• Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Netflix Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Destek

Çıplak Yazar | Kişisel Blog

Tülsü
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Uykudan uyandığım bazı sabahlar, dünyayı değiştirebileceğimi düşünürdüm.
Sonrasında çorabımın diğer tekini ararken bulurdum kendimi.
  • Günlük
    • Aforizmalar
    • Gece Yazıları
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
    • Ödüllü kısa filmler
    • Yabancı dizi önerileri
    • Tavsiye Filmler
  • Araştırma
  • Bloggess
Çıplak Yazar | Kişisel Blog
Nereden, nasıl geldin bilmiyorum ama burada bir şey yok ki.. :(
Tüm Sonuçları Gör
  • Günlük
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
  • Araştırma
  • Bloggess

Bir Bloga Yıllarca Emek Verip Sonra Bir Çırpıda Silmek

Bir sabah uyandığınızda blogunuz yok olursa...

Çıplak Yazar Çıplak Yazar
12 Temmuz 2018
Günlük
4 dk.
A A

Blog silmek, blog açmak kadar merak konusu olmayan bir konu olduğu için bu yazdımda bir blogun silinme ihtimali üzerine durdum. Eski blogum için aynı durum söz konusu olduğundan ”yıllarca bir bloga emek verip sonra bir çırpıda silmek” duygusunu gayet iyi biliyorum. Bahsettiğim blog (1deliningunlukleri) blogudur bu arada. Ancak şimdiki blogumu açarken eskiye dair pek bir şey hatırlamak istemediğimden, kimseye de hatırlatmak istemedim. Orada geçmişte kalsın istedim yani.

Asıl sorun şu ki: bir şeye çok bağlanmak, daha doğrusu herhangi birinin blogunla çok ilgileniyorsun, çok bağımlısın dediğini duymak beni çok rahatsız ediyor. Aynı durum sadece blog için geçerli değil tabi ki. Bir ara eski plak biriktiriyordum yine birilerinin böyle şeylere çok bağlanıyorsun gibi tepkilerini aldığım için biriktirmiş olduğum tüm plakları bir anda birine hediye ettim. Üstelik yanında pikap da bedava.

Bloglarımız ile şüphesiz gizliden bir bağımız var.

Hele ki yayınlamış olduğumuz yazıların dışında bir de taslağa attığımız gün yüzüne çıkmamış yarım kalan yazılarımızı düşünürsek, bu bağın ne kadar güçlü olduğunu söylemek yanlış olmaz. Blog sırdaştır, arkadaştır çünkü. En azından ben öyle olduğunu düşünüyorum. İnsan arkadaşını yarı yolda bırakır mı peki? Ben bu soruya hayır diyemediğim için bırakır diyorum. İnsan ölür çünkü! Evet herkes arada bir ölür. Hatta bazıları neredeyse her gün ölüp, tekrar dirilir. Mesele zaten dirile bilmekte. Yoksa tüm bunların ne anlamı var ki? Neyse size asıl meseleyi yani bir çırpıda şu anki blogumu silme durumumu anlatayım.

Son zamanlarda wordpress üzerinden gelen güncellemeler sürekli canımı sıkmaya başladı. Belki de wordpress kullandığım için ilk kez ufak da olsa pişmanlık duydum. Hatta kendi kendime şöyle dedim: B*k mu vardı wordpresse geçecek, ne güzel blogger da kafan rahattı. Neyse bu güncellemeleri yaptığım sırada tüm siteyi tamamen uçurdum. Admin paneli başta olmak üzere c panele bile giremedim. Sonra canım sıkıldı ve host sağlayıcımı aradım. Oluyorsa yedek falan yükle, olmuyorsa da sil gitsin dedim. Deliliğe bakar mısınız? Şu anda 200 ün üzerinde yazı ve 1600 yorum bulunan bir blogu bir çırpıda gözümden çıkardım ve adama sil gitsin dedim.

Sonra nasıl olduysa c panel açıldı ve tema dosyalarını ve wordpress temel dosyalarını ftp üzerinden güncelledim. Kazasız belasız eski haline getirdim yani blogumu. Ama bir yandan da şunu düşündüm: Kaç kişi böyle bir kararı bir anda verebilir? Yani arkadaşından vazgeçebilir? Ben bu bağlanmayı nedense bir zaaf olarak görmeye başladım. Evet yanlış duymadınız blog yazarlarının bloglarına olan bağımlılıklarını onların zaafı olarak görüyorum. Çünkü bir ara ben de bu zaafa kapıldığım için, şu anda bir çoğunun aynı şeyleri hissettiğini biliyorum.

Bir düşünsenize!

Bir sabah uyanıyorsunuz ve şimdiye kadar yazmış olduğunuz her şey uçup gitmiş. Kendinizi nasıl hissederdiniz gerçekten? Korku, endişe ve üzüntüyle karışık duygu seli içinde boğulmaz mıydınız? Ben size boğulmamanız için can simidi atıyorum şu an. Olur da böyle bir durumla karşı karşıya kalırsanız bence kafanıza çok takmayın. Ya da böyle şeyler yaşamamak için sürekli yedek alın yazılarınızı kopyalayın diyeceğim ama…

Bu durum yine de var olan korkunuzu yok etmeye yarar bir çare olmayacak. Bir şey var olduğunda ve siz o şeye sahip olduğunuzda, o şey onu kaybetme korkusuyla birlikte geliyor. (Çok mu karışık anlattım ne) Niçe’nin ”Az şeye sahip olanın köleliği de az olur, yaşasın asil yoksulluğum” sözü ile özdeş olduğunu var sayın işte.

Yazdıklarını silmek veya silinmesine razı olmak, onları gözden çıkarmak, bir yazar için oldukça zordur. Kendi evladını öldürmek gibidir hatta. (Abartı bir benzetme olabilir katılıyorum) Ancak bana göre bir yazarın yazıları, onun çocuğu gibidir. Bu yüzden yukarıdaki benzetmeyi halen savunuyorum. Bunu elbette duygusal anlamda bir şeyler karalayan insanlar (yazarlar) için söylüyorum. Yoksa domates çekirdeğinin cilde faydalarından bahseden bir insanın ne blogla içten bir bağı vardır, ne de o blogu kaybetme korkusu. Kaybetme korkusu belki cüzi bir gelir elde ediyorsa vardır. Para işin içinde olunca her şey değişiyor tabi. Konuyu çok fazla dağıtmış gibi hissettiğim ve bu hislerimin hiç de sahte olmadığını bildiğim için özetle toparlayayım.

Burası güzel, içinde bulunduğum şu an da öyle. Hatta bu satır da güzel bir satır. Bu cümle ve cümle içindeki kelimeler de. Kısaca blog yazmak (bir şeyler yazmak) bence çok güzel şey. Kötü olan tek şey ne diye soracak olursanız, bence o da yazdığına bağlanmak derim. Çünkü bir yerde bağlanmak varsa, orada kaybetme korkusu da vardır.

Tweet2Pin1PaylaşGönderSummarize
Bir Önceki Yazı

Takip Edebileceğiniz En Kaliteli Yerli Sinema Siteleri

Bir Sonraki Yazı

Acının kendisi olsaydım keşke!

Çıplak Yazar

Çıplak Yazar

Amatör hikaye yazarı ve sıradan bir dünya vatandaşı. Evrime, dostluğa, sevgiye, paylaşmaya ve hayattaki iyi şeylere inanır. Zamanın en değerli şey olduğuna inanır ve bu yüzden hatırlanmaya değer güzel anılar biriktirmek için yaşar. Hakkımda daha fazla..

Benzer Yazılar

31 aralik 2025
Günlük

2025’in Son Sabahı: Üşüyen Burunlar ve Sıcak Hayaller

1 Ocak 2026
164
kitabimi kim caldi karanlik
Günlük

Karanlık: Kitabımı kim çaldı?

28 Kasım 2025
143
fisiltilar ve insanlar
Günlük

Fısıltılar

21 Kasım 2025
74

Düşünceler 14

  1. Temettüzade says:
    4 yıl önce

    İşte sırf bu korku yüzünden blogger altyapısını kullanmaya karar verdim. Yıllarca oluşturduğum bloglarda wordpress kullanmış biri olarak güvenlik problemleri, aşırı cpu kullanımı, sürekli oluşan hatalar ve güncelleme problemlerini yaşamamak, hosting ücreti vermemek için artık bloggerdayım.

    0
    Yanıtla
  2. Mehmet says:
    6 yıl önce

    4 yıldır yayında olan bir bloğum var gerekli ilgiyi görmediği için bende sadece alan adını 5 yıl daha uzattım ama hostingi uzatmadım kapatmayı planlıyorum yaklaşık olarak 30 gün kadar bir ömrü kaldı. Uzun zamandır kendimi bu duruma hazırladığım için bir makale paylaşmadım ama bir tarafım dursun bir köşede o kadar emek harcadın diyor.

    0
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      6 yıl önce

      Gerekli ilgiyi göremediği için!
      Böyle düşündüğün için senin adına üzüldüm açıkçası. Eğer bu işten sadece para kazanmak amacıyla açtıysan o blogu, söylediklerinde haklısın der susarım.
      Ancak sadece kendin için yazıyor ve öğrendiklerini pekiştirmek için yazıyorsan o zaman yanlış bir düşüncedesin ve bu düşünceleri en kısa zamanda kafandan silip atman gerektiğini düşünüyorum.
      Blogumun anasayfasındaki son dört yazıya bak mesela. Tek bir yorum bile olmadığını göreceksin. Olsun umurumda değil ki, ben her şeyi kendim için yazıyorum. Hatta bu blog 6 yıldır açık olmasına rağmen belki de ilk kez yazmış olduğum bir hikayeyi çok beğendim. Yani kısacası en güzel hikayemi yazdım. Ve inan bunun için çok mutluyum. Şu hikaye: Yalan makinesini bozan adam

      Her yazımda sanki bir kale duvarı örüyormuşum da ve yazılar o kalenin birer tuğlası gibi hissediyorum artık. Özetle bütün dünya bana bir şeyleri kötü yazdığımı da söylese veyahut yazdıklarımı hiç önemsemese yazmaya yine devam ederim.

      O yüzden sen de lütfen bırakma yazmayı. Sonuna kadar devam et!
      Birileri okusun diye değil, kendin için yaz.

      Ayrıca blogger kullanarak da devam edebilirsin.

      0
      Yanıtla
      • Mehmet says:
        6 yıl önce

        Paylaştığın makaleyi okudum. Mühendisin umudu yokmen gelen destekle birlikte icadı yapmasına mı sevineyim yoksa suöauz bir mahkumun içeride suçlu gibi tutlmasına mı üzüleyim ya da makinanın kaldırılmasına mı bilemedim. Ama devam edeceğim hem o blogla hemde yeni bir blog açarak maddi bir beklentim yok ama Blogger daha önce kapatıldıpı için pek yaklaşmak istemiyorum. Şu an tek arayışım hızlı bir tema olacak Voice tema lisansım var ama aşırı yavaş. Ne yaptıysam demodaki kadar hızlı olmuyor.

        0
        Yanıtla
        • Çıplak Yazar says:
          6 yıl önce

          Voice güzel bir tema aslında. Çok fazla da kullanan var. Hıza gelince etki eden çok fazla faktör var. Uygun cache ve uygun ayarlar, dom boyutu, sayfaya yerleştirilen adsense sayısı gibi bir çok neden olabilir.

          Wmwaraci gibi forumlarda destek talep edebilirsin aslında.

          0
          Yanıtla
  3. Begonvil Sokağı says:
    7 yıl önce
    🌼 Müdavim Okur

    Yazarken içinde duygu varsa ama sevinç ama öfke ama umut demektir ki sen varsın. O zaman yazmak tutku boyutuna doğru bir yön değiştiriyor. Tutku da girdiği her yeri tam bu yazıdaki gibi gel gitlere sürüklüyor. Yedekleme teknik önlem gibi gözükse de yazınca asıl yedeklemeyi zihnine yapıyorsun. Sizi anlıyorum, çoğu zaman yazdıklarım bana yol yardımı yapmıştır adeta, çünkü en yakını yani beni eşeliyor öncelikle.
    wp iyi ama kötü bir ekip çalışması yaşadım, vazgeçer miyim? Hayır… Yazmanın çokluğu değil de ne kadar doyurduğu önemli hem sizi hem bizi.

    0
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      7 yıl önce

      Bence insan kendisi için yazmalı. Rahatlamanın farklı bir biçimi hatta meditasyon bile diyebiliriz. Dilerim siz de uzun yıllar devam eder yazmayı hiç bırakmazsınız.

      0
      Yanıtla
  4. Nuri Özkan says:
    7 yıl önce

    Allah göstermesin. İnşallah. 1.5 sende 800 küsür yazı yazdım. Onların silinmesini asla istemem. Bilmiyorum silmeye de kıyamam. Kişisel blogumla daha uzun yıllar beraber olacağım. Nuri özkan kişisel blog daimi kalacak.

    0
    Yanıtla
  5. Ece Evren says:
    8 yıl önce
    🌼 Müdavim Okur

    Yazın beni derinden etkiledi oğlum. Önünde pek uzun seneler olmadığını düşününce insan, kaybetme korkusu ona nispetle ivme kazanıyor. Zaten benim bağlanma gibi çok büyük bir sorunum var. Bir delinin günlüklerini duymuştum. Senin bloğun olduğunu bilemezdim tabii. O na da üzüldüm.
    Bugünlerde moralim çok bozuk. O nedenle harıl harıl blogdaki yazılarımı dışarı alıp dosyalıyorum. İnşallah korktuğum başıma gelmez. Çok güzel yazıyorsun. Emeğine sağlık. Bayramın kutlu olsun oğlum. Sevgilerimle…

    0
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      8 yıl önce

      Kimin önünde ne kadar uzun seneler var bilinmez Ece Ablacığım. Ne demek istediğimi anladın umarım.

      0
      Yanıtla
  6. Kiremithanem says:
    8 yıl önce

    Boyayı sildiğimde ciddi anlamda üzüldüm ve acı çekmiştim bu yönde seni çok iyi anlıyorum ardından şimdimi blogumu açtım ve daha çok kendim için yazıyorum artık.
    Insan bazen en sevdiği dostuna bile sırtını çevirebilir,git diyebilir,blog da böyle işte an bu daha acıklı bisey çünkü insan darbeyi hep kendine indiriyor kendini incitmek için yapıyor bunu.
    Bunun nedenini ise henüz çözmüş degilim.
    Burada olmana seviniyorum ama,gerçekten.
    Kendin olduğum için.

    0
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      8 yıl önce

      Boyayı ilk sildiğinde ben bile üzülmüştüm. Bir marka olmuştu resmen.
      Ama bazen sıfırdan başlamanın en iyi olduğunu düşünüyor ve buna inanıyor insan.

      Benim yaptığımda buydu. Bence senin yaptığın şeyin nedeni de buydu. yani bir şeylere sıfırdan başlamayı istemek.

      0
      Yanıtla
  7. Özlem Ekici says:
    8 yıl önce

    Uzun zamandır okuyamıyordum yazılarını, belki de vaktim yoktu. Bugün nedense tam da düşündüğüm bir şey üzerine yazın geldi. Her şeyi bırakıp gitmeyi düşündüm. Ama dediğin gibi yazmak çok güzel ve bunları burada paylaşmak bana iyi geliyorken bundan bir anda vazgeçmek, pek de mantıklı gelmiyor bana. Bazen bloguma girip uzun süre bakıyorum ve bir değişikliğe ihtiyacım varmış gibi hissediyorum. Blogumdan uzaklaştığım saatlerde oluyor sanırım bu genelde. Her nasılsa bu yazıdan sonra daha da bu konuyu düşünmeyeceğim sanırım. Yazmaktan vazgeçmeyeceğim. Kalemine sağlık, çok iyi gelen bir yazı oldu bana.

    0
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      8 yıl önce

      Böyle düşünmene çok sevindim. Evet arada değişiklik yapmak iyi olabiliyor. Ayrıca arada bir de blogu kendi haline bırakmak lazım diye düşünüyorum. Benim arşive bakın mesela nisan ve mayıs ayında hiç yazmadım. Olduğu gibi bıraktım. Ne zaman ki kendimi yazmaya aç hissettim o zaman tekrar geldim.

      0
      Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

Neler olup bitiyor?

  • Muhammet - 2 gün önce

    Canavarla savaşırken canavarlaşmamak, modern zamanların en büyük ve en sessiz kahramanlığı sanırım. Manava kanmak, ruhun saflığını korumanın en ucuz bedeli…

    Bir yol! (Herkes ve hiç kimse için)

  • Yıldız Tozuvar - 3 hafta önce

    Merhaba sevgili Çıplak Yazar, zamanın en tehlikeli sorularından birini incelemişsin: "Hey Grok Bu Gerçek mi?" Bu sorunun temelinde yatan can…

    Hey Grok Bu Gerçek mi?

  • A. Mertoglu - 3 hafta önce

    Yapay zeka diye bir şey icat edilmemeliydi. Sosyal medyaya sardıkları yetmiyor gibi her yerdeler. İnsanları da aptallaştırdığını düşünüyorum.

    Hey Grok Bu Gerçek mi?

  • Sevda - 3 hafta önce

    Sigara Yanıkları adlı bloga da bir bakmanızı öneririm.

    Takip Edebileceğiniz En Kaliteli Yerli Sinema Siteleri

  • furkan erkek - 1 ay önce

    Merhabalar, Çok güzel bir yazı.

    ✍️ İnsan Neden Yazar? Yazmanın Kökeni ve Yazarların Ortak Noktası Nedir?

Müdavim Dostlar

  • Ece Evren (29 yorum) 🌼
  • Begonvil Sokağı (28 yorum) 🌼
  • Büşra Bayram (25 yorum) 🌼
  • Yağmur Yağar (23 yorum) 🍀
  • Kaystros Tyrha (23 yorum) 🍀
  • Daha Mutlu Yaşam (21 yorum) ☘️
  • Yıldız Tozuvar (21 yorum) ☘️
  • Karga ve Kız (20 yorum) 🌱
  • ELİF sarı (18 yorum) 🌱
Logo

ABONELİK FORMU

Yeni yazılardan haberin olsun.

✉️
A Life Hastaneler Grubu
Avrupa Dayanışma Programı
 

Tüm içerikler Creative Commons BY-NC-ND 4.0 lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstererek paylaşabilirsiniz | Ticari amaçla kullanılamaz | İçerikler değiştirilemez

  • MesajMesaj gönder
  • Abone ol Abone ol
  • Kim neler demişKim neler demiş?
  • Ara

Sponsor İçerikler

Freelance Ekonomisi ve Uzaktan Yaratıcı Çalışma

Yazarlar İçin Sosyal Medya Stratejileri

Ev Dekorasyonlarının Olmazsa Olmazı Yeşil Bitkiler

Türkiye’nin En İyi Aspavası Seçildi

Adrasan

© 2026 ciplakyazar.com | Kişisel Blog “Dünyada bir başıma da kalsam, oturup yalnızlığımı yazardım.”

Feedback
  • Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Netflix Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Mail abonesi ol
DESTEK OL

© 2026 Çıplak Yazar - Kişisel Blog