Paylaşmak neden önemlidir, neden paylaşmalıyız, paylaşmanın önemi nedir gibi soruların tümüne cevap arıyorsanız şu anda tam da doğru yerdesiniz.
Paylaşmak denince akla ilk gelen şey; bizde olanı başkasına vermek onu bölüşmektir ve bunu yaparken de karşılık beklememektir. Bu yüzden paylaşmanın sadece yardımlaşmak olmadığını, aksine yardımlaşmanın da paylaşmanın bir parçası olduğunu iyi anlamamız gerekir.
Paylaşmak, hayatın temel kuralıdır!
Dünyamızda şu anda 7,5 milyar insan yaşıyor. Tüm bu insanların olmadığını ve dünyada tek başınıza olduğunuzu bir hayal edin…
Bir yerleri gezip görmek istemeyeceksiniz… Çünkü gördüğünüz güzelliklerin hiçbirini anlatacak kimseniz olmayacak!
Fotoğraf çekmek istemeyeceksiniz… Çünkü çektiğiniz fotoğrafları etiketleyecek arkadaşlarınız ya da onları gösterecek kimseniz olmayacak!
Film izlemek istemeyeceksiniz… Çünkü izlediğiniz filmleri kimseye tavsiye edemeyecek ya da hevesle anlatamayacaksınız!
Şarkılar dinlemek istemeyeceksiniz… Çünkü dinlediğiniz şarkıları birlikte söyleyeceğiniz kimseniz olmayacak!
İnanın bunun gibi yüzlerce örnekle devam edebiliriz bu listeye. Çünkü insan sosyal bir varlık olduğu için ”topluluk içinde yaşamaya ve paylaşmaya” her zaman ihtiyaç duyar. Bu yüzden yaşamak, paylaşmak olmadan anlamsızdır!
Peki sadece somut şeyleri mi paylaşıyoruz?
Okuması için yakın bir arkadaşınıza bir kitap verdiğinizi düşünün. Kitabın içinde de altını çizdiğiniz cümleler olsun. Peki bu durumda sadece kitabı mı, yoksa kitapla birlikte kendi duygu ve düşüncelerinizi de mi paylaşmış olursunuz?
Demek istediğim şu ki; altını çizdiğiniz cümleler belki de tüylerinizi diken diken eden ve benimsediğiniz sözler olduğu için, yapmış olduğunuz şey, kitapla birlikte duygularınızı da paylaşmak olur.
Bunun dışında elbette günlük hayatımızda biz farkında bile olmadan diğer insanlarla paylaşım içinde oluruz.
Evleniriz, hayatımızı paylaşırız.
Dostlarımız vardır. Onlarla mutluluğu ve acılarımızı paylaşırız.
Bazen doymayız ama yemeğimizi paylaşırız.
Öğreniriz, öğrendiğimizi paylaşırız.
Zaten insan olmanın ve yaşamanın tek anlamı da öğrenmek ve öğrendiğini paylaşmaktır. Eğer günümüz insanı sahip olduklarını neye borçlu? başlıklı yazımı okursanız demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Kısacası hayatın her alanında ve her anında diğer insanlarla etkileşimde bulunarak paylaşım halinde oluyoruz. Bu yüzden paylaşmak erdemli bir davranış olduğu gibi aynı zamanda bir ihtiyaçtır.
Paylaşmak neden önemlidir?
Bilgi güçtür!
Paylaşılmayan bir bilgi de bu yüzden gömülü hazinelere benzer.
Örneğin size kargalar hakkında bir bilgi vereyim:
Kargalar gerek görünüş, gerekse o kalın rahatsız edici seslerinden ötürü insanlar tarafından pek sevilmezler. (ben her türlü hayvanı severim.) Aynı zamanda karmaşık ve sosyal yapılarıyla zeki kuşlar olarak da bilinirler. Bir karga öldüğünde, diğer kargalar hemen etrafına toplanırlar. Bunun nedeni ise; ölen karganın, alandaki bir tehdit sonucunda ölüp ölmediğini anlamaya çalışmalarındandır.
Bunu elbette ben test etmedim ya da kargaları incelemedim. Sadece emek vererek araştırmış kimselerin edindikleri bilgiyi paylaşmasıyla öğrendim. Eğer onlar paylaşmamış olsaydı, ya da şimdiye dek kimse kargalar üzerinde bir araştırma yapmamış olsaydı biz bu bilgileri hiçbir zaman öğrenemeyecektik.
Sihirli sözcük yine paylaşmak.
Yani bir şeyi öğreniyor ve öğrendiğiniz şeyi paylaşmıyorsanız, öğrendiğiniz şeyin hiçbir değeri kalmıyor. Çünkü sadece siz biliyorsunuz. Eğer dünyadaki en güzel pizza tarifini siz biliyorsanız onu elbette paylaşmayın. Ancak o pizzadan da insanları mahrum etmeyin.
Eğer bir çocuk yetiştiriyorsanız ona üç şeyi mutlaka öğretin. (Merhamet etmesini, sevmesini ve paylaşmasını.) Çünkü bu duyguları tam anlamıyla öğrenen bir çocuk, ilerde belki çok başarılı bir insan olmasa da, en azından suça meyilli, çevresine zarar veren bir birey olmayacaktır.
Dünyada bu kadar açlık neden var sanıyorsunuz?
Bir şeylerin yetmiyor oluşundan mı?
Kesinlikle hayır.
Tek sorun insan olarak paylaşmayı bilmememizdir. Tek sorun birileri aç iken, başka birilerinin göbek büyütüyor olmasıdır. O yüzden şu kısa filmi de izlemeden geçmeyin.
Çok güzel bir etkinlik.Tabi ki googlede paylaştım ben de 🙂 Ayrıca size mail de attım 🙂 Teşekkürler 🙂
Çok güzel bir yazı ve vurucu bir kısa film. Filmi izlerken,aç torunlarını avutmak için taş kaynatan nine aklıma geldi.
"Açları değil tokları doyuramıyoruz" da özetleyen bir anektod aslında..
Paylaşım(!)ı anlatan bir kısa film de benden gelsin: https://www.youtube.com/watch?v=C8174mj0tIk
Hoşgeldin Optamin, değerli yorumun için çok teşekkür ederim.
Videoyu izledim düşünce çok güzel. Duyguları çok iyi yansıtmış özellikle.
"Katılım için blogumu, facebook, twitter gibi hesaplarımı takip etmenize ya da bu yazıyı paylaşmanıza gerek yok."
İşte bu cümleyi tebrik etmek istiyorum. 🙂 Çünkü bir çok blogger çekiliş yapıyor ve bloğunu takip etmek koşuluyla yapıyor bunu.
Herkesin görüşü farklıdır tabi. Ben böyle uygun gördüm.
paylaşmanın önemini hatırlattığın için sana çok teşekkür ederim bazen paylaşmayı ve etrafımız da ki paylaşmayı bekleyen insanları göremiyoruz buda bizim ayıbımız Dilerim bu yazdıkların herkese ve hepimize örnek ve vesile olur yüreğine emeğine sağlık….
Değerli yorumunuz için ben teşekkür ederim. Yapmış olduğum her şeyin bir amacı var.
İnce davranışın için ben de teşekkür ederim. Sevdiğim bir anektod var:
Eski filmlerden birinden hafızamda kalan bir sahne.
Afrika'da muhabir kadın, hayatını yoksullara adayan zengin işadamına soruyor. "Açlığı ve sefaleti dünyada niye bitiremiyoruz?"
Adam cevap veriyor. "Açları doyuramadığımız için değil, zenginleri doyuramadığımız için bitiremiyoruz." .
Bir yerlerde denk gelip okuduğum bir yazıydı sanırım. Tekrar paylaştığın için teşekkür ederim.
Şahanesin Çıplak Yazar, ne kadar düşüncelisin.
Paylaşabilmek herşeyin başı, acıyı, sevgiyi, mutluluğu, malı, mülkü, ekmeğini…Hiçbir şeyin yoksa güler yüzünü paylaşabilirsin bir insanla.
Sevgiler.
Burada yorumlarını görmeyi istediğim bir isimdiniz İstanbul Hanımefendisi. Yorumunuz için teşekkür ederim.
Paylaşmanın yeri çok mühim hayatımızda, keşke herkes gereken önemi verebilse.
Kargalı örnek. Herkes sevmiyor anlıyorum da bazılarınınki nefret boyutunda ya onu anlamıyorum. Zeki hayvanlar vesselam 🙂
Videoyu pc deyken izleyeceğim.
Etkinlik çok hoş olmuş. Katılımcısı değil ama duyurucusu olabilirim 🙂
Etkinlik olarak düşünmedim aslında sadece yazıya bağlı bir paylaşımda bulunmak istedim. Kargalardan bahsederken aklıma gelmedin değil. 🙂
Gene damardan girmişsin ve son satırlarda altın vuruşu yapmışsın Çıplak Yazar.
Teşekkür ederim Gizli Özne.
Sosyal ağlarda paylaştım yazıyı yalnız:)
Desteğin ve yorumun için ben teşekkür ederim. Bir ilk olsun istedim açıkçası. Bu yüzden de kimseden blogumu takip edin, yazıyı paylaşın diye ciplakyazar.com adına prim yapmak istemedim.
Çok güzel..yazı da niyetin de.
Bende okunmamış çok kitap olduğundan listeden çok istesem de kitap istemeyeceğim..çok isteyen birinin olsun isterim teşekkür ederim blog cilde bir güzelliği tekrar dile getirip hatırlattığın için.