• Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Destek

Çıplak Yazar | Kişisel Blog

Tülsü
Çıplak Yazar | Kişisel Edebiyat Blogu
Uykudan uyandığım bazı sabahlar, dünyayı değiştirebileceğimi düşünürdüm.
Sonrasında çorabımın diğer tekini ararken bulurdum kendimi.
  • Günlük
    • Aforizmalar
    • Gece Yazıları
    • Şiirlerim
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
    • Ödüllü kısa filmler
    • Yabancı dizi önerileri
    • Tavsiye Filmler
  • Araştırma
  • Bloggess
Çıplak Yazar | Kişisel Edebiyat Blogu
Nereden, nasıl geldin bilmiyorum ama burada bir şey yok ki.. :(
Tüm Sonuçları Gör
  • Günlük
  • Hikayeler
  • Deneme
  • Eleştiri
  • Mizah
  • Yaşam ve İnsan
  • Sinemaskop
  • Araştırma
  • Bloggess

Bu Sabahların Bir Anlamı Olmalı!

Çıplak Yazar Çıplak Yazar
23 Mart 2019
Günlük
4 dk.
10
A A

Yazmayı hangi ara unuttum bu kadar bilemiyorum. Dönüp dolaşıp yine kendime günde 12 saat çalışacağım güzel bir iş buldum. Güzel çünkü yaptığım işi seviyorum. Laf aramızda parası da fena sayılmaz. Yani önceki işlere kıyasla söylüyorum bunu. Ama 12 saat olması bizi biraz sakata getiriyor işte. Eee sen de okusaydın kardeşim diyor etrafımdaki bir çok insan. İyi de benden memur falan olmaz ki… Ne bileyim bir amirin emri altında çalışmak, her gün tıraş olmak, hiç sevmediğiniz insanlara her gün günaydın demek zorunda olmak, her gün aynı servise binmek, aynı durakta beklemek, aynı yüzleri görmek vs.. bunlar bana göre değil. Yuhh be amma da karaladım memur olmayı. Aslında karalamadım. Çünkü benim memur kesiminde gördüğüm şeyleri yazdım. Öte yandan ille de memur olmak zorunda da değiliz tabi. Ne bileyim mühendis falan olup, güzel bir şirkete kapak atmakta olabilir. Hoş bazı şirketler de sırf zorunlu oldukları için mühendis çalıştırıyor. Hatta bordroda tutulup maaşı ödenen ve işe bile gitmeyen insanlar (mühendisler) var.

Ama dediğim gibi iş hayatında olmayı seviyorum. Oyunun içinde olmak gibi geliyor bana. Hatta çoğu arkadaşım iş kolik olduğumu bile söylüyor. Ama şu da var: Ben yaptığım işlerde kendimden bir şeyler kattığım gibi, o işlerden de alacağımı aldım. Hatta fazlasına bile göz diktim. Yani çalışma alanımın dışında olan konularda da tecrübe edinmek için çabaladım.

İşte tüm bunları yaparken yazmayı unuttum. Hangi ara unuttum ben de bilmiyorum. Bak şimdi… Durup dururken aklıma Orhan Veli’nin o meşhur şiiri geldi.

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim evkaftaki memuriyetimden. 
Tütüne böyle havada alıştım, 
Böyle havada aşık oldum; 
Eve ekmekle tuz götürmeyi böyle havalarda unuttum; 
Şiir yazma hastalığım hep böyle havalarda nüksetti; 
Beni bu güzel havalar mahvetti. 

Orhan Veli

Beni de sanırım bu fazla çalışmak mahvedecek. Sonra ben de yazmayı böyle zamanlarda unuttum diye dörtlükler yazacağım.

Dün birtutamkarınca blogunda kahve bahane yazılarından birine denk geldim. En son ne zaman bir bloga girip yazı okudum ve o yazıya yorum yaptım hatırlamıyorum bile. Ama ne yalan söyleyeyim iyi geldi. Çünkü günler, hatta haftalardır içinde olduğum rutinden iyice bunalmış, yazmaktan ve okumaktan uzak kalmıştım. Zaman zaman kendimi yazmaya aç hissettiğim anlar oldu, onları ise; google keep notlar üzerinde kısa kısa cümlelerle geçiştirdim. Ama bir şeyi itiraf etmek gerekirse; yazmak için sahip olduğum bazı duygularımın son zamanlarda iyice törpülendiğini hissediyorum. Daha fazla törpülenmeden bir şeyler yapmalı diye düşünürken, iki gün önce kendimi ucu açılan tahta kalem gibi kayıt yaparken buldum.

Dün gece hiç yapmadığım bir şey yaptım. Telefonun ses kayıt uygulamasını açıp bir şeyler anlattım. Tam 26 dk. konuşmuşum. Saate baktığımda 00.49 olmuştu. Bugün öğle arasında kaydı dinlemek için kulaklığımı taktım. Kendime sadece 2 dk. tahammül edebildim.

Son yazdığım cümle gerçekten doğru. Çünkü kendime sadece 2 dakika tahammül edebildim. 26 dakika boyunca ne anlattım iki satırla özet geç deseniz inanın yapamam. Ama kayıt işleminden sonra tonlamalarımda sıkıntı olduğunu fark ettim. Dublaj ve seslendirme işine gerçekten ayrı bir hayranlık duyuyorum. Ne bileyim milyon dolarlık bir reklamda insanlar sadece gözünün gördüğüne odaklanırken, arka plandaki sesi kimdir diye hiç merak etmiyor. Bu tıpkı bir yemeğin içindeki baharatları tahmin etmek ya da bir şarkının altyapısında inceden inceden çalan enstrümanları tahmin etmek gibi. Buna takıntı diyebilirsiniz ama ben gerçekten bunlara çok dikkat ediyor ve önemsiyorum. Bu nedenle seslendirme sanatçılarına da ayrı bir saygı duyuyorum.

Kendi berbat ses kaydımdan sonra ertesi gün Youtube’de rastladığım bir kanalı takip etmeye başladım. Diksiyon ve ses kullanımı ile ilgili çok faydalı (bana göre işinin ehli) diyebileceğim gerçekten kaliteli bir kanal. Diksiyon TV – Mennan Şahin takip etmenizi şiddetle öneririm.

Evet son zamanlarda anlamsız ve birbirini tekrar eden sabahlara uyanıyorum. Bir şeyler farklı olsun diye de ayrı bir çaba sarf ediyorum. Bugün bu yazıyı yazmak gerçekten iyi geldi. Biraz hasret gidermiş oldum blogumla.

Sigaram ve çayım bittiğine göre de artık gidebilirim sanırım. Başka bir yazıda (umarım arası çok uzun sürmez) görüşmek dileğiyle.

Tweet2Pin1Paylaş1GönderSummarize
Bir Önceki Yazı

Sizden Gelen Öyküler: Severim Sevmesine De…

Bir Sonraki Yazı

Boyun Ağrısı, Kırmızı Winston (Kısa Kutulu), Rakı Masası ve Film Tavsiyesi Falan

Çıplak Yazar

Çıplak Yazar

Amatör hikaye yazarı ve sıradan bir dünya vatandaşı. Evrime, dostluğa, sevgiye, paylaşmaya ve hayattaki iyi şeylere inanır. Zamanın en değerli şey olduğuna inanır ve bu yüzden hatırlanmaya değer güzel anılar biriktirmek için yaşar. Hakkımda daha fazla..

Benzer Yazılar

Çocuklu Blogger
Günlük

Çocuklu Blogger

17 Mayıs 2026
71
Ben Kimim?
Şiirlerim

Büyümek #Şiirimsi

11 Mart 2026
25
31 aralik 2025
Günlük

2025’in Son Sabahı: Üşüyen Burunlar ve Sıcak Hayaller

1 Ocak 2026
206

Düşünceler 4

  1. Ali Varol says:
    6 yıl önce

    Olayları anlatmak kolaydır da anlık duyguları, düşünceleri anlatmak biraz daha ustalık istiyor galiba. Abartısız, içten bir anlatım.
    Bu blog beni sardı. Diğer yazıları da okumam gerek.

    0
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      6 yıl önce

      Güzel düşünceleriniz içi çok teşekkür ederim Ali Bey.

      0
      Yanıtla
  2. Muhammed Yasin says:
    7 yıl önce

    Monotonize duyguların birbirine geçtiği anlamsız sabahlar… Bunlara anlam yüklemek sanırım nasıl bir hayat yaşamak istediğimize bağlı… Çoğumuz başaramasak da yaşamın anlamını duygu yüklü aşklarımız, şiirlerimiz ve sizin bu güzel yazınızda aramak lazım… Bu yazınızla tanıştım güzel blogunuz ve kaleminiz ile. Leziz geldi, tebrik ederim.
    Sevgi ve muhabbetle,

    0
    Yanıtla
    • Çıplak Yazar says:
      7 yıl önce

      Güzel düşünceleriniz için ben teşekkür ederim. Hoşgeldiniz.

      0
      Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

Neler olup bitiyor?

  • Yıldız Tozuvar - 1 ay önce

    Evet hem hikayenin kendisi hem de aktarılma şekli çok önemli.

    Bir şey eksik, ama ne?

  • Yıldız Tozuvar - 1 ay önce

    Haklısın, çeviri eserlerde olabiliyor bu. Değişmez miyiz değişiyoruz tabii hatta bazen 'öğreniyoruz ki değişiyoruz' diyorum. Diğer yandan bu saydıklarımı yaş…

    Çavdar Tarlasında Çocuklar | J. D. Salinger

  • Yıldız Tozuvar - 1 ay önce

    Etkileyici bir kitap gerçekten. Tamam anlaştık.

    🐦Bana Kuşlar Söyledi Üzerine - Yekta Kopan

  • Yıldız Tozuvar - 1 ay önce

    En sevdiğim kitaplardan biridir, beğeneceğine eminim.

    Watership Tepesi - Richard Adams Kitap Yorumu

  • Yıldız Tozuvar - 1 ay önce

    Bu yazın beni şarkının hatırlattıkları, sözlerinin anlamı ve en çok da hikayesi hakkında düşündürdü. Onlarla ilgili de yapay zekanın hayatımızdaki…

    Bir şey eksik, ama ne?

Müdavim Dostlar

  • Yıldız Tozuvar (36 yorum) 🌼
  • Ece Evren (29 yorum) 🌼
  • Begonvil Sokağı (28 yorum) 🌼
  • Büşra Bayram (25 yorum) 🍀
  • Yağmur Yağar (23 yorum) 🍀
  • Kaystros Tyrha (23 yorum) ☘️
  • Daha Mutlu Yaşam (21 yorum) ☘️
  • Karga ve Kız (20 yorum) 🌱
  • ELİF sarı (18 yorum) 🌱
Logo

ABONELİK FORMU

Yeni yazılardan haberin olsun.

✉️
A Life Hastaneler Grubu
Avrupa Dayanışma Programı
AlaTourqo — Guided Tours from Europe
 

Tüm içerikler Creative Commons BY-NC-ND 4.0 lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstererek paylaşabilirsiniz | Ticari amaçla kullanılamaz | İçerikler değiştirilemez

  • MesajMesaj gönder
  • Abone ol Abone ol
  • Kim neler demişKim neler demiş?
  • Ara

Sponsor İçerikler

Freelance Ekonomisi ve Uzaktan Yaratıcı Çalışma

Yazarlar İçin Sosyal Medya Stratejileri

Ev Dekorasyonlarının Olmazsa Olmazı Yeşil Bitkiler

Türkiye’nin En İyi Aspavası Seçildi

Adrasan

© 2016 - 2026 ciplakyazar.com | Kişisel Edebiyat Blogu “Dünyada bir başıma da kalsam, oturup yalnızlığımı yazardım.”

Feedback

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
  • Hakkımda
  • Reklam
  • İletişim
  • Arşiv
  • Listeler
    • Sesli Kütüphane
    • Tavsiye Filmler
    • Dizi Önerileri
    • Ödüllü Kısa Filmler
Mail abonesi ol
DESTEK OL
SAVED POSTS

© 2026 Çıplak Yazar - Kişisel Blog