• Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Destek

Çıplak Yazar | Kişisel Blog

Tülsü
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Uykudan uyandığım bazı sabahlar, dünyayı değiştirebileceğimi düşünürdüm.
Sonrasında çorabımın diğer tekini ararken bulurdum kendimi.
  • Günlük
    • Aforizmalar
    • Gece Yazıları
    • Şiirlerim
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
    • Ödüllü kısa filmler
    • Yabancı dizi önerileri
    • Tavsiye Filmler
  • Araştırma
  • Bloggess
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Nereden, nasıl geldin bilmiyorum ama burada bir şey yok ki.. :(
Tüm Sonuçları Gör
  • Günlük
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
  • Araştırma
  • Bloggess

Anton Çehov Hikâye Yazım Tekniği Üzerine Bir İnceleme

Çıplak Yazar Çıplak Yazar
6 Şubat 2021
Yazar Atölyesi
6 dk.
A A

Çoğu zaman bir eserin kendisinden çok, eser sahibini tanımayı ve anlamayı daha fazla ön planda tutmuşumdur. Bu yüzden inceleme olarak üzerinde çalıştığım hikâyeyi şimdilik bir kenara bırakarak, Anton Çehov hakkında birkaç genel bilgiden söz etmek istiyorum.  

Anton Çehov; öyle çok da uzun bir ömür geçirmiş yazarlardan biri değildir. Bu yüzden günümüzde popülerliği hala devam eden eserlerinin tamamını kırk dört yıllık bir yaşam sürecinde yazmıştır. Tabi bu kırk dört yıllık yaşamın on dört yılını çocukluk dönemi olarak düşersek, geriye sadece otuz yıl gibi bir dönem kalıyor. Peki Anton Çehov‘u bu kadar özel kılan neydi de, eşsiz hikayeler yazma sanatının ustalarından biri haline geldi?   

Çehov; 1860 yılında dört çocuklu bir ailenin ortanca çocuklarından biri olarak dünyaya geldi. Tarih sizlere bir şeyler hatırlattı mı bilmem ama Darwin’in Türlerin Kökeni kitabı da 1859 yılında yayınlanmıştı. Yani bu tarihten Karl Max, Darwin ve Lenin dönemi olduğunu anlayabilirsiniz. Babasının mesleği bakkal olan Çehov, ilk mesleğine babasının yanında çıraklık ederek başladı. (İnsanlar ile iletişimde bulunabileceği, dönemine göre iyi bir meslek olduğunu düşünüyorum)  İlk hikayelerini ise lise yıllarında yazdı. (Kılıflı adam, Edebiyat Öğretmeni)

Çehov üniversite yıllarında, dönemin yerel dergi ve gazetelerinde bir çok hikaye ve yazılar paylaştı. Üniversiteyi bitirdikten sonra ise Melbourne’ün Masalları adındaki ilk kitabını çıkardı. Asıl mesleğinin doktorluk olması ilgimi çeken diğer bir husus olmuştur. Edindiği mesleki tecrübeleri ve yaşadığı olayları hikâye niteliğinde aktardığını tahmin ediyorum ki, o dönemde yazmış olduğu ”Kaçak” ve ”Cansız ceset” gibi hikayeleri görünce bu öngörümde yanılmadığımı anladım.   

Anton Çehov hikaye yazım tekniği

Çehov’un politik bir görüşü olmadığı gibi kendi halinde etliğe sütlüğe pek karışmayan biri olduğunu da söyleyebiliriz. Ayrıca 1886-1887 yıllarının özel olduğunu düşünüyorum. Çünkü her iki yılda da Çehov, bir kitap yazmış. Dolayısıyla o dönemin Çehov’un en verimli ve üretken olduğu dönem olduğunu da söyleyebiliriz. Lev Tolstoy ve Maksim Gorki ikilisi ile yakın arkadaşlık ettiği söyleniyor. Hatta Maksim Gorki ve Anton Çehov arasında geçen mektupların ”Yazışmalar” adı altında kitap haline getirildiğini öğrenince hayli şaşırdım.

Bunu aslında anlayabiliyorum. Çünkü müzisyenler diğer müzisyenleri tanır, ressamlar diğer ressamları. Birkaç farklı yazar ile iyi arkadaşlık ilişkisi içinde olması bu yüzden çok normal. Fakat bu arkadaşlığın ortaya çıkan eserlerde de görülebileceği kanaatindeyim. Çünkü birbirleri ile fikir alış verişi içinde olduklarını düşünürsek, birbirlerini etkilemeleri ve birbirlerinden esinlenmeleri çok olağan bir durumdur. Yazar hakkında az da olsa bilgi edindiğimize göre artık öykülerimize geçebiliriz. Anton Çehov’un ”Köpeğiyle dolaşan kadın” adlı kitabından ilk olarak seçmiş olduğumuz Elçi hikayesini inceleyeceğiz.

Anton Çehov’dan Elçi

Hikâyeyi okuyup okumadığınız konusunda emin olmadığım için sinopsis formatında sizlere anlatmak isterdim ama çok daha güzel bir şey buldum. O da hikayenin kısa filmi. Dokuz dakikalık amatörden biraz hallice ama genel olarak çok beğendim. Tabi uyarlama olduğu için kitaptaki sözlerle birebir uyuşmaması da normal. Şu ölümlü dünyada Anton Çehov öyküsünden uyarlanmış bir kısa film izlemedim dememek için sizleri play tuşuna basmaya davet ediyorum. Değerli vaktimi dokuz dakikalık bir kısa filmle heba etmeyip alt satırdan okumaya devam edeyim diye düşünüyorsanız, bana söylemeyin ama kaldığınız yerden okumaya devam edin.

Elçi – Anton Çehov Öyküsünden uyarlama bir kısa film

Anton Çehov’un Elçi adlı bu öyküsünde özellikle bir şey dikkatimi çekti. Hikayelerde genellikle şöyle bir başlangıca rastlarız: Bir zamanlar.. 
Bu bir ön hazırlık aşamasıdır aslında. Ancak Çehov bunun tam tersine hikayeye bodoslama dalarak şöyle bir giriş yapmış:

Şişşt… Kapıcının odasına gidelim burada olmaz..

Kapıcı kim, olmayan ne, kiminle gidecek? Dolayısıyla merak uyandırıcı bir giriş ile okuyucunun ilgisini çekmeyi daha ilk satırda başarıyor. Sonrasında ise karakterleri oyuna sürüyor. Ancak karakterlerin kendi aralarında konuşmaları duygu ve düşüncelerini yeterince yansıtmadığından, Anton bir anlatıcı olarak devreye giriyor ve olayların gelişim süreci ile ilgili bize bilgiler veriyor. Bunu sadece bilgi vermek olarak görmüyorum elbette. Hikayenin sağlam temeller üzerine oturmasında da önemli bir katkısı var bu durumun. Dolayısıyla karakterlerin kendi aralarında konuşmalarından sonra, her seferinde Anton devreye tekrar giriyor. Bu detayın hikaye yazanlar için kritik bir önem taşıdığını düşünüyorum. Onun dışında Anton’un kendine has bir betimleme yeteneği hikayemizde göze çarpıyor. Örneğin üçüncü sayfanın son paragrafındaki şu bölüm:

Dezdemonov saçlarını taradı, yeleğini düzeltti, eliyle ağzını kapayarak öksürdükten sonra yürüdü.

O anda karakterin gerçek bir karakter olduğu hissi adeta zirve yapıyor. Çünkü bu eylem böyle durumlarda çoğumuzun yaptığı bir eylemdir. Diğer bir örnek ise, ilk sayfadaki şu sözlerdir:

Öfkeden kıpkırmızı olmuş, yüzlerde kaslar geriliyor, göğüslere yumruklar inip kalkıyordu.

Bu bölümün anlatım tarzı olarak iyi bir betimleme örneği olduğuna şüphe yok. Bu tarz yalın bir betimlemenin hikayeyi aslında hikaye yapan ince detaylar olduğunu da fark ediyoruz. Genel olarak hikayeye baktığınızda o kadar sıradan bir olay anlatılmış ki, ancak yazarın anlatım tarzı ve karakterleri mükemmel betimlemesiyle kafamızda adeta bir film sahnesini canlandırmayı başarıyor.

Tweet17Pin8Paylaş5GönderSummarize
Bir Önceki Yazı

Bir Saadet Zinciri Anısı: İlk ve Son Tanışmam Nasıl Oldu?

Bir Sonraki Yazı

Kim Derdi Ki Yıllardır İzlediğimiz O Bilim Kurgu Filmlerinin Bir Gün İçinde Olacağız Diye!

Çıplak Yazar

Çıplak Yazar

Amatör hikaye yazarı ve sıradan bir dünya vatandaşı. Evrime, dostluğa, sevgiye, paylaşmaya ve hayattaki iyi şeylere inanır. Zamanın en değerli şey olduğuna inanır ve bu yüzden hatırlanmaya değer güzel anılar biriktirmek için yaşar. Hakkımda daha fazla..

Benzer Yazılar

Yazmak İçin Okumak Mı Gerekli, Herkes Yazabilir Mi?
Bloggess

Yazmak İçin Okumak Mı Gerekli, Herkes Yazabilir Mi?

28 Kasım 2025
1.6k
✍️ İnsan Neden Yazar? Yazmanın Kökeni ve Yazarların Ortak Noktası Nedir?
Bloggess

✍️ İnsan Neden Yazar? Yazmanın Kökeni ve Yazarların Ortak Noktası Nedir?

28 Ekim 2025
4.1k
Öykü çalışmaları karakter yaratma
Öykü çalışmaları

Karakter Yaratmak Nedir Nasıl Yapılır? | Öykü Yazma Teknikleri

18 Eylül 2025
20.4k

Düşünceler 1

  1. Naim Sevenli says:
    5 yıl önce

    Ellerine sağlık böyle değerli bir yazı için

    0
    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

Neler olup bitiyor?

  • Muhammet - 3 hafta önce

    Canavarla savaşırken canavarlaşmamak, modern zamanların en büyük ve en sessiz kahramanlığı sanırım. Manava kanmak, ruhun saflığını korumanın en ucuz bedeli…

    Bir yol! (Herkes ve hiç kimse için)

  • Yıldız Tozuvar - 1 ay önce

    Merhaba sevgili Çıplak Yazar, zamanın en tehlikeli sorularından birini incelemişsin: "Hey Grok Bu Gerçek mi?" Bu sorunun temelinde yatan can…

    Hey Grok Bu Gerçek mi?

  • A. Mertoglu - 1 ay önce

    Yapay zeka diye bir şey icat edilmemeliydi. Sosyal medyaya sardıkları yetmiyor gibi her yerdeler. İnsanları da aptallaştırdığını düşünüyorum.

    Hey Grok Bu Gerçek mi?

  • Sevda - 1 ay önce

    Sigara Yanıkları adlı bloga da bir bakmanızı öneririm.

    Takip Edebileceğiniz En Kaliteli Yerli Sinema Siteleri

  • furkan erkek - 2 ay önce

    Merhabalar, Çok güzel bir yazı.

    ✍️ İnsan Neden Yazar? Yazmanın Kökeni ve Yazarların Ortak Noktası Nedir?

Müdavim Dostlar

  • Ece Evren (29 yorum) 🌼
  • Begonvil Sokağı (28 yorum) 🌼
  • Büşra Bayram (25 yorum) 🌼
  • Yağmur Yağar (23 yorum) 🍀
  • Kaystros Tyrha (23 yorum) 🍀
  • Daha Mutlu Yaşam (21 yorum) ☘️
  • Yıldız Tozuvar (21 yorum) ☘️
  • Karga ve Kız (20 yorum) 🌱
  • ELİF sarı (18 yorum) 🌱
Logo

ABONELİK FORMU

Yeni yazılardan haberin olsun.

✉️
A Life Hastaneler Grubu
Avrupa Dayanışma Programı
 

Tüm içerikler Creative Commons BY-NC-ND 4.0 lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstererek paylaşabilirsiniz | Ticari amaçla kullanılamaz | İçerikler değiştirilemez

  • MesajMesaj gönder
  • Abone ol Abone ol
  • Kim neler demişKim neler demiş?
  • Ara

Sponsor İçerikler

Freelance Ekonomisi ve Uzaktan Yaratıcı Çalışma

Yazarlar İçin Sosyal Medya Stratejileri

Ev Dekorasyonlarının Olmazsa Olmazı Yeşil Bitkiler

Türkiye’nin En İyi Aspavası Seçildi

Adrasan

© 2026 ciplakyazar.com | Kişisel Blog “Dünyada bir başıma da kalsam, oturup yalnızlığımı yazardım.”

Feedback
  • Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Mail abonesi ol
DESTEK OL

© 2026 Çıplak Yazar - Kişisel Blog