

İnanılmaz yoğun bir iş temposu olduğundan ne kızımıza ne de bana fazla vakit ayıramazdı eşim. Özel günlerimizi ise hep unuturdu. Bazen düşünürdüm, hem böyle delicesine seven bir adam, hem de sürekli özel günleri hatırlamayan bir adam nasıl olur da sürekli özel günümüzü unutur.? Sevgisinden ya da güveninden asla şüphe etmedim hiç bir zaman. Ama bu denli unutkan olmasına tahammül edemiyordum çoğu zaman. Bazen beni sinir ettiğini düşünürdüm.
Aynı gün içinde aynı şeyi defalarca söyletir sinir ederdi beni. Yine de sevdiğim adamdı ne diyebilirdim ki.

Bir gün eve hiç gelmedi, aslında nadir yapardı bunu.

Arkadaşlarıyla takıldığı ya da özel bir daveti olduğunda gelmediği olurdu. Yine de aşina olduğum bir durum değildi. Beni asıl rahatsız eden hiç bir şekilde haber vermemiş olmasıydı. Sanki huyu değişiyor gibiydi, aklıma kötü şeyler getirmek istemesem de başka bir kadın mı var acaba diye bir kurt düşmüştü içime. Düşünsenize 17 yıllık evliliğiniz var, eşinizin huyu değişiyor sonrasında, bunu nasıl karşılardınız siz olsaydınız?

Aldatılıyor muyum? düşüncesi günlerce haftalarca içimi kemirip durdu. Çünkü elimde hiç bir kanıt da yoktu. İyice paranoya olmuştum. Sevdiğim adam sanki avuçlarımın arasında kayıp gidiyor gibiydi.

Bir gün yine oldukça geç gelmişti eve, kızım da benimle birlikte ”babamı beklicem babamı beklicem” diye tutturunca ikimiz birlikte bekledik. Bazı bekleyişler insanı gerçekten de yaşlandırıyormuş bunu anladım o gün. Kızımın bir yandan anne babam ne zaman gelicek demeleri bir yandan gözlerime takılıp duran saatin akrebi ile yelkovanı, gecenin karanlığı her şey üstüme üstüme geliyordu sanki.

Bu böyle olmaz, bugün ne varsa açık açık konuşucam diye düşündüm.

Anahtar sesini duyunca kapının önünde olduğunu anladım ve kızımı odasına götürdüm hemen. Kavga etmek istemiyordum, belki de bir sıkıntısı vardır diye düşünerek kısık bir sesle.
Bişey mi oldu neden geç geldin? diyerek sordum.
O da hiç bir cevap vermedi. Yüzüme bile bakmadı.

Ellerim titredi kendimi bir anda gözlerim dolmuş bir şekilde buldum. Ama öylesine dolmuştum ki, sinir krizi geçirmeme ramak kalmıştı. Tekrar sordum ama başka bir soru sordum bu kez.
Başka bi kadın var değil mi allahın belası diyerek bağırdım.

Kızım fırladı geldi ağlayarak anneee nold niye ağlıyorsun.?
Babam gelmişşş. Baba baba diye bacaklarına sarıldı babasının.

Eşim bir anda ”Sen kimsin” diye sordu kendi kızına.

Benim her şeyim de bu sözle bitti. Çünkü bana kızsa da küsse de hatta başka bir kadınla birlikte bile olsa. Kendi kızına aslaaa ama aslaaa bu şekilde davranmazdı. Karşımdaki adam kim diye delirmeye başladım..

Boğuldum..
Nefes alamadım..
Öldüm..

Eşim benim uykum var dedi ve yatak odasına gitti hiç bir şey demeden. Ben oturma odasındaki kanepeye uzandım. Gözlerimden akan yaşlar yastığımı öylesine ıslattı ki, sabaha kadar uyumadım. Sabah olunca eşimin iş yerini arayarak izin aldım ve aile doktorumuz olan Nedim amcayı aradım. Nedim amca umarım korktuğum şey değildir ama yine de muayene etmeden bir şey söylemek istemiyorum dedi.

Küçük kızımı anneme bıraktım ve eşimle birlikte Nedim amcanın muayenehanesine gittik. Tabi bu arada küçük kızıma da babasının bir şeyi yok, dün gece sana şaka yaptı, bugün hediye alıp geleceğiz senin için diye yalanlar söylüyorum.

Nedim amca muayene etti, yine de emin olmadığından beyin filmleri falan istedi. Bir sürü tahlil film derken bir kaç gün daha bekledik sonuçlar için.

Sonuçlar temiz çıksın diye dualar ettim.

Sonuçlara almaya gittiğimiz gün ise bedenim zangır zangır titriyordu. Ayaklarım gitmiyordu kötü bişey olacak diye.
Kapıyı vurup odaya girdik. Nedim amcanın yüzünü beğenmedim odaya girdiğimizde. Neyse ki çok şükür bir şeyi yokmuş eşimin. Sadece strese bağlı, dinlensin falan dedi.

Mutlu bir şekilde eve döndük hediyemizi de aldık tabi küçük kızımıza. Kocaman bir ayıcık aldı babası. Akşam için hevesle mutfağa girdim, en güzel yemeklerimi yaptım. Bir de pasta yaptım bugün özel olsun diye. Nedim amca mesaj atmış saatler önce fark etmemişim. Mesaj aynen şöyleydi.

”Kızım seninle özel olarak görüşebilir miyiz?”

Mesajı okudum ve bütün neşem, mutluluğum toz bulutu gibi dağıldı. Bişey var bize söylemedi kesin bişey var bişey oldu diye sabahı zor ettim. Sabahta eşim işe gider gitmez evden çıkarak doğru Nedim amcaya uğradım.

Nedim amcaya kızımla birlikte gittik o gün. Kapıyı çaldım girdim. Sabırsız bir şekilde sordum.
Nedim amca nolduuu?
Nedim amcadan ses yok..
Sonra baktım kızımla ilgileniyor ne kadar tatlısın sen okula gidiyor musun falan gibi sözler.
Bi daha sordum..
Nedim amca nolduu allah aşkına?

Nedim amca başını öne eğdi, derin bir nefes aldı. Dudaklarından çıkan o kelimeleri hatta dudaklarındaki o hareketi bile unutmuyorum.

Kızım tahliller ve filmler ne yazık ki eşinin alzheimer hastalığı olduğunu gösteriyor üstelik hastalığı ilerlemiş durumda.

Başımın döndüğünü ve gözlerimin karardığını hatırlıyorum sonrasında kendimden geçmiş ve bayılmışım.

— belki devam edecek— –

Şimdiye kadar yazdığım tüm öyküler için tıklayın

Öykü : Flu Kadın

Tweet3Pin1Paylaş1GönderSummarize
Bir Önceki Yazı

Kolay Yalnızlık: Yine Bir Otobüs Yazısı

Bir Sonraki Yazı

Sarılmak Mutluluksa, Sevdiklerinize En Son Ne Zaman Sarıldınız?

Çıplak Yazar

Çıplak Yazar

Amatör hikaye yazarı ve sıradan bir dünya vatandaşı. Evrime, dostluğa, sevgiye, paylaşmaya ve hayattaki iyi şeylere inanır. Ölümü sık düşünür ve bu yüzden hatırlanmaya değer güzel anılar biriktirmek için yaşar. Hakkımda daha fazla..

Benzer Yazılar

Öykü çalışmaları karakter yaratma
Öykü çalışmaları

Karakter Yaratmak Nedir Nasıl Yapılır? | Öykü Yazma Teknikleri

18 Eylül 2025
20.4k
en büyük başgan bizim başgan
Hikayelerim

En büyük başgan bizim başgan!

22 Eylül 2023
424
seksi olmayan bacak
Hikayelerim

Seksi olmayan bacak

18 Ağustos 2023
535

Düşünceler 20

  1. Buzlu Kalem says:
    10 yıl önce

    Çok üzücü bir öykü. Ve belki de dünyanın bir yerindeki bir ailenin gerçeği… 🙁

    0
    Yanıtla
    • Ciplak Yazar says:
      10 yıl önce

      Kim bilir.

      0
      Yanıtla
  2. Yağmur Yağar says:
    10 yıl önce
    🍀 Müdavim Okur

    Sağlam olmuş ama devamını yazma..

    0
    Yanıtla
    • Ciplak Yazar says:
      10 yıl önce

      Valla yağmur bilmiyorum, hikaye kendini yazarsa yazar ben aracı oluyorum sadece. O yüzden ne yazacağım belli ne de yazmayacağım.

      0
      Yanıtla
  3. Daha Mutlu Yaşam says:
    10 yıl önce
    ☘️ Müdavim Okur

    Ben de devamını merak edenlerdenim…

    0
    Yanıtla
    • Ciplak Yazar says:
      10 yıl önce

      Teşekkür ederim mutlaka devam edeceğim.

      0
      Yanıtla
  4. kahve telvesi says:
    10 yıl önce

    Belki miiiii? Mutlaka devam etmeli… 🙂

    0
    Yanıtla
    • Ciplak Yazar says:
      10 yıl önce

      Belki yarın belki bir sene sonra yazarım devamını. Çünkü ben değil hikayenin kendini yazması lazım en başta.

      0
      Yanıtla
  5. ~♡ηυяѕαℓкιмι™ says:
    10 yıl önce

    :(( Sevgiye imrendim.. Her şeye rağmen böyle sevilen bir eş olmak bunu tadabilmek güzelmiş.. Bundan sonrası nasıl olur acaba zor olacak o kesin..

    0
    Yanıtla
    • Ciplak Yazar says:
      10 yıl önce

      Bilemiyorum nasıl olacağını hüzünlü mü olur yoksa daha iyi mi onu da bilmiyorum.

      0
      Yanıtla
  6. didemika bir deli bir dolu says:
    10 yıl önce

    alzheimer ….. a kadar hayatın şu sıralar çoğunlukla yaşanan hikayelerinden biri olacaktı …. Alzheimer noktayı koydu …
    Haddim olmayarak belirtmek isterim ki ilk algılayamadım , sonraki zamana geçişi pat diye olmuş gibi geldi …
    "Önceleri çok zor gelirdi onu görmeden bir gün geçirmek.
    Ne zaman gece olsa,
    Ne yatağa yatmak, ne de gözümü kapatmak gelirdi içimden.
    Saçlarımı okşamak için başucumda bekliyormuş gibi hissederdim.
    Bir el değecek diye beklerdim yanaklarıma.
    Değmezdi.. "
    Neyse dedim ya haddim değil … Kafam bu saatte teklemiş de olabilir tabi 😉

    Belki devamı okuruz 😉

    0
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      10 yıl önce

      Yazının tamamını yazmadan önce yazdım o satırları. Sonra da hikayeyi yazdım. Geçiş mi uçuş mu ben de pek anlamadım zaten yazarken.

      0
      Yanıtla
  7. ACEMIDEMIRCI says:
    10 yıl önce

    Bugün öğle tatilinde öyküleriniz arasında dolandım. Yaklaşım değişik. Hayal, hayal ötesi, gerçek… Hepsi bir arada gibi geldi. Alzaymır olan adamın, prenses Ebley'in, ölen kızın ardından olanların devamını merak etmedim değil. Şu başlıkta yer alan dünyayı değiştirmek ve çorabın teki de aksi etki yaptı. Güldürdü.

    0
    Yanıtla
    • Ciplak Yazar says:
      10 yıl önce

      Ne büyük vakit kaybı yerinizde olsam daha faydalı şeyler okurdum.

      0
      Yanıtla
  8. Aytül Örcün says:
    10 yıl önce

    Keyifle okudum.Teşekkürler…

    0
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      10 yıl önce

      Demek bazen hüzünlü bir hikaye de keyif verebiliyormuş.

      0
      Yanıtla
  9. Mavi Papatya says:
    10 yıl önce

    Yine güzel bir hikaye. Güzel anıların ve o anılarda bizimle aynı karede olan o değerli insanların böyle bir hastalığın pençesinde hiç var olmamışcasına yok olması çok acı olmalı.

    0
    Yanıtla
    • Ciplak Yazar says:
      9 yıl önce

      Birilerinin gerçeği olan hikayeler. Ben onları sadece süsleyip sunuyorum.

      0
      Yanıtla
  10. Deryanin Sporgünlüğü says:
    10 yıl önce

    Üzücü bir hikaye ama anlatimin akiciydi. Devamini bekliyorum.

    0
    Yanıtla
    • Ciplak Yazar says:
      9 yıl önce

      Teşekkür ederim Derya devamını yazıp yazmamakta kararsızım. Zaman göstericek yani.

      0
      Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

Neler olup bitiyor?

  • Muhammet - 3 hafta önce

    Canavarla savaşırken canavarlaşmamak, modern zamanların en büyük ve en sessiz kahramanlığı sanırım. Manava kanmak, ruhun saflığını korumanın en ucuz bedeli…

    Bir yol! (Herkes ve hiç kimse için)

  • Yıldız Tozuvar - 1 ay önce

    Merhaba sevgili Çıplak Yazar, zamanın en tehlikeli sorularından birini incelemişsin: "Hey Grok Bu Gerçek mi?" Bu sorunun temelinde yatan can…

    Hey Grok Bu Gerçek mi?

  • A. Mertoglu - 1 ay önce

    Yapay zeka diye bir şey icat edilmemeliydi. Sosyal medyaya sardıkları yetmiyor gibi her yerdeler. İnsanları da aptallaştırdığını düşünüyorum.

    Hey Grok Bu Gerçek mi?

  • Sevda - 1 ay önce

    Sigara Yanıkları adlı bloga da bir bakmanızı öneririm.

    Takip Edebileceğiniz En Kaliteli Yerli Sinema Siteleri

  • furkan erkek - 2 ay önce

    Merhabalar, Çok güzel bir yazı.

    ✍️ İnsan Neden Yazar? Yazmanın Kökeni ve Yazarların Ortak Noktası Nedir?

Müdavim Dostlar

  • Ece Evren (29 yorum) 🌼
  • Begonvil Sokağı (28 yorum) 🌼
  • Büşra Bayram (25 yorum) 🌼
  • Yağmur Yağar (23 yorum) 🍀
  • Kaystros Tyrha (23 yorum) 🍀
  • Daha Mutlu Yaşam (21 yorum) ☘️
  • Yıldız Tozuvar (21 yorum) ☘️
  • Karga ve Kız (20 yorum) 🌱
  • ELİF sarı (18 yorum) 🌱
Logo

ABONELİK FORMU

Yeni yazılardan haberin olsun.

✉️
A Life Hastaneler Grubu
Avrupa Dayanışma Programı
 

Tüm içerikler Creative Commons BY-NC-ND 4.0 lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstererek paylaşabilirsiniz | Ticari amaçla kullanılamaz | İçerikler değiştirilemez

  • MesajMesaj gönder
  • Abone ol Abone ol
  • Kim neler demişKim neler demiş?
  • Ara

Sponsor İçerikler

Freelance Ekonomisi ve Uzaktan Yaratıcı Çalışma

Yazarlar İçin Sosyal Medya Stratejileri

Ev Dekorasyonlarının Olmazsa Olmazı Yeşil Bitkiler

Türkiye’nin En İyi Aspavası Seçildi

Adrasan

© 2026 ciplakyazar.com | Kişisel Blog “Dünyada bir başıma da kalsam, oturup yalnızlığımı yazardım.”

Feedback
  • Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Mail abonesi ol
DESTEK OL

© 2026 Çıplak Yazar - Kişisel Blog