• Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Destek

Çıplak Yazar | Kişisel Blog

Tülsü
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Uykudan uyandığım bazı sabahlar, dünyayı değiştirebileceğimi düşünürdüm.
Sonrasında çorabımın diğer tekini ararken bulurdum kendimi.
  • Günlük
    • Aforizmalar
    • Gece Yazıları
    • Şiirlerim
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
    • Ödüllü kısa filmler
    • Yabancı dizi önerileri
    • Tavsiye Filmler
  • Araştırma
  • Bloggess
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Nereden, nasıl geldin bilmiyorum ama burada bir şey yok ki.. :(
Tüm Sonuçları Gör
  • Günlük
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
  • Araştırma
  • Bloggess

Kayıp Keçi

Çıplak Yazar Çıplak Yazar
20 Mayıs 2016
Genel, Hikayelerim
4 dk.
A A

Kısa Hikaye: Keçi


Babam tam bir toprak insanıydı. Toprağı çok sever, yetiştirdiği her ekini daha baş gösterdikleri zaman evladı gibi okşardı. Onlarla konuşurdu su verirken. Kuşluk vakti de yani güneş doğmadan kalkar keçi ve koyunlarımızı otlatmak için dağa bayıra çıkarırdı. Sabah beni uyandırması için ne zaman ısrar etsem, uyandırmaya kıyamadığını söyler ve geçiştirirdi. Ben ise; hiç kendi başıma uyanamazdım.

Bir de çok sevdiğim keçim vardı. Kar gibi beyaz, iri ve üstelik çok uysal. Belki de içlerinde en uysal o olduğundan en çok onu seviyordum. Çoğu zaman evde elimle besler bakardım. Hamile olduğundan özel bakım da gerekliydi. Ne bileyim çocuk olduğum içindir belki de keçim ile aramızda gizliden bir bağ vardı. Bir gün babam yine koyunları otlatmaktan döndüğü bir vakit koşa koşa yanına gittim.

***

– Babaaa, babaaa beni niye götürmedin diye ağladım. Babam da kendin ne zaman kalkabilirsen o zaman gelirsin demişti. Babama kızmıştım ama aynı zamanda kendime de kızmıştım. Çünkü hem gitmek istiyor, hem de o saatlerde uyku sersemliği yüzünden uyanamıyordum. Ertesi gün gidebileyim diye kendi kendime söz verdim. Yine de ağabeyim Ahmet’e de sıkı sıkı tembih ettim.
– Ağabey nolur sabah uyanamazsam beni de uyandır babam beni de götürsün. O da gülerek olur dedi. Yatağa yattığımda gülüyordum yarın gidicem yarın gidicem deyip durdum kendi kendime.

***

Sabah olduğunda ise, Nazlı erkenden uyandırdı beni. Bu arada nazlı bizim horozumuzdur. Pek çiftleşmediği için eş beğenmiyor diye babam ona nazlı adını takmıştı. Heyecanla yataktan fırlayarak üzerimi giyinmeye başladım. Kasketimi taktım ceketimi ve pantolonumu giydim. Pantolonum da hep kısa olurdu bana ağabeyimin eskilerini giydiğimden yeni pek bir şeyim olmazdı. Yine gidemedim. Babam bugün siz burada kalın. Ağabeyin le birlikte evin ön yüzünü badana edin her yeri böcek sardı dedi. İlk başta üzülmüştüm ama badana yapacağız diye de sevinmiştim.

***

Sonra tekrar uyumaya gidip yarım kalan uykumun tadını çıkarmaya başladım. Aslında sadece keçimle oynayayım diye gitmek istiyordum. Bir de tabi sabahın ilk ışığında dağlarda koşup oynayabileyim diye. Ağabeyimle evin badanasını yaptık. İlk başta ince oldu ama sonrasında koyu bir ikinci kat sürdük. Üstüm başım batmıştı. Ama badana yapmak çok hoşuma gitmişti. Akşam yine babamı bekliyordum. Babam geldi ama keçim yoktu. Aradım aradım bulamadım. Babama gittim hemence.
– Baba babaaa benim keçim yok kaybolmuş orada mı unuttun diye sordum. Babam da;
– Keçini sattık oğlum yaşlı bir amca tek başına yaşıyormuş ona arkadaşlık etsin diye sattım. Uysal diye de çok sevdi. Ağlamaya başladım tabi.
Banane bananeee ben keçimi istiyorum. Git al getir geri keçimi. Hamileydi yavrusu olacaktı.. diye diye ağlayıp durdum.

***

Bir gün, iki gün, üç gün ne benim gözümde yaş dindi ne de babamın vicdanı yumuşadı. Alıp getirmedi keçimi. Akşam sofralarında yemek yemiyordum. Babama küsmüştüm çünkü. Suratım beş karış gezinip duruyordum. Bir kaç ay sonra küçük bir oğlak getirdi babam. Tıpkı da benim hamile olan keçimin yavrusu olabilecek bir keçiydi. Hemence kucağıma almaya çalıştım ama gücüm yetmedi kaldıramadım. Ben de bu yüzden boynuna sarıldım. Yüzünü öptüm kokladım. Sonra tabi babam oğlum bu senin keçinin yavrusu dedi. Yaşlı adam sana vermek istedi ben de alıp getirdim dedi. Ben çok sevindim ama aynı zamanda da üzüldüm.
– Baba nolur keçimi de geri alalım nolur diye sızlandım durdum. Babam illa yok yok yok dedi. İyice sinirlenmiş kızmıştım babama. Keçimin yavrusunu çok sevmiştim ama yine de yavrusunu özler diye geri göndermek istedim. Aslında içimden gelmiyordu göndermek  ama yine de dayanamadım.

***

Babam ne yavruyu gönderdi ne de keçimi alıp getirdi. Bu yüzden de çoğu zaman nefret ettim babamdan. İyi biriydi ama böyle bir şey yapması beni derinden etkilemişti. Bu anlattıklarım yaklaşık on sene önce olan bir olaydı ama bugün lafı açılınca babamdan her şeyin aslını öğrendim. Şimdi kocaman bir delikanlı oldum. Babamla her şeyi uzun uzun konuştum. Keçim meğerse bir kayadan düşüp ağır şekilde yaralanmış. Ölmek üzereymiş. Babam da yavruyu kaybetmemek için karnını yarıp almış. Ortada ne keçim de bir yaşlı adam varmış meğer. Daha sonra çıkardığı yavruyu da sırf ben üzülmeyeyim diye keçimin öldüğünü bilmeyeyim diye bir arkadaşına vermiş bakması için. Bana da bu yüzden yalan söylemiş. Keçimin öldüğüne gerçekten üzüldüm. Ama artık babamı daha çok seviyorum.

Böylece bir kısa hikaye daha son bulur. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Lütfen kısa da olsa yorum yapmayı ihmal etmeyin. Eğer siz de kısa hikaye yazıyorsanız, yayınlanması için bana gönderebilirsiniz.

Bir öykü de sen gönder
Tweet4Pin1Paylaş1GönderSummarize
Bir Önceki Yazı

Aynı anda iki blog yazmak

Bir Sonraki Yazı

Otobüs Yazıları : 9 Numaralı Yolcu

Çıplak Yazar

Çıplak Yazar

Amatör hikaye yazarı ve sıradan bir dünya vatandaşı. Evrime, dostluğa, sevgiye, paylaşmaya ve hayattaki iyi şeylere inanır. Ölümü sık düşünür ve bu yüzden hatırlanmaya değer güzel anılar biriktirmek için yaşar. Hakkımda daha fazla..

Benzer Yazılar

Öykü çalışmaları karakter yaratma
Öykü çalışmaları

Karakter Yaratmak Nedir Nasıl Yapılır? | Öykü Yazma Teknikleri

18 Eylül 2025
20.5k
en büyük başgan bizim başgan
Hikayelerim

En büyük başgan bizim başgan!

22 Eylül 2023
430
seksi olmayan bacak
Hikayelerim

Seksi olmayan bacak

18 Ağustos 2023
541

Düşünceler 9

  1. Aytül Örcün says:
    10 yıl önce

    ''Ünlü yazar ve düşünürler'' yazınızda bahsettiğiniz gibi benim de size dair zihnimde oluşanlara göre hayli duygusal bir hikayeydi.Demek ki daha çok diğer yanlarınız ön plana çıkmış benim algımda;) Bir sonrakini merak ettim.Azrail de var isminde galiba 😉 Başarılar…

    0
    Yanıtla
    • Ciplak Yazar says:
      10 yıl önce

      Yorumunuz için teşekkür ederim ederim. Evet sonraki hikaye Eskici ve Azrail olacak yani umarım o olacak. Çünkü hikaye yazma saatim diye bişeyim yok.
      Sadece sokaktan geçen bir eskiciyi görünce kafamda taslagı oluştu ama daha bir satır bile yazmadım 🙂

      Aslında önce taslağı düşündükten sonra kafamda bitirmeye çalışıyorum. Yani hikayeyi bitirmeden tek bir satır bile yazmıyorum. 🙂

      0
      Yanıtla
  2. Gözde Sarı says:
    10 yıl önce

    Hı sonunu okuyunca kötü oldum be 🙁

    0
    Yanıtla
    • Ciplak Yazar says:
      10 yıl önce

      Yeni hikaye geliyo sırada azrail ve eskici. 🙂

      0
      Yanıtla
  3. Ciplak Yazar says:
    10 yıl önce

    Biraz çocuk masalı gibi olmuş sabah okuyunca fark ettim. Bu da böyle olsun. :))
    Okudugunuz için teşekkür ederim.

    0
    Yanıtla
  4. Yağmur Yağar says:
    10 yıl önce
    🍀 Müdavim Okur

    Masal tadındaydı uyumadan önce iyi gitti. İyi geceler tatlı uykulaaar…

    0
    Yanıtla
  5. fatime öcal says:
    10 yıl önce

    Hayatım boyunca pek çok kere ailemle tartıştım. Bunu okuyunca bazen her şeyin göründüğü gibi olmadığını tekrar hatırladım…

    0
    Yanıtla
    • Ciplak Yazar says:
      10 yıl önce

      Hangimiz ailelerimizin zaman zaman asi çocukları olmadık ki 🙂

      0
      Yanıtla
  6. Serdar Sözkesen says:
    10 yıl önce

    sitenizi takibe aldım, bende beklerim… http://www.serdarilefutbol.blogspot.com.tr

    0
    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

Neler olup bitiyor?

  • ali çakır - 3 gün önce

    Gel kardeşim sakin ol burda cıldırmazssın

    Üye Olurken Çıldırtan Webmaster Forumları (R10 ve İyinet Üyelik)

  • Nizamettin Gümüş - 1 hafta önce

    Yolu bulamayanların en azından aradığını bilmesi bile bir şey. Çoğu insan kaybolduğunun farkında bile değil.

    Bir yol! (Herkes ve hiç kimse için)

  • Yıldız Tozuvar - 2 hafta önce

    Gerçekten de öyle! Yazdıklarını okurken o kalemi kutsal ve eşsiz bir obje tutar gibi aynı huşu içinde tuttuğunu adeta görebiliyor…

    Yazmak İçin Okumak Mı Gerekli, Herkes Yazabilir Mi?

  • Yıldız Tozuvar - 2 hafta önce

    Yargılanmadan veya sorgulanmadan saçmalayabilmek ne güzel değil mi?

    Soğanı mı feda etmeli, patatesi mi?

  • Yıldız Tozuvar - 3 hafta önce

    İkiye kestiğin soğanı atsan nasıl olur? Hem hedefi vurma şansı artar 🙂

    Soğanı mı feda etmeli, patatesi mi?

Müdavim Dostlar

  • Ece Evren (29 yorum) 🌼
  • Begonvil Sokağı (28 yorum) 🌼
  • Yıldız Tozuvar (28 yorum) 🌼
  • Büşra Bayram (25 yorum) 🍀
  • Yağmur Yağar (23 yorum) 🍀
  • Kaystros Tyrha (23 yorum) ☘️
  • Daha Mutlu Yaşam (21 yorum) ☘️
  • Karga ve Kız (20 yorum) 🌱
  • ELİF sarı (18 yorum) 🌱
Logo

ABONELİK FORMU

Yeni yazılardan haberin olsun.

✉️
A Life Hastaneler Grubu
Avrupa Dayanışma Programı
AlaTourqo — Guided Tours from Europe
 

Tüm içerikler Creative Commons BY-NC-ND 4.0 lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstererek paylaşabilirsiniz | Ticari amaçla kullanılamaz | İçerikler değiştirilemez

  • MesajMesaj gönder
  • Abone ol Abone ol
  • Kim neler demişKim neler demiş?
  • Ara

Sponsor İçerikler

Freelance Ekonomisi ve Uzaktan Yaratıcı Çalışma

Yazarlar İçin Sosyal Medya Stratejileri

Ev Dekorasyonlarının Olmazsa Olmazı Yeşil Bitkiler

Türkiye’nin En İyi Aspavası Seçildi

Adrasan

© 2026 ciplakyazar.com | Kişisel Blog “Dünyada bir başıma da kalsam, oturup yalnızlığımı yazardım.”

Feedback
  • Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Mail abonesi ol
DESTEK OL

© 2026 Çıplak Yazar - Kişisel Blog