• Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Destek

Çıplak Yazar | Kişisel Blog

Tülsü
Çıplak Yazar | Kişisel Edebiyat Blogu
Uykudan uyandığım bazı sabahlar, dünyayı değiştirebileceğimi düşünürdüm.
Sonrasında çorabımın diğer tekini ararken bulurdum kendimi.
  • Günlük
    • Aforizmalar
    • Gece Yazıları
    • Şiirlerim
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
    • Ödüllü kısa filmler
    • Yabancı dizi önerileri
    • Tavsiye Filmler
  • Araştırma
  • Bloggess
Çıplak Yazar | Kişisel Edebiyat Blogu
Nereden, nasıl geldin bilmiyorum ama burada bir şey yok ki.. :(
Tüm Sonuçları Gör
  • Günlük
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
  • Araştırma
  • Bloggess

Hey Grok Bu Gerçek mi?

Çıplak Yazar Çıplak Yazar
12 Şubat 2026
Eleştiri
3 dk.
9
A A

Bu soru, üzülerek söylemeliyim ki artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Bunu ancak fark edebiliyorum. Bu farkındalığın kazanımı ne oldu derseniz; öfke ile karışık biraz da üzüntü olduğunu söylerdim. Tıpkı her farkındalığın sonunda var olan fakat insanı güçlendiren o acı gibi.

Aylar önce X platformunda bir video izledim. Aslına bakarsanız yazının çıkış noktası da kısmen bu video oldu diyebilirim. Videonun şu an içeriğini tam hatırlamasam da bana kendimi kötü hissettirdiğini hatırlıyorum (bir aslanın yavru bir ceylanı yakalaması gibi bir şey). Daha sonra videonun aslında gerçek olmadığını ve AI ile üretildiğini belirten yorumlara denk geldim. Oysa o anda vicdanı olan herkes gibi bir üzüntü içindeydim ve benim duygularım gerçekti!

Birkaç saniye duraksadığımı hatırlıyorum. Videonun bir AI üretimi olduğunu öğrendikten sonra duygularımın üzüntüden kızgınlığa doğru değişmeye başladığını fark ettim. Tarif etmesi zor ama sanki kendi halinde akan bir nehrin, bir anda tersi yönde akmaya başlaması gibi anlamsız bir durumdu bu. Kendimi kandırılmış ve duygularımın bir algoritma tarafından manipüle edildiğini hissetmiştim. Çünkü gerçekte olan ve hissetmem gereken en doğru duygu tam olarak buydu.

“Bundan sonra gördüğün hiçbir şeye hemen inanma.” Her ne ile karşılaşırsan karşılaş, “bu AI olabilir mi” gibisinden bir otomatik filtre uygulamayı ihmal etme. O an gördüğün her ne ise; tüm duygularını kilitleyip görmüş olduğun ilk hey grok bu gerçek mi yorumunun altındaki cevabı oku. Tüm bunlar kendime söylediğim ve aynı zamanda birer kalkan olabileceğini umduğum basit cümlelerdi.

Aslına bakarsanız (itiraf etmek gerekirse) bu çok yorucu bir eylem ve fakat bunun da farkındayım. Bu durumla uzun süre nasıl baş edebiliriz; zihnimizin henüz alışık olmadığı ve geliştirmediği bu refleksi nasıl geliştireceğiz, dahası geliştirince ne olacak bilmiyorum. Böyle bir ortamda insani duygularımızı, harcadığımız enerjiyi, samimiyetimizi nasıl koruyacağız açıkçası onu da bilmiyorum.

Çünkü sorun dinlediğimiz ya da izlediğimiz şeylerin sahte olması değil. Sorun, hislerimizin bir gerçek karşısında yankılanıp bize geri dönememesi. Çünkü bize bir şekilde geri dönsün diye kollarımızı açıp beklediğimiz o duygularımız, AI ile sadece duvara toslamış duygular olarak kalıyor. Sorun, algılarımızın kolayca alt edilmesinde ve bizim bu durum karşısında çaresiz oluşumuzda.

Mağara Alegorisi

AI’nin gelişimiyle insanlar, yaşanmamış fakat yaşanması muhtemel olayları gerçek gibi kurgulayıp, kendi anlatılarına herkes gibi inanmaya başladı.

Son günlerde oldukça sık rastladığım bir diğer durum ise kusursuz gramerler ile yazılmış harika hikâyeler; özellikle de X platformunda. Kiracısını çıkaramayan mağdur ev sahiplerinin yaşadığı olaylar, araç alım satımında ilginç sorunlar yaşayanlar, ekmek fırınında çalışıp kapısının önünden utana sıkala geçen kadına ekmek verenler… Sentetik medyanın bol etkileşimli içerikleri hep bunlar. Hepsi mağara alegorisinde önümüze düşen birer gölge gibi. Hangisi gerçek, hangisi değil bilmeden hatta bilmek de istemeden öylece tüketip bünyemize hapsediyoruz tüm bunları.

Arada sindirim sorunu da yaşıyoruz ama gerçeklik dediğimiz şey sanırım artık gözümüzün görüp aklımızın işlediği değil, hey grok bu gerçek mi sorusuna cevap veren bir algoritmanın yorumunda gizli.

Peki bize sunulan cevaplar ne kadar doğru?

Tweet2Pin1PaylaşGönderSummarize
Bir Önceki Yazı

2025’in Son Sabahı: Üşüyen Burunlar ve Sıcak Hayaller

Bir Sonraki Yazı

Bir yol! (Herkes ve hiç kimse için)

Çıplak Yazar

Çıplak Yazar

Amatör hikaye yazarı ve sıradan bir dünya vatandaşı. Evrime, dostluğa, sevgiye, paylaşmaya ve hayattaki iyi şeylere inanır. Zamanın en değerli şey olduğuna inanır ve bu yüzden hatırlanmaya değer güzel anılar biriktirmek için yaşar. Hakkımda daha fazla..

Benzer Yazılar

Bir şey eksik, ama ne?
Eleştiri

Bir şey eksik, ama ne?

21 Mayıs 2026
111
Robot Süpürgeler ve Elektrikli Scooterlar Tembel Geleceğe Hoş Geldiniz!
Yaşam ve İnsan

Robot Süpürgeler ve Elektrikli Scooterlar: Tembel Geleceğe Hoş Geldiniz!

7 Kasım 2023
393
İnterneti Adeta Çöplüğe Dönüştüren, Yanıltıcı Haber Başlıkları
Eleştiri

İnterneti Adeta Çöplüğe Dönüştüren, Yanıltıcı Haber Başlıkları

20 Temmuz 2019
378

Düşünceler 4

  1. Yıldız Tozuvar says:
    5 ay önce
    🌼 Müdavim Okur

    Merhaba sevgili Çıplak Yazar, zamanın en tehlikeli sorularından birini incelemişsin: “Hey Grok Bu Gerçek mi?” Bu sorunun temelinde yatan can acıtıcı gerçek artık gerçek olanla olmayanı ayırt edemeyecek hale gelmiş olmamız. Zaten gerçekleri eğip bükmek bu kadar kolayken ve güçlünün zayıfın sesini boğması işten bile değilken üstüne bir de sahte gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalmak devrin tabağımıza koyduğu en zorlu sınavlardan biri maalesef. İnsanlık insan olma vasıflarını koruyarak bu sınavı geçebilecek mi inan hiç bilmiyorum!

    1
    User avatar
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      5 ay önce

      Tam olarak bundan bahsediyordum. Hepimiz modern insan olarak digital dünyanın imtihanı içindeyiz. Gerçek dediğimiz şey eğilip bükülmeye, manipüle edilmeye çok açık hale geldi ve bu durum beni ürkütüyor. Kafamı nereye çevireceğimi, hakikati nerede aramam gerektiğini artık bilmiyorum.

      0
      Yanıtla
  2. A. Mertoglu says:
    5 ay önce

    Yapay zeka diye bir şey icat edilmemeliydi. Sosyal medyaya sardıkları yetmiyor gibi her yerdeler. İnsanları da aptallaştırdığını düşünüyorum.

    0
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      5 ay önce

      Aptallaştırma konusunda size katılıyorum. İnsan ancak üreten konumundayken yaşama sevincine erişebilir. Altın tepside sunulan her şey ise, yaratıcı yönümüzü törpülediği gibi sadece tembellik getirir.

      0
      Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

Neler olup bitiyor?

  • Yıldız Tozuvar - 1 ay önce

    Evet hem hikayenin kendisi hem de aktarılma şekli çok önemli.

    Bir şey eksik, ama ne?

  • Yıldız Tozuvar - 1 ay önce

    Haklısın, çeviri eserlerde olabiliyor bu. Değişmez miyiz değişiyoruz tabii hatta bazen 'öğreniyoruz ki değişiyoruz' diyorum. Diğer yandan bu saydıklarımı yaş…

    Çavdar Tarlasında Çocuklar | J. D. Salinger

  • Yıldız Tozuvar - 1 ay önce

    Etkileyici bir kitap gerçekten. Tamam anlaştık.

    🐦Bana Kuşlar Söyledi Üzerine - Yekta Kopan

  • Yıldız Tozuvar - 1 ay önce

    En sevdiğim kitaplardan biridir, beğeneceğine eminim.

    Watership Tepesi - Richard Adams Kitap Yorumu

  • Yıldız Tozuvar - 1 ay önce

    Bu yazın beni şarkının hatırlattıkları, sözlerinin anlamı ve en çok da hikayesi hakkında düşündürdü. Onlarla ilgili de yapay zekanın hayatımızdaki…

    Bir şey eksik, ama ne?

Müdavim Dostlar

  • Yıldız Tozuvar (36 yorum) 🌼
  • Ece Evren (29 yorum) 🌼
  • Begonvil Sokağı (28 yorum) 🌼
  • Büşra Bayram (25 yorum) 🍀
  • Yağmur Yağar (23 yorum) 🍀
  • Kaystros Tyrha (23 yorum) ☘️
  • Daha Mutlu Yaşam (21 yorum) ☘️
  • Karga ve Kız (20 yorum) 🌱
  • ELİF sarı (18 yorum) 🌱
Logo

ABONELİK FORMU

Yeni yazılardan haberin olsun.

✉️
A Life Hastaneler Grubu
Avrupa Dayanışma Programı
AlaTourqo — Guided Tours from Europe
 

Tüm içerikler Creative Commons BY-NC-ND 4.0 lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstererek paylaşabilirsiniz | Ticari amaçla kullanılamaz | İçerikler değiştirilemez

  • MesajMesaj gönder
  • Abone ol Abone ol
  • Kim neler demişKim neler demiş?
  • Ara

Sponsor İçerikler

Freelance Ekonomisi ve Uzaktan Yaratıcı Çalışma

Yazarlar İçin Sosyal Medya Stratejileri

Ev Dekorasyonlarının Olmazsa Olmazı Yeşil Bitkiler

Türkiye’nin En İyi Aspavası Seçildi

Adrasan

© 2016 - 2026 ciplakyazar.com | Kişisel Edebiyat Blogu “Dünyada bir başıma da kalsam, oturup yalnızlığımı yazardım.”

Feedback

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
  • Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Mail abonesi ol
DESTEK OL
SAVED POSTS

© 2026 Çıplak Yazar - Kişisel Blog