• Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv

Çıplak Yazar | Kişisel Blog

Tülsü
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Uykudan uyandığım bazı sabahlar, dünyayı değiştirebileceğimi düşünürdüm.
Sonrasında çorabımın diğer tekini ararken bulurdum kendimi.
  • Günlük
    • Aforizmalar
    • Gece Yazıları
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
    • Ödüllü kısa filmler
    • Yabancı dizi önerileri
    • Tavsiye Filmler
  • Araştırma
  • Bloggess
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Nereden, nasıl geldin bilmiyorum ama burada bir şey yok ki.. :(
Tüm Sonuçları Gör
  • Günlük
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
  • Araştırma
  • Bloggess

İnsan geçmişe neden özlem duyar ki?

Çıplak Yazar Çıplak Yazar
24 Şubat 2017
Gece yarısı sayıklamaları, Genel, Günlük
3 dk.
A A

Dizlerimi yaraladığım çocukluk yıllarımı özledim bugün. Garip, aptalca, anlamsız gelen her şeyi özledim. İnsan belirli bir yaşa gelince hafızasında pek bir şey kalmıyor. Fakat bazı şeyler hiç ama hiç silinmiyor. Başımı kaldırıp gökyüzüne baktığımda havanın yıllar önceki aynı kokusunu hissettim. Gökyüzü aynı gökyüzü, soluduğum hava aynı havaydı. Biraz daha zorlasam sokaktan geçen insanlar ve arabaları bana bir dejavu yaşatması için zorlayabilirdim belki.

İnsan geçmişe neden özlem duyar ki?

Eski filmler niye çok güzeldi? Ya da klişe dediğimiz eski bayramlar.. Parkasıyla ölüme giden adamları neden hep özleriz? Ruhumu sızlatan bir yanı var bu karmaşık duyguların. Çünkü özlenen her şey burukluğu da beraberinde getiriyor. Çoktan geçmiş ve bitmiş diye ağız ucuyla dile getirdiğimizde ne de kolay söyleriz aslında. Ama özlemekten de kendimizi alıkoyamayız. Her şey söylendiği kadar kolay olsaydı, kolayca unutulur bir çırpıda geçer giderdi. Geçmesin! Ara ara uğrasın inceden inceden sızlatsın sonra yine gitsin. Ama hep gelsin.

Hayatına bak!

İleriye, hep ileriye diye nasihatler verir bazıları. Onlar bile aynı özlemi duyarlar halbuki. Eski türkülerin ve sözlerin, sıcacık samimi insanların, temiz aşkların özlemini. Kafka gibi sevmek ya da seveni görmek isteriz.. Ama bir türlü kendimiz Kafka olmayı beceremeyiz. Tıpkı Milena olmayı beceremediğimiz gibi.. Filmlerdeki gibi işte.. Ne diyordu boyacı Halil? Ben sizin resminize aşığım! O insanları görmeyi isteriz işte. Gerçekten özleriz çünkü.

Sevmek zamanı mı geçti, biz mi geçtik yoksa o zamanın içinden?

Hayat, yavru bir kedinin oyun oynadığı iplik yumağı gibi.  Hem karmaşık, hem tek bir parça.. Damakta kalan eski bir tat, ya da bir koku gibi gizli her şey. O gizli kokuları özleriz. (Yazar bir sigara yaktı) Hayatta kalma mücadelesinde aldığımız fiziksel darbeler, birer hatıra gibi belki küçük izler bırakır bedenimizde. Peki ya kalbimiz? İşlevi kan pompalamak olan bir organ işte.. diyesim gelse de diyemediğim kalbimiz? Keşke ne sen sor, ne ben söyleyeyim diye kenara atılabilecek bir şey olsaydı.

Değil!

Herkesin yüreği biraz nasırlıdır!

Özlemler de o nasırlardan yalnızca biri. Olgun insan deriz ya hani, ortada olan aslında olgun bir yürektir. Yoksa yürek herkeste var abicim. Ama bir bak bakalım ne kadar özlemle dolu, ne kadar yaralı? Görebilirsen tabi.

Bir ağaç gölgesinde kaygısızca uzanıp, serin serin esen havanın verdiği huzuru düşledim bugün. Gece vakti bir yıldıza takıldı gözüm. Aynı yıldıza kim bilir kaç kişi uzun uzun bakıp da, bir şeyler geçirdi içinden diye o insanları düşledim.

Hatta belki de birisi şöyle bir şey geçirmiştir içinden :
Her şeye rağmen, hayatta olmanın verdiği his ile yüzümde oluşan tebessümü kendimden gizleyemiyorum.

Gökyüzü aynı gökyüzüydü çünkü. Asırlardır yağmakta olan yağmur, tenimizi ısıtan güneş aynı. Bizim dışımızda hiçbiri değişmedi. Yağmurdan sonra gelen toprak kokusunun, bizden öncekileri de mest ettiğine şüphem yok. Belki o kokuda hissedilen duygular da aynıdır kim bilir? Benzer yalnızlığa ya da mutluluğa şahit olmuşlardır.

Bugün bir çok şeyi özledim.

Bu diyardan gelip geçen koca yürekli insanları özledim.

Her şeyden biraz kalır, diyordu hayat… Kavanozda biraz kahve, kutuda bir kaç sigara, insanda biraz acı.

Tweet7Pin3Paylaş2GönderSummarize
Bir Önceki Yazı

Nesli tükenmiş bloglar

Bir Sonraki Yazı

Kalabalık mekanlarda kitap okumak

Çıplak Yazar

Çıplak Yazar

Amatör hikaye yazarı ve sıradan bir dünya vatandaşı. Evrime, dostluğa, sevgiye, paylaşmaya ve hayattaki iyi şeylere inanır. Ölümü sık düşünür ve bu yüzden hatırlanmaya değer güzel anılar biriktirmek için yaşar. Hakkımda daha fazla..

Benzer Yazılar

31 aralik 2025
Günlük

2025’in Son Sabahı: Üşüyen Burunlar ve Sıcak Hayaller

31 Aralık 2025
114
kitabimi kim caldi karanlik
Günlük

Karanlık: Kitabımı kim çaldı?

28 Kasım 2025
116
fisiltilar ve insanlar
Günlük

Fısıltılar

21 Kasım 2025
62

Düşünceler 2

  1. Begonvil Sokağı 🌼Müdavim Okur says:
    9 yıl önce

    Yüreği nasır olmayan ham kalmıştır, olmamıştır. Nasır kaba, sert, bozulmuşluk değil aksine yaşanmışlık, acıları bile tecrübe diye artı tarafa koymaktır/koyabilmektir. Hayat güzeldir kısaca, çünkü geçici değil tükenmezdir. Bizden değil bize verilen sonsuzluktur. Saydıklarınız ve hiç değişmeden duruyor dedikleriniz bize verilen sayfada üzerine yazdıklarımızın sayfa süsü ya da mürekkebi gibi. Özlem cesedimizle ruhumuzun hasbihal etmesidir bir nevi.. Kalp nasır tuttukça belki kabuk olur o nasır da korur onu, bilinmez..

    0
    Yanıtla
    • Ciplak Yazar says:
      9 yıl önce

      Yorumunuzu kendi yazımdan daha çok beğendim.

      0
      Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

Neler olup bitiyor?

  • furkan erkek - 1 hafta önce

    Merhabalar, Çok güzel bir yazı.

    ✍️ İnsan Neden Yazar? Yazmanın Kökeni ve Yazarların Ortak Noktası Nedir?

  • zehra kılıç - 1 ay önce

    Peki defalarca neden yapılmaması gerektiğini açıklamamıza rağmen yapıyorsa???? herşeyi nedenleriyle açıklayarak anlatan ebeynleriz aslında ama çok üzülüyoruz çok yıprandık. hep…

    Çocuklar ''Yapma Denileni'' Israrla Neden Yapar?

  • Lumex Studio - 1 ay önce

    Gerçekten keyifle okudum Karanlık ve ışık metaforunu bu şekilde günlük perspektifinden görmek çok güzel. Devamını bekliyorum!

    Karanlık: Kitabımı kim çaldı?

  • Zengin Mineralli Blog - 2 ay önce

    Benim ev-iş arası yolculuğum trafiğe bağlı olarak 30 ile 45 dakika arasında sürüyor. Kışın kulaklıkla bir şeyler dinleyerek, yazın ise…

    Karanlık: Kitabımı kim çaldı?

  • hayat erkeği - 2 ay önce

    iş gibi görünce yazarsın, kendine iş yapmak lazım yoksa yazamazsın.

    ⁉"Ya geber ya da yaz!"

Müdavim Dostlar

  • Ece Evren (29 yorum) 🌼
  • Begonvil Sokağı (28 yorum) 🌼
  • Büşra Bayram (25 yorum) 🌼
  • Yağmur Yağar (23 yorum) 🍀
  • Kaystros Tyrha (23 yorum) 🍀
  • Daha Mutlu Yaşam (21 yorum) ☘️
  • Karga ve Kız (20 yorum) ☘️
  • Yıldız Tozuvar (20 yorum) 🌱
  • ELİF sarı (18 yorum) 🌱
Logo

ABONELİK FORMU

Yeni yazılardan haberin olsun.

✉️
A Life Hastaneler Grubu
Medical Park Hastanesi
Avrupa Dayanışma Programı
 

Tüm içerikler Creative Commons BY-NC-ND 4.0 lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstererek paylaşabilirsiniz | Ticari amaçla kullanılamaz | İçerikler değiştirilemez

  • MesajMesaj gönder
  • Abone ol Abone ol
  • Kim neler demişKim neler demiş?
  • Ara

Sponsor İçerikler

Yazarlar İçin Sosyal Medya Stratejileri

Ev Dekorasyonlarının Olmazsa Olmazı Yeşil Bitkiler

Türkiye’nin En İyi Aspavası Seçildi

Adrasan

Yaz aylarının vazgeçilmezi Suluada!

© 2026 ciplakyazar.com | Kişisel Blog “Dünyada bir başıma da kalsam, oturup yalnızlığımı yazardım.”

Feedback
  • Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
Mail abonesi ol

© 2025 Çıplak Yazar - Kişisel Blog - Çıplak Yazar - Kişisel Blog