• Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim

Çıplak Yazar | Kişisel Blog

Takip et
Tülsü
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Uykudan uyandığım bazı sabahlar, dünyayı değiştirebileceğimi düşünürdüm.
Sonrasında çorabımın diğer tekini ararken bulurdum kendimi.
  • Günlük
    • Aforizmalar
    • Gece Yazıları
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
    • Ödüllü kısa filmler
    • Yabancı dizi önerileri
    • Tavsiye Filmler
  • Araştırma
  • Bloggess
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Nereden, nasıl geldin bilmiyorum ama burada bir şey yok ki.. :(
Tüm Sonuçları Gör
  • Günlük
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
  • Araştırma
  • Bloggess

Kuştan kaçarken balığa tutulmak

Çıplak Yazar Çıplak Yazar
16 Kasım 2025
Günlük
5 dk.
A A
4

Bir keresinde bir kanaryaya Ömür adını koymuştum. Uzun yaşasın diye. Bir hafta sonra öldü.

Adı Ömür olan bir kuşun bir hafta sonra ölmesi, ismi koyan kişiye biraz acayip hissettiriyor doğrusu. Hatta biraz da suçluluk duygusuyla karışık sorumluluk. Sanki Ömür değil de Boncuk falan koysaydım daha uzun yaşayacakmış gibi garip bir his işte. Ya da belki his değil de fark edemediğimiz türden, etki ve tepkilerin birbiri içine geçtiği, adını koyamadığım enerjimsi başka bir şey.

Yıllar geçmesine rağmen hâlâ bu kuş gelir aklımıza. Küçük kardeşimle lafını eder, güleriz.

“Ağabey ya, hatırlıyor musun? Hani beyaz bir kuş almıştık…”
(Tabii hatırlıyorum güzel kardeşim, unutmadım.)
“Hani sen kuşa Ömür adını koymuştun da bir hafta sonra ölmüştü.”
Ve gülmeler…

Bu son kısımdaki gülme, o an çok belli etmesem de aslında beni biraz kızdırıyor. Ben de “Napalım, adam bize hasta kuş satmış demek ki, biz de alırken bilememişiz.” deyip geçiştirerek kızgınlığımı gizlerim.

Ömür’ün ölümünden sonra pek bir kuş merakım kalmadı. Dahası, kuş beslemek bana çok itici gelmeye başladı. Kafesin temizliği, ara sıra evin içinde uçsun diye bırakmalar, omuza koymalar, satılan ballı yemler, bol vitaminli besleyici sular, “Hadi babacık de, hadi çiçiii kuş çiçiii kuş de” diye oyalanmalar… Açıkçası hepsi saçma gelmeye başladı. İnsan böyle boş uğraşlar yerine vaktini daha değerli başka şeylere harcamalı bence. Nedir mesela?

Balık beslemek!

Ben de yıllar sonra, radikal bir karar ve hevesle, ufak bir akvaryumda bakmak üzere güzel bir beta balığı aldım.

Betaları ne kadar bilirsiniz bilmem ama görünüş itibarıyla aklınızda canlandırma teşebbüsüne girmeden önce bir resim ekleyerek merakınızı gidereyim.

beta balik
Betta Fish

Betalar tek yaşar. Dişisi, erkeği veya kendi türünden kim varsa sevmez. Biraz geçimsizler anlayacağınız. (Yalnızlığı da seviyor olabilir.) Bu sebeple akvaryumun ya da ufaktan cam fanusun tek sahibidirler. Tabancaları yoktur ama İyi, Kötü ve Çirkin filmindeki Sarışın gibi hep tek takılırlar. Neden bilmem, özellikle de böyle kendi başına buyruk halleri benim çok hoşuma gittiğinden onları “asil balıklar” kategorisine koymayı uygun buldum. Benim kısaca hayranlığım da bu sebeplerden kaynaklı. Balık da balık hani. Başkalarının “ıyyy” demesini, “Sen balıktan ne anlarsın lan!” dercesine bir iç sesle saçma bulsam da, benim için eşsiz güzellikteler.

Beta balığım, dokuz aylık birlikteliğimizin ardından öteki dünya diye tabir edilen diyar-ı âleme göç eyledi. X hesabımdan ve Instagram hesabımdan fotoğraflarını paylaşıp taziyeleri kabul ettim. Eee biraz da üzüldüm tabii. Yeri geldiğinde soframıza 400 gramlık levreği yatırıp afiyetle yiyoruz ama bu durum başka. İster istemez balık da olsa çiçek de olsa duygusal bir bağ kuruyoruz. Kuramayan da bir zahmet evcil hayvan beslemesin zaten.

Betanın ölümüyle (isim de koymamıştık hayvana) akvaryumu biraz üzüntü, biraz öfke, biraz da ne yaptığımı bilmez bir tavırla bir kenara attım. Kaç ay oldu, onu da saymadım. Ve nedendir bilmem, o kadar zaman sonra dün öylesine, hiç aklımda yokken balık almaya gittim. Bu kez bir Japon, bir de çöpçü alırım diye düşünüyordum. Ne alacağı belli, kaç alacağı belli; tezgahtarın görünce içi açılan o “hazır müşterilerden” biri gibi kasılarak dükkâna girdim. Petshopta ilkokul çağında, yanakları al al, esmer ve kepçe kulaklı bir çocuk duruyordu.

“Merhaba canım, Japon balığı var mı?”
“Var ağabey.”

Dedikten sonra arkada bulunan irice akvaryuma bakmaya başladım. Balıklar açıkçası pek hoşuma gitmedi. Renkleri soluk ve cansızdı.

Yine de sormadan edemedim.

“Japonlar tek yaşıyor mu?”

“Japonlaaaar…” diyerek kısa bir düşündükten sonra, “Yaşar abi.” dedi.

Bana pek emin değilmişsin gibi geldi.
“İstersen Google’a bir soralım mı?”

“Yok abi, yaşar yaşar.”

“Tamam o zaman. Eğer tek yaşıyorsa senden tek balık alıp iki tane parası ödeyeceğim. Eğer yaşamıyorsa senden balık alır ama para vermem.”

“Yok ağabey, öyle olmaz.” deyip güldü.

Halbuki yaşardı. Ama onun emin olmayıp emin gibi konuşması, tüccarlığın ince sanatını hafiften de olsa kavraması hoşuma gitti. Çünkü satış yapmak istiyordu. Biz de ikna edilmek üzere hazır kıta bulunan bir alıcı olduğumuzdan tamam deyip kabul ettik.

Balıkların rengi itibarıyla hoşuma gitmediği için almak istemediğimden petshoptan ayrıldım. Bu ziyaretimin üstünden sanırım üç ay geçti ve aklımın ucunda bugün yeniden “Ulan acaba yine beta mı alsam?” gibi bir düşünce belirdi. Şimdi yine birileri çıkıp çok kararsız olduğumu söyleyecek, ardından da “Siz hangi burçsunuz?” diye sorup burcum üzerinden karakter tahlil etmeye teşebbüs edecek ama olsun.

Kararsızlık içinde yazıma burada son verirken, kısa bir anket eklemeden edemedim.
Katılırsanız çok memnun olurum.

14
Ben şimdi napayım?
 

Meraklısına bazı faydalı kaynaklar

  • Evrim Ağacı – Beta Balıklarına dair bilmeniz gereken temek bilgiler
PaylaşGönderPaylaş1Tweet1Paylaş
Çıplak Yazar

Çıplak Yazar

Amatör hikaye yazarı ve sıradan bir dünya vatandaşı. Evrime, dostluğa, sevgiye, paylaşmaya ve hayattaki iyi şeylere inanır. Zamanın en değerli şey olduğuna inanır ve bu yüzden hatırlanmaya değer güzel anılar biriktirmek için yaşar. Hakkımda daha fazla..

Benzer Yazılar

kitabimi kim caldi karanlik
Günlük

Karanlık: Kitabımı kim çaldı?

28 Kasım 2025
31
fisiltilar ve insanlar
Günlük

Fısıltılar

21 Kasım 2025
26
Yaşar Kemal
Günlük

Yaşar Kemal’in İzinde…

12 Eylül 2025
87

Yorumlar 4

  1. SaYLo says:
    2 hafta önce

    Balık çok zahmetli ama bir o kadar da rahatlatıcı 🙂
    Unuttuğun an vicdan azabı çekiyosun 🙂

    0
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      2 hafta önce

      Evet gerçekten zahmetli. Ama insan sevdiği bir şeyle uğraşırken o zahmet olmaktan çıkıyor. Mesela çiçekler de öyledir. Gübresi, toprak değişimi, yerini sevmesi, büyüyünce saksı değiştirmesi, yapraklarını temizlemesi… Kısaca çocuk gibi bakım isterler. Ama bahar gelince de hep birlikte şarkı söylerler. İşte o ses, bütün zahmete değiyor dostum. balkon

      2
      Yanıtla
  2. Şeref says:
    3 hafta önce

    Yıllar önce bende muhabbet kusu ve balık beslemiştim. Balığı özellikle oğlumda bir hayvan sevgisi oluşsun diye tercih etmiştim. Balık ortalıkta gezen bir hayvan olmadığı ve dokunmak gibi durum yaratmadığı için de birinci önceliğim olmuştu. Eşim oralı olmadı, oğlum ise sadece seyretmekle yetindi. Balık ile ben uzun süre birbirimize bakıştık, sonrasında öteki aleme göçtü. Biraz buruk biraz da sevinçle karşıladım bu durumu. Sonuç eşim ve oğlumda hayvan sevgisinden çok korkusu gelişti.

    1
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      3 hafta önce

      Sizinki de çok üzücü bir durum olmuş. Hemen hemen benzer süreçleri yaşamışız da denebilir. Çocuk için balığın yokluğu travma yaratacak gibi bir durum oluştuysa benzer bir balık da alıp koyabilirdiniz aslında. Adını söylediğinizde size doğru yüzeceğinden eminim. 🙂

      0
      Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

Neler olup bitiyor?

  • Zengin Mineralli Blog - 4 gün önce

    Benim ev-iş arası yolculuğum trafiğe bağlı olarak 30 ile 45 dakika arasında sürüyor. Kışın kulaklıkla bir şeyler dinleyerek, yazın ise…

     Karanlık: Kitabımı kim çaldı?

  • hayat erkeği - 5 gün önce

    iş gibi görünce yazarsın, kendine iş yapmak lazım yoksa yazamazsın.

     ⁉"Ya geber ya da yaz!"

  • SaYLo - 2 hafta önce

    Balık çok zahmetli ama bir o kadar da rahatlatıcı 🙂 Unuttuğun an vicdan azabı çekiyosun 🙂

     Kuştan kaçarken balığa tutulmak

  • Şeref - 3 hafta önce

    Yıllar önce bende muhabbet kusu ve balık beslemiştim. Balığı özellikle oğlumda bir hayvan sevgisi oluşsun diye tercih etmiştim. Balık ortalıkta…

     Kuştan kaçarken balığa tutulmak

  • Nizamettin Gümüş - 1 ay önce

    Alanadı ve barındırma ücretini çıkarsın yeter. Yazıyı ben zaten yazıyorum.

     ⁉"Ya geber ya da yaz!"

Müdavim Dostlar

  • Ece Evren (29 yorum)🌼
  • Begonvil Sokağı (28 yorum)🌼
  • Büşra Bayram (25 yorum)🌼
  • Yağmur Yağar (23 yorum)🍀
  • Kaystros Tyrha (23 yorum)🍀
  • Daha Mutlu Yaşam (21 yorum)☘️
  • Karga ve Kız (20 yorum)☘️
  • ELİF sarı (18 yorum)🌱
  • Değmesin Yağlı Boya (17 yorum)🌱

Son Yazılar

  • Karanlık: Kitabımı kim çaldı? 28 Kasım 2025
  • Yazmak İçin Okumak Mı Gerekli, Herkes Yazabilir Mi? 28 Kasım 2025
  • Fısıltılar 21 Kasım 2025
  • Kuştan kaçarken balığa tutulmak 16 Kasım 2025
  • ✍️ İnsan Neden Yazar? Yazmanın Kökeni ve Yazarların Ortak Noktası Nedir? 28 Ekim 2025
Dekor Görseli

BURAYI SEVDİN Mİ?

Abone ol, iletişimde kalalım.

✉️
A Life Hastaneler Grubu
Tanıtım Yazısı Yayınla

Tüm içerikler Creative Commons BY-NC-ND 4.0 lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstererek paylaşabilirsiniz | Ticari amaçla kullanılamaz | İçerikler değiştirilemez

  • MesajMesaj gönder
  • Abone olAbone ol
  • Kim neler demişKim neler demiş?
  • Ara

Sponsor İçerikler

Yazarlar İçin Sosyal Medya Stratejileri

Türkiye’nin En İyi Aspavası Seçildi

Adrasan

kişisel blog yazıları Tanıtım Yazısı - Siteniz burada görünsün!

Yaz aylarının vazgeçilmezi Suluada!


Feedback
✉

© 2025 ciplakyazar.com | Kişisel Blog

  • Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
Mail abonesi ol

© 2025 Çıplak Yazar - Kişisel Blog - Çıplak Yazar - Kişisel Blog