• Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Destek

Çıplak Yazar | Kişisel Blog

Tülsü
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Uykudan uyandığım bazı sabahlar, dünyayı değiştirebileceğimi düşünürdüm.
Sonrasında çorabımın diğer tekini ararken bulurdum kendimi.
  • Günlük
    • Aforizmalar
    • Gece Yazıları
    • Şiirlerim
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
    • Ödüllü kısa filmler
    • Yabancı dizi önerileri
    • Tavsiye Filmler
  • Araştırma
  • Bloggess
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Nereden, nasıl geldin bilmiyorum ama burada bir şey yok ki.. :(
Tüm Sonuçları Gör
  • Günlük
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
  • Araştırma
  • Bloggess

Bizden Çiçek Olmaz

Çıplak Yazar Çıplak Yazar
9 Haziran 2020
Hikayelerim, Kısa Hikayeler
4 dk.
A A

Odanın karanlığında köşedeki koltukta oturuyordu. Balkon kapısından içeri vurmakta olan ay ışığı, odadaki karanlığı biraz olsun aydınlatıyor ve elmacık kemiğininden ellerine, oradan da parkelere kadar bir ışık hüzmesi uzanıyordu.

Elleri yumruk biçiminde birbiri içine geçmiş ve yorgun başını yere düşmemesi için sanki tutuyor gibiydi. Bir ara gözü karşı pencerede perdeleri açık olan ve ışıkları gecenin geç saati olmasına karşın hala yanmakta olan odadaki yaşlı kadına takıldı. Kadın oldukça yaşlı ve yalnız yaşıyordu. Odanın içinde hareket ederken, koltuk takımına ya da en yakınındaki bir eşyaya tutunup öyle yürüyordu. Arada sırada genç bir adam ve karısı çocuklarıyla birlikte yaşlı kadını ziyarete geliyor, onunla vakit geçiriyordu. Bu özlem gidermek suretiyle yapılan ziyaretten çok, ölüp ölmediğini kontrol etmek amacıyla yapılan bir ziyaret olabilirdi.

***

Bir yıldız kaydı!

Bir yıldız durup dururken kayamazdı. Hele biri gözünü dikmiş ona bakarken bu kesinlikle olamazdı. Çünkü yıldızlar doğaları gereği utangaç varlıklardı. Aslında kayıp gitmelerinin tek sebebi de, tutunacak hiçbir şeylerinin kalmamış olmasıydı. Ne var ki insanoğlu bu durumu her seferinde yanlış yorumladı ve yıldızların öylece havada durduklarını düşünürdü.

Bir ara yerinden kalkar gibi oldu. Ancak sağ bacağı ayak bileğinden yukarı doğru tamamen uyuşmuş, karıncalanıyordu. Topuğunu gayriihtiyari olarak birkaç kez sert bir şekilde yere vurdu. Daha sonra alt komşuyu rahatsız edebileceği düşüncesinin verdiği endişeyle alt dudağını ısırdı ve topuğunu yere vurmaktan vazgeçti. Çünkü gece gece yersiz bir tartışmaya mahal vermeye gerek yok diye düşüyordu.

Işığı açmak üzere odanın giriş kapısı yanındaki düğmeye doğru yürümeye başladı. Ancak bir şey daha düşünüyordu o sıra.. O da insanlara göstermiş olduğu nezaketin onu ne kadar yorduğuydu. Neden her seferinde anlayış gösteren tarafın kendisi olduğunu düşünüyordu. Mesela üst komşunun şu anda kendi sağ bacağı gibi, bacağı uyuşsaydı… Ve o üst komşu bile isteye ayağını güm güm yere vursaydı ve bunu utanmadan devam ettirseydi… Acaba ona bir şey söyler miydi? Söylemezdi elbet! Çünkü kendi uyuşan bacağı, komşunun uyuşan bacağı kadar önemli olamazdı.

***

Ayağa kalkıp uyuşan bacağına gereken kan akışını sağlayıp, ışığı açmak üzere düğmeye doğru ilerlerken geçen zaman diliminde tüm bunları düşündü.

Odanın aydınlanmasıyla gözlerini adeta kör eden parlaklık, bir kaç saniye boyunca sürdü. Ardından usulca sanki görülmeye değer bir şey varmışçasına gözlerini tamamen açtı. Kapılar, pencereler ardına kadar açıktı. Çok geçmeden beyaz lamba etrafında küçük siyah noktalar uçuşmaya başladı. Bazı yörelerde buna mucuk deniyordu. Bazı yerlerde ise, üvez. Mucuk diyenler üvezi, üvez diyenler de mucuğu bilmezdi. Şanslıydı, çünkü her ikisini de biliyordu. Ne var ki bu yararsız bilginin hiçbir yerde işine yaramayacağının da farkındaydı. Üstelik üvezlerin ya da mucukların bu isim farklılığını pek de önemsediği söylenemezdi.

Birden, lambanın eftrafında dans etmekte olan mucukları! unutup, başını çevirdiği anda gözüne ilişen ve muhtemelen bir kısmı ölmek üzere olan balkon çiçeklerine doğru baktı.

İnsan emek verdiği bir şeyin, ölümüne şahit olunca kesinlikle acı çekiyordu. Bu ister saksıda bir çiçek, isterse fanusta kırmızı bir japon balığı olsun farketmiyordu. Her zaman üzülecek bir şeyler buluyorduk. Bu konuda üstümüze yoktu. Ya bir şeyleri mahvediyor ya da iyileştiriyorduk. Eğer bu iyi ve kötü, bir çocuk olsaydı ve biz onları parkta tahterevallinin iki ayrı ucuna oturtsaydık.. İyi, havada mutluluktan uçarken, kötü hızlıca poposunu geriye doğru çekerdi. İşte çiçeklerin ölümü de böyle bir şeydi. Çünkü onlara dadanan şeyler de kötüydü. Adına unlu bitleri denilen beyaz, mikro canlılardı. Bizler unlu bitleri gözüyle birer makro canlı olarak bazen bu mikro dediklerimiz karşısında boyun eğebiliyorduk.

diye düşünüyordu…

Çiçekler de haklıydı. Özel bir ilgi ve anlayış istiyordu. Bunu dile getirmeleri beklenemezdi. Ama onlara göre bir kulak olmak da imkansız değildi. İnsan aynı dili konuşabilirdi, ama bazen bir çiçek kadar dinleyemez ve anlayamazdı birbirini. Bu da çiçek bile olamamakla ilgiliydi.

Fanusta kırmızı bir japon balığı, tavanda uçuşan bir kaç mucuk ve gökyüzünde bir yıldız… Hepsi çiçek olabilirdi, insan dışında hepsi!

09.06.2020 – 01.47 / ANTAKYA

Tweet10Pin5Paylaş3GönderSummarize
Bir Önceki Yazı

Birkaç Saat Sonra

Bir Sonraki Yazı

100 Kelimelik Hikaye: Davetsiz

Çıplak Yazar

Çıplak Yazar

Amatör hikaye yazarı ve sıradan bir dünya vatandaşı. Evrime, dostluğa, sevgiye, paylaşmaya ve hayattaki iyi şeylere inanır. Zamanın en değerli şey olduğuna inanır ve bu yüzden hatırlanmaya değer güzel anılar biriktirmek için yaşar. Hakkımda daha fazla..

Benzer Yazılar

Öykü çalışmaları karakter yaratma
Öykü çalışmaları

Karakter Yaratmak Nedir Nasıl Yapılır? | Öykü Yazma Teknikleri

18 Eylül 2025
20.4k
en büyük başgan bizim başgan
Hikayelerim

En büyük başgan bizim başgan!

22 Eylül 2023
425
seksi olmayan bacak
Hikayelerim

Seksi olmayan bacak

18 Ağustos 2023
537

Düşünceler 4

  1. Talha Tokmak says:
    6 yıl önce

    Çok akıcı bir anlatımınız var. İnsanın daha çok okuyası geliyor. Kaleminize sağlık.

    0
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      6 yıl önce

      Yorumunuz için çok teşekkür ederim.

      Sadece “ruhu olan” yazılar yazmaya çalışıyorum.

      0
      Yanıtla
  2. Takipavm says:
    6 yıl önce

    Teşekkürler. Akıcı ve detaylı bir anlatım olmuş.

    0
    Yanıtla
  3. ferhat says:
    6 yıl önce

    teşekkürler

    0
    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

Neler olup bitiyor?

  • Muhammet - 1 ay önce

    Canavarla savaşırken canavarlaşmamak, modern zamanların en büyük ve en sessiz kahramanlığı sanırım. Manava kanmak, ruhun saflığını korumanın en ucuz bedeli…

    Bir yol! (Herkes ve hiç kimse için)

  • Yıldız Tozuvar - 2 ay önce

    Merhaba sevgili Çıplak Yazar, zamanın en tehlikeli sorularından birini incelemişsin: "Hey Grok Bu Gerçek mi?" Bu sorunun temelinde yatan can…

    Hey Grok Bu Gerçek mi?

  • A. Mertoglu - 2 ay önce

    Yapay zeka diye bir şey icat edilmemeliydi. Sosyal medyaya sardıkları yetmiyor gibi her yerdeler. İnsanları da aptallaştırdığını düşünüyorum.

    Hey Grok Bu Gerçek mi?

  • Sevda - 2 ay önce

    Sigara Yanıkları adlı bloga da bir bakmanızı öneririm.

    Takip Edebileceğiniz En Kaliteli Yerli Sinema Siteleri

  • furkan erkek - 3 ay önce

    Merhabalar, Çok güzel bir yazı.

    ✍️ İnsan Neden Yazar? Yazmanın Kökeni ve Yazarların Ortak Noktası Nedir?

Müdavim Dostlar

  • Ece Evren (29 yorum) 🌼
  • Begonvil Sokağı (28 yorum) 🌼
  • Büşra Bayram (25 yorum) 🌼
  • Yağmur Yağar (23 yorum) 🍀
  • Kaystros Tyrha (23 yorum) 🍀
  • Daha Mutlu Yaşam (21 yorum) ☘️
  • Yıldız Tozuvar (21 yorum) ☘️
  • Karga ve Kız (20 yorum) 🌱
  • ELİF sarı (18 yorum) 🌱
Logo

ABONELİK FORMU

Yeni yazılardan haberin olsun.

✉️
A Life Hastaneler Grubu
Avrupa Dayanışma Programı
 

Tüm içerikler Creative Commons BY-NC-ND 4.0 lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstererek paylaşabilirsiniz | Ticari amaçla kullanılamaz | İçerikler değiştirilemez

  • MesajMesaj gönder
  • Abone ol Abone ol
  • Kim neler demişKim neler demiş?
  • Ara

Sponsor İçerikler

Freelance Ekonomisi ve Uzaktan Yaratıcı Çalışma

Yazarlar İçin Sosyal Medya Stratejileri

Ev Dekorasyonlarının Olmazsa Olmazı Yeşil Bitkiler

Türkiye’nin En İyi Aspavası Seçildi

Adrasan

© 2026 ciplakyazar.com | Kişisel Blog “Dünyada bir başıma da kalsam, oturup yalnızlığımı yazardım.”

Feedback
  • Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Mail abonesi ol
DESTEK OL

© 2026 Çıplak Yazar - Kişisel Blog